"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Gökyüzündeki tutulmayı bilirseniz yeryüzünde aklınızın tutulmasına izin vermezsiniz.

Günaydın yepyeni bir haftaya harika bir gökyüzü etkinliği ile başlıyoruz.

Bu tam ay tutulması 2017 yılından beri çözüm bulamadığınız ya da eksik kalan konularınızı çözümlemek adına bu eksende gerçekleşen son tutulmadır. Bu gerçekleşen tutulma final niteliği taşıyor diyebiliriz. Final cümlesi sizi korkutmasın. Bazı konularda hayatınıza dair şu an gerçekten yönsüz hissediyor olabilirsiniz.

İşte bu gerçekleşen ay tutulması artık sizin nereye gideceğinizden emin olacağınız bir gökyüzü olayıdır.

Bir daha ay düğümleri Aslan-Kova aksına 27 Haziran 2026 tarihinde geçiş yapacak.

Gelelim diğer detaya bu ay tutulması kanlı ve kurtlu ifadeleri neden yapılıyor.

Dünya, Güneş ve Ay’ın arasına girerek, Ay’ı tam 5 saat boyunca kapattı. Bu tam ay tutulması olduğu içinde Ay kırmızı göründü. Bilim insanları, Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu mesafeden görünüşüne “Süper Ay” ismini veriyor. Süper ay, hemen her yıl olan bir gök olayı ama mesafeler değişiyor.

Gökyüzündeki tutulmayı bilirseniz yeryüzünde aklınızın tutulmasına izin vermezsiniz.(FOTOĞRAF : AFP)

NASA’nın açıklamasına göre Süper Ay en son 26 Ocak 1948 yılında dünyaya çok yakındı ve büyük görüldü.

14 Kasım 2016 ve 31 Ocak 2018 yılında en görkemli Süper Ay yaşandı.

Bir dahaki en yakın mesafesi Kasım 2034'e kadar bize bu kadar çok yaklaşmayacağı yönündedir.

Ülkemizden gözlemlenmeyen bu ay tutulması sadece Kuzey ve Güney Amerika’dan izlendi. Ayrıca Avrupa’nın Kuzey ve Batı ucundaki ülkelerden de gözlemlenebildi.

Hemen tutulmanın genel etkilerine bakalım.

Bu tam ay tutulması kendimizle ilişkimizi yeniden değerlendirmek için güçlü bir döngüdür. Bu güçlü tutulma hayatlarımızda önemli değişiklikler yapma şansını bizlere vermektedir.

Bazı sağlam ve gerçekçi planlar yapmak, geçmişteki emekleri biçmek için sahne bizi beklemektedir.

Alber Camus ne güzel demiş;

 

“Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.”

Aslında her şeyin sürekli mükemmel olmasını beklememeliyiz. Mutluluk denildiğinde nedense hep her şeyin mükemmel olduğu, hiçbir problemin olmadığı günlük güneşlik bir hayatı düşlüyoruz. Oysa günün sürekli gündüz mevsimin de yaz olmayışı gibi devamlı problemsiz bir hayat da olamıyor.

Mutluluk sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneğidir.

Bazen olumsuzluklar bizi daha iyiyi olabilmemiz için bizi harekete geçiren unsurlardır. Biliyorum şimdi içinizden bunu okurken “aman hep aynı kişisel gelişim nağmeleri” diye de geçiriyor olabilirsiniz ama inanın bu tüm kalbimle söylediğim bir şey. Mesela bunu yazarken kendi hayatımı gözümün önünden geçiriyorum. Kariyer hayatımda 10 yıldır ciddi şanssızlık ve problemler yaşamasaydım bugün inanın bu köşe de sizlerle bu bilgilerimi paylaşmıyordum.

Böylelikle yaşadığımız problemler aslında bizleri yeni başarılara ulaştırıyor hem de zamanla kendimizden memnun olmamızı sağlıyor hem de başkalarına örnek olmamıza neden oluyor. Hayata katkı da bulunmamız gerekiyor. Hayatta hiç problem olmasaydı uğraşacak pek az şeyimiz olurdu. Düşünsenize kendinizi hiç geliştirmeden bomboş bir hayat içinde olacaktınız. Banka hesabınızda nereye harcayacağınızı bilemediğiniz kadar paranız olsun. Bu sizi en fazla ne kadar mutlu edecek? 

Şimdi diyorsunuz ki aman Aygül Hanım o kadar paramız olsun bakın görün nasıl mutlu oluyoruz. Yok, inanın o zamanda mutsuz bir insan olacaksınız. Zorlanmadan elde edilen başarının da bir anlamı olmazdı. Bu yüzden önemli olan mutsuz ve sıkıntılı zamanlarımızı kendi yetenek, bilgi ve becerilerimizle mutluluğa dönüştürme başarısı.

İşte neden bu kadar yazıyorum biliyor musunuz? Çünkü bu tutulma bizlere mutluluğu sorgulattıracak. İçsel gücümüzü bulmamıza yardımcı olacak bir ay tutulması. 2017 yılından süre gelen problemlerinizi artık tamamlama zamanı diyebiliriz.

Çözmek için gücünüzün yetmeyeceği bazı durumlar olabilir. Bunun için kendinizi yıpratmayın. Hayatta gerçekten çözümü pek mümkün olmayan ya da çarenin bizim dışımızda bulunduğu durumlar olabiliyor. Bunu şöyle tanımlayabilirsiniz.

“Demek ki vakti değil ya da daha iyi bir şey olabileceği için ben şu an bunu çözemiyorum.”

Bu durumlar için üzüntü duymak normaldir, elinizden bir şey geliyorsa gücünüz yettiğince durumu aşmaya gayret edin, mümkünse diğer kişilerden yardım isteyin. Ancak her yolu denemiş ve başarılı olamamışsanız kendinizi suçlu hissetmeyin.

Aşırı üzüntünün insanı çeşitli hastalıklara karşı zayıf bıraktığı bilimsel olarak bulundu; bu nedenle olabildiğince kendinizi hırpalamamaya çalışın. Siz size daha lazımsınız.

Aslında biz neyi kaybediyoruz biliyor musunuz?

Hayata olan inancımızı kolay kaybediyoruz.

Aman haa..

Telefonunuzu kaybedin,

Paranızı kaybedin,

Evin anahtarını kaybedin ama sakın Allah’a ve yaşama olan inancınızı kaybetmeyin.

Ölüm dışında her şeyin bir çözümü olduğuna ve yaşamın size güzel şeyler getireceğine inanın.

Kendi gücünüze, hayatın cömertliğine inanın.

İnsanın başına sürekli kötü şeyler gelmeyeceğine inanın.

Size iyiliklerin geleceğini, sorunların altından kalkabileceğinize ve her şeyin evrende bir zamanı olduğuna inanın.

Kalbinizdeki inancı hiç bırakmayın.

Gökyüzündeki tutulmayı bilirseniz yeryüzünde aklınızın tutulmasına izin vermezseniz. Bu yüzden karanlıklarınızın aydınlığa kavuştuğu bir süper ay dilerim…

Güzel bir hafta olsun…

Burçlarınıza göre tutulma etkilerini merak ederseniz

http://mahmure.hurriyet.com.tr sayfasından okuyabilirsiniz.

 

 

 

 

X