"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Eğer birini gerçekten seversen, nereye gidersen git ondan uzaklaşamazsın

Günaydın haftanın sonuna geldiğimizi işaret eden Perşembe günümüzden güzel bir merhaba diliyorum.

Ay tüm gün Oğlak burcunda hareket edecek. Duygularımız sessiz ve derinden ilerlerken, ilişkilerimizde anlam veremediğimiz bir mesafe ile yol alacağız. Aynı zamanda bugün oldukça sürprizlere açık olmamız gereken bir gündeyiz. Hafta başından beri bahsettiğimiz Jüpiter-Uranüs karşıtlığı kesinleşecek. Bugün her zaman ki günlere nazaran şaşırtıcı ve şok edici haberler alabiliriz. Beklenilmeyeni beklemek bu ve bir diğer haftanın ana konusu diyebiliriz.

Aynı zamanda bu sabah Merkür Uranüs'le uzaktan bir meydan okuma yapacak. Çevremizdeki insanlar bizleri yanlış yönlendirebilir. Hızlı verilen kararların hızlı bir şekilde değişime uğramısıı da söz konusu. Ya da kendimizi doğru yönlendirmede bazı gerçekçi noktalar bulmak zor olabilir. Zayıf düşünülmüş kararlar, dürtüler ve israfa veya yanlış anlamalara yol açan dağınıklıklara dikkat etmeliyiz.

22 Nisan'dan beri gerileyen Plüton, 28 Eylülde ileri hareketine doğru durağanlaşacak ve 30 Eylülde ileri hareketine başlayacak. Plüton’un ileri hareketiyle geçmişten kalan tüm izlerden arınmak, geçmişin gölge etkisinden kurtulmak ve artık dönüşümü tamamlamak gereklidir. Mitolojinin yeraltını anlatan Plüton dönüştürme, yenileme ve küllerinden doğmanın etkin gücünü anlatır. Plüton değişeme direnmemektir.

Plüton gezegenin 2012 yılından beri Uranüs gezegeni ile yaptığı kare açı zaten hepimizin fazlasıyla hayatımızda tahmin edemeyeceği değişimlerle yüzleştirdi. Hepinizin 2012yılından beri rol aldıkları alanları farklıydı. Öylesine Hızlı gelişmeler yaşandı ki belki de ancak yeni sindiriyor olabiliriz. Bu bir senkronizasyon süreciydi hayatlarımızda belki de bunu bu şekilde düşünün. Halının tozu alınması için sopayı sağlam yemiş olabiliriz. Artık dikkatimizi içimize değil dış gelişmelere yöneleceği gibi kişiliğimizde, beğenmediğimiz yönlerimizden tamamen uzaklaşacağız.

Nisan ayından bu yana derin duygularla yüzleşiyor ve bunları içinizden atmak için gayret gösteriyor olabilirsiniz. Artık zamanı geldi. Bu Plüton Retro’sunun öğrettiği aslında ruhunuzun ne kadar arındığı ve bugüne kadar sessiz ve derinden kalmayı nasıl öğrendiğinizle ilgili ve Tabi ki bu süreci herkes böyle geçiremedi. Hayatın bir sınav olduğunun farkında değildiler. Tutku ve ihtiraslarının kurbanları oldular. Son zamanlarda Eski ve anlam ifade etmeyen, hayatımızdan çıkaramadığımız, belki de görmekten kaçtığımız olaylar karşımıza çıkmış olabilir.

Plüton’un düz hareketine geçmesiyle bunlarla yüzleşilmesi gerekmekte ve tamamen bu işleri kökünden kazıyacak çözümler bulunmalıdır. Korku yok..

Gelelim günün tavsiyesine;

Ben henüz çok küçükken eve bir telefon almıştık. Telefonun bağlı olduğu cilalı çerçeveyi ve parlak ahizeyi asla unutamam. Saatlerce onun karşısına geçer ve seyrederdim. Hatta o derece ki, telefon numaramız olan 105'i bir an bile aklımdan çıkaramıyordum, telefonla konuşacak yaşta değildim, zaten boyum da telefonun bulunduğu yere yetişemezdi. Fakat annem konuştuğu zaman, onun karşısına geçip hayranlıkla ona bakardım. Bir keresinde beni kucağına alıp ahizenin yanına kaldırdı ve beni babamla konuşturdu. Bu, bence unutulması çok güç bir olaydı. Sevinçten ve mutluluktan uçuyordum. Zamanla, bu telefonun içinde canlı bir yaratık bulunduğunu, "Lütfen Danışma" olduğunu ve bu Bayanın ne sorulursa hemen cevap verdiğini öğrendim. Annem ona defalarca başkalarının telefon numaralarını sormuştu; bir iki kere de saatimiz durunca gene ondan sorup doğru saati öğrenmişti.

