"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

İnsanları sınırlandıran gerçekler değil, gerçek olduğuna inandıklarıdır. 

Günaydın herkese. Öyle ya da böle haftayı sonlandırmış bulunmaktayız.

Ay, hem Merkür ve Satürn ile hem de Uranüs'le uyumlu bir iletişim içinde olacak. Buda hayatımızı kolaylaştıran ve faydalı fikirlerin üretilmesini sağlayan, eğlenceli, enerjik bir gün içerisinde olacağımızı ifade ediyor. Hayata daha pozitif yönden bakmak bizi başarıya ulaştırabilecek. Günün ilk yarısı yaratıcı konular hakkında düşünmek için çok güzeldir.

İşlerimize karşı daha düzenli bir yaklaşım içinde olacağımız ve disiplin içinde bazı konuları tamamlama kararı alacağız. Çevrenizde sevdiğiniz bir dostunuzun ya da iş ortağınızın bir kaprisi üzerine fevri hareket etmemelisiniz. İlişkilerimizde hem özgürlük hem yakınlık hem de samimiyet konularını ele alabiliriz. Mali konularda bugün çok fazla öngörülü olamayabilirsiniz. Mars gezegeni artık burç değiştirmeye başlıyor. Bu son dereceler söz konusu olduğunda kendinizi çaresiz hissederek aceleci kararlar almak durumunda kalabilirsiniz. Hızlı kararlar için pek uygun bir transit değildir. Ancak şimdi değerlendirdiğiniz kararlarınız özgürlüğümüze katkıda bulunabilecek yeni fırsatlar yaratabilir.

Bugün seyahat planlarınızı organize etmek, devletle ilgili işlerinizi başlatmak ya da sonuçlandırmak adına oldukça güçlü etkilere de sahip gökyüzü. Mars gezegeni kritik derecelerde hareket ettiği için daha farkındalıklı bir gün içinde olduğunuzu unutmayın. Her zamankinden daha fazla egolarımızdan sıyrılmış olmalıyız. EGO insanın içinde bulunduğu karanlıktır.

Karanlıktan aydınlığa ancak sevgi, aşk ve şefkati karşılıksız vererek ulaşılır. Şüphe beyaz bir gömlekteki lekedir. Ondan arınıp temizlenmek, kurtulmak gerekir. Çünkü ego zihne devamlı onu meşgul edecek şüphe mesajları yollar. Bu yolda engel olarak görülen şüphe mağlup edilmelidir. Şüphe aydınlanma için bize sunulan fırsatın kılık değiştirmiş halidir. Onu dönüştürdüğümüzde kendimiz de değişip dönüşürüz. Bu sayede karanlığı getiren şüphe yok olur ve içinizdeki gerçek ışığa kavuşursunuz. Ego, içinde bulunduğunuz karanlığı isteklerinizle örterek, fark etmemenizi sağlar.

9 Aralık Mars’ın Akrep burcuna geçiş yapmasıyla kendimizi mücadele etme noktasında daha cesur ve özgüvenli bir bilinç içinde bulacağız. Kendi yeteneklerimize daha fazla güveneceğiz. Çevresel desteklerle birçok iş başaracağınız bir gün. Eski kalan konular ve merakla beklediğiniz cevapların sorularını mars akrep burcuna geçince sormayı deneyebilirsiniz.

Gelelim günün tavsiyeli hikâyesine;

Bir zamanlar Afrika da ki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı.

İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: “Bunda da bir hayır var!”

Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın başparmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi: “Bunda da bir hayır var!”

Kral acı ve öfkeyle bağırdı: “Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu? “Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı. Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını fark ettiler. Uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir, bir anlattı. “Haklıymışsın!” dedi.

“Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış.

İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım çok haksız ve kötü bir şeydi.”

“Hayır” diye karşılık verdi arkadaşı.

“Bunda da bir hayır var.” “Ne diyorsun Allah aşkına?” diye hayretle bağırdı kral.

“Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir.” “Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünsene?

 

Her şeyin hayırlısı …

Mutlu günler dilerim

 

X