"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Bir kez ilerlemeye başladınız mı, ne yaparsanız yapın, gittiğiniz yoldan geri dönemiyorsunuz.

Ay sabah saatlerinde başak burcunda ilerliyor olacak. Güne daha fazla detaycı ve titiz başlayabiliriz. İçimizde sürekli bir hizmet etme ve çevremize destek verme duygusu bizleri biraz huzursuzlaştırabilir.

Buna izin vermemeliyiz. Gün içinde Ay’ın Satürn ile kuracağı pozitif kontak sayesinde işlerimizi yoluna koymak bugün kolaylaşacaktır. Sadece çok çalışmak ve disiplinli olmak kavramlarını iyice özümser ve yaptıklarımızdan şikâyetçi olmazsak gün içinde başarılı işler çıkartabiliriz.  Sabır ve sebat gösteren duruşunuz ile bugün rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz.

Yaşanmış olan sorunlar ve sıkıntılar sizlere hedefinize giden yolda önemli tecrübeler getirecektir. Bugün hiçbir şeyin tesadüf olmadığını anlayabileceğiniz özel bir gün diyebiliriz. İş hayatınızda önemli bir  dönemeçten geçiyor olabilirsiniz. Önemli görüşmeler ve tanışmalar, kariyer hayatınızı  belirginleştirme aşamasında güçlü bir role sahip olacaktır. Sizlere olumsuz düşünceleri ile negatif enerji yükleyen insanlardan uzak durun. Hayatta her zaman bir amaç edinin. Amacınıza ulaşana kadar da hiçbir zaman vazgeçmeyin.

Venüs ve Satürn gezegenleri arasındaki karşıtlık kesinleşmeye doğru ilerliyor. Sevgi ve ilişkilerde bir soğuma söz konusu olabilir. Sevgi ve şuan hissettikleriniz de duygusal anlamda bir sürü soru işaretiyle baş etmeye çalışıyor olabilirsiniz. Partneriniz size uzak duruyor ve ilişki başlatmaya hazır değilmiş gibi davranması söz konusu olabilir. Hemen tepki vermeyin ve şartları zorlamayın. Bazen insanlar ilişkilerde kendi içlerine çekilmek isteyebilirler. Kabuğumuza çekilmek isteyebiliriz. Kabuğa bir şeyler batırıp içerdekini rahatsız etmek sadece işlerinizi zorlaştırır ve birtakım durumları dönüşü olmayan yollara sokabiliriz. Bu yüzden sevgide hesap kitap işlerine girmemenizi ve o içinizdeki nedenini bilmediğiniz öfkeyi duygusal anlamda kontrol edebileceğiniz yöne çevirmenizi tavsiye edebilirim. Gitmek isteyen nasıl bahaneler buluyor ve gidiyorsa sizinle olmak isteyende kalmak için elbet bir yolunu bulacaktır.

Gelelim günün tavsiyeli hikayesine ;

Koskoca bir bahçede harikulade çiçekler içinde bir papatya. Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana. Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin..

Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş..

Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı, Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden. Zambaklardan...Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki.. Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.. Eğrilivermiş boynu. Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş. Ayaklarını görüyormuş..

Buna da şükür diyormuş.. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. Zaman akıp gidiyormuş. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.. Ve işte bir gün.. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına almış. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya. Âmâ işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.. Derin bir oh çekmiş.. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş.

Başka birisiymiş..

Adamın elinde bir de makas varmış..

Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru. Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.

Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış. Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.. Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini..

O ak saçlı, aksakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış. Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini. O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmiş..

Papatya anlamış artık sevgi, emek istermiş...

Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini.

Teşekkür etmiş ona içinden. Son yaprağında kuruduğunda, Biliyormuş artık.. 
Gerçek sevginin, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan var olabileceğini... 

Dememiz o ki; İnsanoğlunun en büyük zayıflığı, hayattayken insanlara onları ne kadar sevdiğim söylemekte tereddüt etmesidir. Korkularınızı sürekli tetiklemekten ve yanlışları hesaplamaktan sevdiğinizi söylemek adına geç kalmayın. Şuan hissettiğiniz sevgisizlik ve değersizlik duygusu belki de milyonlarca soru işareti sizi bir yere asla götürmez. Bu tür düşüncelerle bir yere varanda olmamıştır. Biraz daha hoşgörülü ve toleranslı hareket etmek oldukça iyi sonuçlar verecektir.

X