Telefondaki bu cinle konuşma fırsatını ilk olarak annemin yakın komşumuzu görmeye gittiği ve benim de evde yalnız bulunduğum bir gün elde ettim. Bahçede oynarken, kaza ile elimdeki çekici parmağıma indirmiştim, sancıdan kıvranırken, ansızın aklıma "Bayan Danışma" geldi. Koşa koşa içeri girdim ve ufacık iskemlenin üzerine çıkarak telefonun alıcısını kaldırdım. Alıcıdan acayip gürültüler geliyordu.

Ağlar gibi bir sesle:

"Danışma lütfen" dedim. Karşımda gayet tatlı bir Bayan vardı.

Ben tekrar ağlayarak:

- "Parmağımı acıttım. Ne yapacağımı söyleyebilir misiniz?" diye sorunca, makinenin içindeki bayan bana: - "Annen evde yok mu?" dedi.

-"Hayır, evde hiç kimse yok." - "Parmağın kanıyor mu?" - "Hayır, çekiçle vurdum, şimdi acıdan kıvranıyorum." -"Buzdolabını açabilir misin?"

- "Evet", diye cevap verince, Bayan Danışma sözlerine şöyle devam etti:

- "Peki, dolabı aç ve buzluktan ufak bir parça buz çıkararak acıyan yerin üzerine bastır. Dikkat et, yerleri kirletip buzları dökmeyesin. Biraz sonra sancın dinecek. Artık ağlama ve bir daha sefere daha dikkatli davran." O günden sonra da en ufak bir bilgi için Bayan Danışmayı rahatsız ediyordum. O ise, en ufak bir hoşnutsuzluk göstermeksizin hemen bana yardım ediyordu. Coğrafya derslerinde, aritmetik problemlerinde hatta ve hatta parkta bulduğum sincabın beslenmesi için bana yardımcı olmuştu.

Bir gün çok sevdiğim kanaryamız Peter kafesinde ölü bulundu. Ağlayarak hemen telefona sarıldım ve Bayan Danışmaya büyük acımı bildirdim. O da, diğerleri gibi, basit sözlerle beni yatıştırmaya çalışıyordu. Hâlbuki ben ondan daha fazla anlayış bekliyordum. Peter gibi güzel öten bir kuşun ölümünün olmayacak bir şey olduğunu ona anlatmak istiyordum. Sonsuz acımı anlayan ve onu paylaşmaya çalışan Bayan Danışma bana şu öğütte bulundu:

-"Beni dinle Paul, haklısın böyle güzel öten bir kuş ölmemeliydi, fakat unutma ki, çok daha güzel bir dünyaya gidiyor ve orada da ötmesine devam edecek. Onun için artık üzülmen yersiz."

Başka bir gün de, telefondaki cinden bir kelimenin anlamını soracaktım. Tam alıcıyı kaldırıp, Bayan Danışmayı istemiştim ki, yavaşça odaya giren kız Danışmayı istemiştim ki, yavaşça odaya giren kız kardeşim, beni korkutmak için ansızın bağırdı. Birden yerimden sıçradım. Sıçramamla birlikte duvara çakılı telefon alıcısı da benimle yere düştü.

Telefondan teller fırladı. Bayan Danışman’ın sesi hiç duyulmuyordu. Yarım saat sonra kapımız çalındı ve telefon tamircisi olduğunu söyleyen bir adam gelerek telefonumuzu hemen tamir etti. Bizdeki bu bozukluğu kendisine yine Bayan Danışman’ın bildirdiğini de sözlerine ekledi. Dokuz yaşıma bastığım yıl, evimizi değiştirdik. Evle birlikte, o eski telefon alıcısını da değiştirip, daha modern bir alıcı satın aldık. Bu alıcıyı hiç sevmemiş ve Bayan danışmanın ancak o eski alıcıda bulunduğuna nedense inanmıştım.

