"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Eğer kendinize olan güveninizi kaybederseniz, evren sizin karşınızda durur

Günaydın haftanın son gününe gelmiş bulunmaktayız. Ay sabah saatlerinde Akrep burcunda ilerlerken, Jüpiter gezegeni ile bir kavuşum sergiliyor. Öğleden sonra yay burcuna geçiş yapıyor. Sabah saatlerindeki girişimlerimizde çok tutkulu ve istekli olabilirken çok fazla tutkusuz ve boşvermiş duygularda içinizde besleyebilirsiniz. Bu iki duyguyu içinizde iyi bir şekilde dengelemeniz gerekmektedir. Bazı olayları gereğinden fazla içinizde büyütmeyin.

 

Öncelikle finansal anlamda tekrar karar vermek zorunda kaldığınız konularla yüzleştiğinizi görüp hemen atağa geçmek isteyebilirsiniz. Fakat bu noktada önce etraflıca düşünüp hareket etmekte fayda var.

Öğleden sonra kariyer ve maddi beklentilerinize dair kafanızda soru işaretleri yaratan her konuyu çözümleme noktasına gideceksiniz. Annenizin yakın çevresi ve akrabaları ile ilgili alacağınız güzel haberler olabilir. Anne ile güçlü iletişimler oluşturabilir, aranızdaki bağı daha da kuvvetlendirebilirsiniz.

Finansal işlerinizi çözümlerken çevrenizle ters düşmemeye dikkat edin. Sizin için çok ciddi ve önemli olan konuların başkaları tarafından ciddiye alınmadığını görebilirsiniz. Bu konuda sabırlı ilerlemelisiniz. Akış değişebilir. Kendinizi güvende hissetmek için bazı dostlarınızdan destek almak isteyebilirsiniz.

 Gelelim günün Tavsiyeli hikayesine;

Bir arkadaşım vakfımıza gelerek;

- "Fakir öğrenciler için burs parası topladığınızı duydum, dedi. Ben de her ay bir kişinin masrafını karşılamak istiyorum" dedi...

Teklifini memnuniyetle kabul ettik. Çünkü bütün gayretlerimize rağmen bize başvuran öğrencilerin çok azına yardım yapabiliyorduk.

Arkadaşım:

"Paramı vereceğiniz öğrencinin beni tanımasını istemiyorum, diye devam etti. Ben de onun kim olduğunu bilmemeliyim"

Bu hassas insan, burs verdiği öğrenciyi minnet altında bırakmamak ve yaptığı hayırla gururlanmamak için böyle bir şart ileri sürüyordu. Kendisine o konuda teminat verdiğimde, cebinden para dolu bir zarf çıkartarak masanın üzerine bıraktı.

Arkadaşıma teşekkür ederek uğurladıktan hemen sonra odama 18-20 yaşlarında bir genç girdi. Çekingenliği her halinden anlaşılıyor ve sarıya çalan solfun yanakları, konuşurken yer yer pembeleşiyordu. Onu hemen yanımdaki koltuğa oturtarak rahatlatmaya çalıştım. Fakir bir ailenin tek çocuğuydu, üniversiteye yeni başlamıştı ve maalesef de tahmin ettiğim gibi böbrek hastasıydı. Bu yüzden yardıma ihtiyacı olduğunu büyük bir sıkıntıyla anlattı. Masanın üzerine onun için bırakıldığına inandığım zarfı kendisine uzatırken;

"Sen merak etme evlad, dedim. Her ayın başında paran hazırdır"

Bursunun bu kadar çabuk eline ulaşması karşısında şaşkına dönmüş ne diyeceğini bilememişti. Sevinçle yaşaran gözlerini benden kaçırmaya çalışarak zarfı aldı ve dualar ederek iç cebine yerleştirdi. Arkadaşımın gönderdiği zarfları yerine ulaştırıp o mutluluk tablosunu tekrar tekrar yaşayabilmek için artık aybaşlarını iple çekiyor ve rahatsızlığından dolayı gelemediğinde, zarfını aynı fakültede burs alan arkadaşlarıyla gönderiyordum.

Aradan bir hayli zaman geçti. Arkadaşım da yaptığı hayrın makbule geçtiğinden emindi. Fakat çok üzüntülü olduğum bir gün camide karşılaştığımızda;

- "Ben de seni aramıştım, dedi. İşlerim dün sabah nedense birden bozulduğu için artık o zarfı gönderemeyeceğim."

Söyledikleri karşısında hayrete düşmüştüm.

Yarabbi nasıl bir tecelliydi bu? Bilemiyordum. Sırtını sıvazlayarak;

- "Allah senden razı olsun kardeşim, dedim. O paraya lüzum kalmadı zaten. Biraz önce kıldığımız cenaze namazı, burs verdiğin öğrenciye aitti. Artık ona sadece fatihalar gönderebilirsin..."

 Dememiz o ki ; Yaratıcının denkliğinden ve tecellisinden asla şüphe etmemeliyiz. Yaşam üzerinde her şey ince ince işlenmiş bir planla ilerliyor. Bize düşen sadece anlamak ve iyi olanı seçmek. Hayırlı cumalar.

 

X