"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Korkaklar hergün ölür, cesurlar bir kere…

Geldik haftanın son günü ve haftanın son yazısına… Ben size her fırsatta zamanın çok hızlı geçtiğini söylüyorum ve hatırlatıyorum öyle değil mi? Düşünsenize koca bir hafta geçti! Kendiniz için ne yaptınız diye sorsam… Başkalarına kızmak ya da eleştirmek yerine kendinize değer verdiniz mi? Bu hafta kaç kişiyi sevmek yerine nefret etmek zorunda kaldınız? Biliyorum suçunuz yok! Hiç kimsenin suçu yok…

Cuma günü boyunca Ay Yay burcunda hareket edecek. Astrolojide Yay burcu mutluluğun, iyimserliğin, şansın burcu olarak değerlendirilir. Satürn 2 yıldır yay burcunda hareket edince tabi ki içinizden nerde o şans mutluluk diye homurdanmaları duyabiliyorum. Şunu söyleyebilirim ki Ay’ın Akrepten sonra yay burcuna geçmesi ruhunuzu ve sizi kendinize getirecektir. Hele ki dolunay sonrası biraz daha nefes alacaksınız. Bugün geleceğe yönelik şöyle bir tatil yapayım, şurada kamp mı yapsam, keşfedilmemiş yerler mi görsem duyguları ile seyahat arzunuz tetiklenebilir. Astroloji ve kendinizi keşfetme ile ilgili metafizik gibi konular ilginizi çekebilecek. Gün içinde mars ve Jüpiter’in olumlu açısı ve Ay-Venüs olumlu açısı aşk ve ilişkilerden yana size güzel fırsatlar sunacak ya da siz daha önce ayağınıza gelenleri şimdi değerlendirebilirsiniz. Ya da geçmişte girişimde bulunduğunuz bir projeden hala sonuç alamıyorsanız bununla ilgili yeniden bağlantı kurmayı deneyebilirsiniz. Gün içinde bu etkiyi iyi değerlendirmesseniz, akşam saatlerindeki ay-mars karşıtlığında oldukça duygusal anlamda pişmanlıklar duyabilirsiniz.

Günün Tavsiyeli hikâyesine gelecek olursak;

Ormanlar kralı dehşetle kükrüyor, karnını doyurmak için kendinden güçsüz hayvanları avlamaya devam ediyordu. Ondan kaçıp kurtulmak çok zordu.  Günlerden bir gün ceylanlar, tavşanlar, dağ keçileri, zürafalar ve diğer hayvanlar toplanıp bu kötü gidişin önüne geçmek istediler.

Topluca Aslanın huzuruna çıkıp:

-Efendimiz dediler...

Biz aramızda anlaştık. 

Her gün ölüm korkusu çekmektense içimizden birinin gönüllü olarak kurban olmasına razı olduk. Böylece siz hiç yorulmayacaksınız, avınız ayağınıza kadar gelecek, bizde sıra kendimize gelinceye kadar korkudan uzak yaşayacağız. Kral Aslan bu teklife razı oldu. Nihayet aradan günler geçti ve kurban olma sırası tavşana geldi. Zavallı uzun kulak ölümden çok korkuyor, kendi ayağıyla gidip aslanın pençeleri arasında can vermeye bir türlü razı olmuyordu. Birden aklına parlak bir fikir geldi. Ormanda oyalanıp gidişini geciktirdikten sonra huzura çıktı. Aslanın karnı acıkmış, sinirleri gerilmişti.

-Niçin bu kadar geç kaldın? Diye bağırdı.

 Tavşancık boynunu büküp:

-Hiç sormayın efendim dedi, yolda gelirken başka bir aslan gördüm, Kral'ın kendisi olduğunu söyleyip size olmadık hakaretler savurdu, elinden güçlükle kurtuldum... Kral aslan daha çok sinirlenmişti.

-Kim bu küstah! diye kükredi. Galiba kanına susamış... Gideyim ve cezasını vereyim onun...

Tavşan önde, Arslan arkada yola düştüler. Bir süre gittikten sonra derince bir kuyu başına ulaştılar.

Tavşan:

-İşte size hakaret eden yalancı Kral bu kuyu içinde efendimiz! Dedi. Aslan kuyuya eğilip bakınca su üzerine akseden kendi şeklini gördü. Bağırıp çağırmaya başladı. Sudaki akside aynı şekilde bağırıp çağırınca kendinden geçip hırsla atıldı ve bir anda kendini buz gibi suların içinde buldu... Küçücük bir tavşan tarafından aldatıldığını fark ettiğinde iş işten geçmişti.

Dememiz o ki; Cesur olmak hayatınızı kurtarabilir. Ve egonuza sahip çıkın küçücük bir zaafınız hayatınızın akışını değiştirebilir. Kimseyi küçümsemeyin. Cesaretiyle yaşamayan esaretiyle ölür.

X