Yıllar geçip de delikanlılık çağına girince, bazen eski günleri düşünür ve telefondaki o bayanın saatlerce ufak bir çocukla uğraşmasını ve onun saçma isteklerini ve sorularını eksiksiz yerine getirmesini takdir ederdim. Yıllar geçmiş, ben büyümüş ve kolej öğrenimini tamamlamıştım. Bir gün iş için uçakla seyahat ederken, küçüklüğümün geçtiği bu kasabaya yakın bir merkezde uçak değiştirmek zorunda kaldım. Alanda beklerken, kız kardeşime telefon edip konuştuk. Sonra nasıl oldu bilmem, birden aklıma çocukluk yıllarımın Bayan Danışmanı geldi. Hemen alıcıyı kaldırıp, aynı kasabanın Danışmasını istedim. Hayret, karşıma çıkan, daha doğrusu alıcının içinden gelen o tatlı ve yumuşak sesi hemen tanımıştım.

Birden hiç düşünmeden: - "Benim çok güzel bir kanaryam vardı. Öldü.Ne yapayım, bu acıya nasıl dayanayım?" diye sordum. Öbür taraftaki ses bir iki saniye sustuktan sonra:

- "Herhalde parmağın iyileşmiştir artık." dedi.

Gülerek: - "Demek hâlâ siz burada çalışıyorsunuz. Yıllar öncesine gidecek olursak, o çocukluk yıllarımda sizin bana neler verdiğinizi, bende ne gibi anlaşılması güç duygular uyandırdığınızı bir bilseniz." Dedim.

 - "Aynı durum benim için de oldu. Siz de akıllı ve tatlı bir çocuk olmak sıfatıyla bana çok şeyler veriyordunuz. Benim kendi çocuğum olmadığı için, sizinle konuşmak, sizin o çocuksu ve saf acılarınız paylaşmak, size bazı alanlarda yardımcı olabilmek de benim için sonsuz bir zevkti."

 

Dememiz o ki; Sadece sevgiyi tut içinde, diğerlerini bırak gitsin. Birde kahve fena olmaz öyle değil mi buğulanan gözlerinin yanında…

 Mutlu günler dilerim….

 

KOÇ

Yeni fikirleri ile hayatınıza yeni bir oluşum katmak isteyebilirler. Farklı fikirlere kulak verin.

BOĞA

Sevgi odaklı iletişimler ve ebeveynlerinizin destekleri ile kendinizi güvende hissedebileceksiniz. Otoriter figürler ile ilişkilerinize biraz dikkat etmek gerekmektedir

İKİZLER

Sabır ve güç gerektiren önemli iş projeleri hayatınızın gündemini oluşturabilir. Kulağınıza çalınan her haber doğruluk payı taşımayabilir.

YENGEÇ

Çalışma şartlarınız gündeme gelerek yeni bir arayışa girmek isteyebilirsiniz. Dostluk ilişkileriniz deki yanlış anlaşılmalar gündeminizi yoğun tutabilir.

ASLAN

Yeni tanışmalar ve aşkta heyecan vaktidir. Eski yaraların üzerini silme kararınızı uygulama vakti geldi.

BAŞAK

Arkanızdan dönen bazı konuları ruhunuz hissedebilir. Hemcinsleriniz üzerinde oluşan şüphelerde gerçeklik payı aramanın vakti geldi

TERAZİ

Yakın çevrenizle iletişim yoğun ve olumlu bir şekilde gündemde. Alacağınız haberler ve destekler kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır

AKREP

Bugün izlenimlerinizi oluşturmak için acele hareket etmeyin. Negatif eleştirileri çok fazla ciddiye almayın.

YAY

Tutarsız veya mantıksız davranışlar içerisinde olmamaya özen gösterin.Sıradan olmanın dışına çıkmak isterken tahammülsüz davranışlar gösterebilirsiniz.

OĞLAK

Sevgi anlamında kendinizi güvensiz hissedebilirsiniz.Finansal konularda önemli bir düzenleme içerisinde olabilirsiniz.

KOVA

Boğaz ve boyun ağrılarınıza karşı daha dikkatli ve koruyucu olmalısınız.Kariyer hayatınızdaki beklentiler sizi yetersizmiş duygusuna sevk edebilir

BALIK

Arka planda gizli kalmış konular hakkında bazı gerçekleri öğrenebilirsiniz.Finansal anlamda streslere dikkat etmelisiniz.

 

X