"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Dünyanın gerçek gizemi görünmeyende değil, görünendedir

Ay sabah saatlerinde akrep burcunda ilerliyor.

Ay düğümlerinin de yengeç ve oğlak aksına geçmesiyle hayatınızda çok önemli değişimlere gidebilme fırsatlarından da bahsedebiliriz. Bugün işinizde kendinizi direkt olarak ortaya koyacak sert konuşmalardan kaçınmalısınız. Uzlaşmacı kimliğinizi ve ikna edici tarafınızı ortaya koymak adına olayları istediğiniz gibi yansıtmanız, sizin daha doğru anlaşılmanıza yardımcı olacaktır.

 Hem bu tutumunuz sayesinde rakiplerinizden bir adım daha öne geçebilirsiniz. Gizli aşklar ve kaçamaklar kafanızı bir anda karıştırabilir. Huzuru yalnızlıkta ve uzaklaşmakta bulabilirsiniz. Finansal anlamda beklediğiniz şanslar ve fırsatlar kapınızda olacak. Bunun için sizlerin de gayret göstermesi gerekli. Bugün öğreneceğiniz bilgiler sizin için oldukça önem taşıyor olabilir.

Gelelim günün tavsiyeli hikayesine;

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: Oğlum der, Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkânına girer ve Şunu kaça alırsınız? diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir, sonra: Buna bir tek lira veririm.

Bizim çocuk oynasın der.

İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, bu der benim semerlere iyi süs olur.

Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm. En son olarak bir kuyumcuya gider. Öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar.

Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun? diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. Buna kaç lira istiyorsun?

Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz? Ne istiyorsan veririm.

Öğrenci, hayır veremem, Diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar.

“Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.”

Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler…

Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır. Bilge sorar: Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?

Öğrenci: Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir:

Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir. Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Mesele kuyumcuyu bulmaktır.

Dememiz o ki; Size değer vermeyen insanlardan uzak durun.

X