"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Her insan gördüğü rüyanın tabiridir

Ay Terazi burcunda hareket ediyor olacak. Güneş’in de ikizler burcunda ilk derecelerinde ilerliyor olması ile  iş planlarımızı daha keyifli bir şekilde uygulamaya istekli ve açık olacağız.

Bugün en önemli açılardan biri de Venüs-Satürn karşıtlığının kesinleşmeye başlaması olacaktır. Bu bizi biraz duygusal anlamda bir takım restleşmelere karşı daha cesaretli yapabilir. Artık sevmeyi ve sevilmeyi sorgulayacağımız bir zaman dilimi içerisine giriyoruz.

Hatta belki yalnızlık duygusu, kendine acıma hissi gibi tuzak duygular içerisinde bir takım hatalar yapmaya daha meyilli  olabiliriz. Geçmiş duygularımızın tekrar ortaya çıkması ve içimizdeki gücün uyandırılmasına bizim de yardımcı olmamız gerekiyor. Bilgi aramaya veya belli konuları açıklığa kavuşturmaya bugün daha fazla dikkat edebiliriz. Hayatınızda gelişen olaylara karşı eski hatalarınızdan aldığınız dersleri de düşünerek daha iyi veya daha kötü tepkiler verebilirsiniz. Bu dönemde önemli yeni fikirler ortaya atılabilir.

İlişkiler konusunda duygularınızı   biraz frenlemenizde fayda vardır. Bugün yeni bir ilişki başlatma kararı  veya devam eden bir ilişkinizi bitirme kararı alabilirsiniz. Ancak bu konuda çok fazla aceleci olmanız sonradan pişman olacağınız kararlar yaşamanıza neden olabilir.  Son sözü en başında söylememeye özellikle dikkat edin. Kariyer hayatınızda yapmak istediğiniz fakat bir türlü harekete geçemediğiniz konular için bugün mükemmel bir akış söz konusu. Bu anlamda bugün ne yapmak istediğinizi gerçekten bilecek ve konunun ana hatlarını kafanızda oluşturabileceksiniz. Planlarınızı uygulamanın tam sırasıdır. Sosyal medya ya da yakın çevre arkadaşlarınız aracılığıyla duyacağınız bazı haberler size bu kadar da olur mu? diyecek seviyeye getirebilir. Hatta bu zamana kadar nasıl saklandığını bile düşünerek karşınızdaki kişileri tebrik edebilirsiniz. Bugün tanışacağınız kişiler sizlere yakın gelecekte yapmak istediğiniz bir iş ile ilgili kolaylatıcı bir fikir sunabilirler.

Gelelim günün tavsiyesine;

Hayat çok kısa.

Ya da çok uzun.

Nereden baktığınıza bağlı.

Ama logaritmik bir ilerleyişi olduğu kesin.

Yani yaşamın çocukluk-gençlik döneminde yılların araları çok çok uzun ama yaşlandıkça feci kısalıyor.

6 yaşla 10 yaş arasında neredeyse asırlar varken, 45 ile 49 arası bir göz kırpmalı mesafe sanki. O yüzden de ilerleyen yaşlarda hayat daha kıymetli geliyor hepimize. Acayip uçucu olduğu için. Yabancı bir internet sitesinde "50'lerden itibaren bırakmanız gereken 10 şey" konulu bir yazı görünce haliyle ilgilendim ve sizle paylaşmak istedim.

 

1.Eski eşinizden ya da sevgilinizden nefret etmeyi bırakın.

Nefret insanı sinsi sinsi kemiren bir duygudur. Son günlerin moda deyimiyle "affetmeyi öğrenin". Affedemiyorsanız, en azından "kayıtsız kalın".

2.Dedikoduyu ve başkaları hakkında kötü konuşmayı bırakın.

Artık lisede değilsiniz. Dedikodu sizin için enerji ve zaman kaybından başka bir şey değil.

3.Minnet duymama huyunuzu bırakın.

Size iyi davrananları değil, kötü davrananları önemseme ve sürekli bunları gündemde tutma huyunuzu bir tarafa bırakın. Kızınızın ya da oğlunuzun doğum gününe, nişanına, nikâhına kimlerin gelmediğine değil, kimlerin "geldiğine" odaklanın. Size kazık atanları değil, hoşluk yapanları "parlatın".

4."Ümitsiz vaka" arkadaşları bırakın.

 Herkeste vardır öyle bir ya da iki arkadaş. Sürekli bir takım dertlere batıp çıkarlar ve her battıklarında size koşup saatlerce kafanızı ütülerler. Ama söylediğiniz hiçbir lafı da iplemezler. Ayrıca, siz zor durumda kaldığınızda nedense hiç ortalarda görünmezler. Gençken tamam da, 50 yaşından sonra kıymetli vaktinizi böyle boş işlerle harcamayın.

5.Karmaşayı bir tarafa bırakın.

İnsan 50 yaşına yaklaşırken, neyin değerli neyin daha az değerli olduğunu az buçuk anlıyor. Aile, gerçek arkadaş(lar), dost(lar) ve sizin için gerçekten anlamı olan bir "iş". Gerisi hakikaten kuru gürültü. Dolaplar dolusu giysiye ve elli tane ayakkabıya da ihtiyacınız yok, laf olsun torba dolsun misali sosyal aktivitelere de. Ve ruhunuzu öldüren bir işe de.

6.Daha fazlasını istemeyi bırakın.

Mutlu insanların ortak sırrı, ellerinde olanın kıymetini bilmeleridir. Elindekinin kıymetini bilmiyorsan, daha fazlasını istemenin bir anlamı yok, çünkü o da seni mutlu etmeyecek. Daha da fazlasını isteyeceksin.

Dememiz o ki; Kendinize her gün şunu sorun: “Daha iyi nasıl yapabilirim?” Kişisel gelişimin sınırı yoktur. Kendinize “Daha iyi nasıl yapabilirim?” diye sorduğunuzda işe yarar cevaplar belirecektir. Deneyin, göreceksiniz.

Güzel bir gün dilerim. Mutlu hafta sonları..

 

X