"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Göze alamadığın şeylerden, gün gelir gözünü alamazsın

Günaydın herkese haftanın en önemli günündeyiz ve önemli kararlar içine doğru ilerliyoruz diyebiliriz.

Ay bugün akrep burcunda hareket ediyor ve Venüs ile kavuşum yapıyor. Aynı zamanda Uranüs, Mars arasında T-kare açısı gerçekleşiyor. İlişkiler adına oldukça şaşırtıcı ve zorlayıcı bir etki olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle nisan ayında süre gelen bazı konuları ve finansal zorlanmaları tetikleyici etkilere sahip.

Farkındalığımızı yükseltmeli ve hedeflerimizden vazgeçmemeliyiz. Hedeflerimiz için zaman harcamaktan, eli boş dönmekten çekinmeyin. Attığınız her adım zaten sizin hayata bakış açınızı şekillendirme de aktif bir rol oynuyor olacak.

Bu anlamda güçlendikçe başkalarının bilinçli ya da bilinçsiz yıldırma politikalarına karşı yenilmeyeceksiniz. Bir işin binlerce türlü yapılabilirliği olabilir, sizler hedeften vazgeçmek yerine o hedefe giden yolu değiştirmelisiniz. Bu yolda her zaman sabırlı ve tatlı dilli olmak sizi varacağınız noktaya daha kolay ulaştıracaktır.

Gelelim günün Tavsiyeli hikâyesine;

Japonya’da bir çocuk on yaşlarındayken bir trafik kazası geçirmiş ve sol kolunu kaybetmiş. Oysa çocuğun büyük bir ideali varmış. Büyüyünce iyi bir judo ustası olmak istiyormuş. Sol kolunu kaybetmekle birlikte, bu hayali de yıkılan çocuğunun büyük bir depresyona girdiğini gören babası, Japonya’nın ünlü bir judo ustasına gidip yapılacak bir şeyin olup olmadığını sormuş.

Hoca: “Getir çocuğu bir bakalım.” demiş.

Ertesi gün baba ve oğlu hocanın yanına gitmişler.

Hoca çocuğu süzmüş ve: “Tamam.” demiş. “Yarın eşyalarını getir, Çalışmalara başlıyoruz.”

Ertesi gün çocuk geldiğinde hocası ona bir hareket göstermiş ve “Bu hareketi çalış.” demiş. Çocuk bir hafta için aynı hareketi çalışmış. Sonra hocasının yanına gitmiş. “Bu hareketi öğrendim başka hareket göstermeyecek misiniz?” diye sormuş. Hocanın cevabı: “Çalışmaya devam et olmuş. İki ay, üç ay, altı ay derken çocuk okuldaki bir yılını doldurmuş. Çocuk bu bir yıl boyunca hep o aynı hareketi tekrarlamış.

Hocanın yanına tekrar gitmiş:

“Hocam bir yıldır aynı hareketi yapıyorum bana başka hareket göstermeyecek misiniz?” “Sen aynı hareketi çalış oğlum. Zamanı gelince yeni harekete geçeriz.” İki yıl, üç yıl, beş yıl derken çocuk judodaki onuncu yılını doldurmuş. Bir gün hocası yanına gelip: “Hazır ol!” demiş. “Seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın!” Delikanlı şok olmuş. Hem sol kolu yok hem de judo da bildiği bir hareket var.

Ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir şansının olmayacağını düşünmüş. Ama hocasına saygısından ses çıkarmamış. Turnuvanın ilk günü delikanlı ilk müsabakasına çıkmış. Rakibine bildiği tek hareketi yapmış ve kazanmış. Derken ikinci, üçüncü maç, çeyrek final, yarı final ve final. Finalde delikanlının karşısına ülkenin son on yılın yenilmeyen şampiyonu çıkmış. “Tam bir üstat, delikanlı dayanamayıp hocasının yanına koşmuş.

“Hocam hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibime bir bakın hele. Bende ise bir kol eksik ve bildiğim tek bir hareket var. Bu kadar bana yeter. Bari çıkıp da rezil olmayayım izin verin turnuvadan çekileyim.” Olmaz demiş hocası. “Kendine güven, çık dövüş.” Çaresiz çıkmış müsabakaya. Maç başlamış. Delikanlı yine bildiği o tek hareketi yapmış ve rakibini yenip şampiyon olmuş. Kupayı aldıktan sonra hocasının yanına koşmuş:

- “Hocam nasıl oldu bu iş?
Benim bir kolum yok ve bildiğim tek bir hareket var.

Nasıl oldu da ben kazandım?”
“Bak oğlum on yıldır o hareketi çalışıyordun. O kadar çok çalıştın ki, artık yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok. O hareketin tek bir karşı hareketi vardır. Onun için de rakibinin senin sol kolundan tutması gerekir!”

Dememiz o ki; Çalışmanın ve sabrın sonu her zaman selamettir. Yeter ki hayatın için doğru alanda, mantıklı olan hamleye yönelik çalışman. Balık yetişmeyen bir göle olta atmayacaksın, ekmediğin bir tohumun verimini beklemeyeceksin. Stratejik ve akıllı kararların her zaman şampiyonluğu vardır. En önemlisi ise coşkunuzu kaybetmeyin. İnsan Sınırsız Bir Coşku Duyduğu Her Şeyin, Üstesinden Gelebilir.

Mutlu günler dilerim.

X