"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Sana katılmıyorum ama seninle kahve içerim

AYRIŞMA, bölünme, farklılıkları sorun olarak görme hemen her toplum için en büyük tehlikelerden biri.

 

Zülfü Livaneli, yaptığım röportajda Egeli insanların, geçmişlerinde yaşadıkları acılardan dersler çıkardığı için hoşgörülü olduklarını söylemişti. Geçmişi affetmek ama geleceği inşa ederken hatırlamak ve buna göre bir yol haritası çizmek en sağlıklısı belki. Bu hafta gittiğim Kuzey İrlanda’nın Belfast şehri de bu şekilde bir yol çizmeye çalışıyor. Belfast, yıllar boyunca mezhep farklılıklarından olan ayrışmayı ve bundan doğan çatışma ve şiddeti sonuna kadar yaşamış bir şehir. Katolikler ve Protestanlar arasında yaşanan kanlı çatışma ve olumsuzlukların izleri şehrin çehresinden silinmiş... Peki ya insanların ruhlarında ya da akıllarında kalan izler? İşte bunun için çalışan bazı kuruluşlar, kurumlar var. Bunlardan biri olan Healing Through Remembering yani ‘Hatırlayarak İyileşmek’ adlı sivil toplum kuruluşuna medyanın anlaşmazlık çözümündeki yerini sorgulayan tezim için araştırma yaparken rastlamıştım. Bir tesadüf eseri Belfast’a gittiğimde buranın otelimin yan sokağında olduğunu fark edince ziyaret ettim ve merkezin Direktörü Kate Turner’dan yaptıklarıyla ilgili bilgi aldım.

Sana katılmıyorum ama seninle kahve içerim

- Bu merkezde neler yapıyorsunuz?
- Burada geçmişte yaşanan anlaşmazlıklar üzerine konuşabilmeyi ve bunlar üzerinden diyalog kurabilmeyi deniyoruz. Bunun için neler yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yaşadıklarımızı hikayeleştirme bu yöntemlerden biri. 20-25 kişilik bir hikaye paylaşımı grubumuz var. Bunlar arasında hapisten çıkmışlar, güvenlik güçleri tarafından zarar görmüş olanlar, olaylardan etkilenmiş olanlar var. Konuşuyor, yaşadıklarını hikayeleştiriyor ve bunları paylaşıyorlar. Birbirlerine yardım etmeye çalışıyorlar.
- Çalışanlar psikolog ya da psikiyatrist mi?
- Çalışan kişiler psikolog olmak zorunda değil. Bizler de gönüllü çalışan, toplumun herhangi kesiminden kişileriz. Bizim aramızda da çeşitli şekillerde olanlardan etkilenmiş, zarar görmüş olanlar var. Zaten burada psikoloji tekniklerini de uygulamıyoruz. Tek yaptığımız onları dinlemek ve birlikte çözüm yolu bulmak.

Sana katılmıyorum ama seninle kahve içerim

BİZ BİR GÖRÜŞÜ DEĞİL HER GÖRÜŞÜN SÖYLENEBİLMESİNİ SAVUNUYORUZ
- Ne yapmak istiyorsunuz?
- İnsanlar buraya gelince onları dinleyerek ne yapabileceğimizi konuşuyoruz. Özellikle aynı fikirde olmayan, farklı değer yargıları hatta düşmanlıkları olan tarafları nasıl biraraya getiririz, nasıl bir diyalog ortamı sağlarız diye düşünüyoruz. Amacımız daha iyi ve birbirine daha anlayışlı bir toplum oluşturabilmek. Aksi takdirde kavga ve çatışma yaşanabilir.
- Ben de bunu soracaktım. Hiç kavga ya da çatışma oluyor mu?
- Evet olduğu oldu. Birbirlerine kullandıkları kelimeler kabalaşabiliyor, karşısındakinin terörist olduğunu düşünen oluyor. Kimi yaptığını özgürlük mücadelesi diye tanımlarken kimi de bunu kendisine ve değerlerine saldırı olarak algılıyor. Bu gibi fikirlerine katılmasak da fikirlerini ifade etmelerine karışmıyoruz. Küfür ve hakaret içermedikten sonra istediklerini söyleme hakkını veriyoruz. Biz kurum olarak hiçbir görüşü savunmuyoruz sadece onların fikirlerini söyleyebilme hakkını savunuyoruz.

Sana katılmıyorum ama seninle kahve içerim

FİKİR DEĞİŞTİRMİYOR AMA KONUŞABİLİYORLAR
- Yani belki sonuçta fikirlerini değiştirmiyor, birbirlerini ikna etmiyorlar ama en azından bunu konuşabiliyorlar.
- Kesinlikle. Buradan kimse haklı ya da haksız olarak ayrılmıyor hatta birbirlerinin görüşlerini kabul etmiyorlar ama çıkıp bir şeyler içmeye gidiyorlar. Arkadaş olup başka konularda güzel anlaşabiliyorlar. Bir keresinde bir kadın gruptaki bir başkasına ‘Başlarda sen her konuştuğunda çok sinirleniyor, yüzünü görmek istemiyordum. Söylediklerine hala katılmıyorum ama şimdi senin yaşadığın yere geldiğimde seni arayıp bir kahve içebilirim’ demişti. İşte yapmak istediğimiz bu.
- Bu gruplar burada mı toplanıyor? Kim finanse ediyor?
- Bazıları ayda 1, kimileri 15 günde 1 toplanıyor. Aslında daha önceleri daha düzenli gruplarımız vardı. Bizim de finansal sorunlarımız var. Projemizi destekleyen gönüllüler ya da toplumsal uzlaşmayı destekleyen fonlardan gelir sağlıyoruz. Tabi bu her zaman kolay olmuyor çünkü toplumsal uzlaşıdan daha farklı konulara para harcanmak isteniyor. Bir noktada politik bir desteğe ihtiyacınız oluyor. Işin içine siyaset girince de içeriklere müdahale edilme sıkıntısı yaşanabiliyor. Biz de bunu istemiyoruz.

GEÇMİŞE NASIL BAKTIĞINIZ ÖNEMLİ
- Belfast’ta durum ne? Hala büyük bir düşmanlık var mı?
- Çok büyük olmasa da yine de hala bir düşmanlık olduğunu söyleyebiliriz. 20 yıl önce politikacılarımız ‘Susun! Biz geçmişi konuşmak istemiyoruz. Geçmişi unutun, geleceğe bakın’ diyorlardı. Oysa geçmişteki sorunları çözmezseniz gelecekte aynı şeyleri ihtimaliniz var. Şimdi aslında bunun olabileceğini anlıyorlar ve yaptığınızın önemini anlıyoruz diyorlar ama yine de sonuçta her siyasetçinin kendi ajandası, kendi yöntemleri var. O nedenle bizim tarafsız kalabilmemiz önemli.

X