"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Sağlıklı yaşamda kişiye özel tıp

YENİ yıla girerken en sık alınan kararlardan biri ‘hayatımı daha sağlıklı yaşayacağım’ oluyor da her zaman tam uygulanamıyor.

 

Ben bu konuda bu yıl önemli bir adım attım ve genetik yatkınlıklarımla ve metabolik durumumu gösteren bir test yaptırdım. İzmirli Dr. Hakkı Kumuşoğlu’nun yaptığı test sonucunda, bu hastalıklara yakalanmamak adına neleri yemem ya da kaçınmam ve nasıl bir hayat düzeni kurmam gerektiğini öğrendim. Önemli olan her birimizin kendimize en uygun olan hayat düzenini bulabilmesi. Çünkü birimize iyi gelen diğerine iyi gelmeyebilir. İşte, Dr. Kumuşoğlu’nun yaptığı ‘Kişiye Özel Sağlıklı Yaşam Tasarımı’ bu noktada öne çıkıyor.

Sağlıklı yaşamda kişiye özel tıp

* Nasıl bir eğitim aldınız?
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum, sonrasında uluslararası yöneticilik yüksek lisansı yaptım ve tıbbi diagnostikler alanında çalışmaya başladım. 1999’da İstanbul’da Türkiye’nin ilk özel genetik laboratuvarını kurduk ve kanser genetiği çalışmalarını o günkü en geniş kapsamıyla uygulamaya başladık. Teknolojik bilgi ve deneyim artınca işin mutfağına geçtim. 2007’de Avrupa Birliği fonları ve TÜBİTAK desteğiyle moleküler sitogenetik alanında Türkiye’nin ilk üreticisi olduk. Aynı yıllarda anti-aging kavramı duyulmaya başladı. Bu kez teknolojiyi kullanarak klinik uygulamaları kanıta dayalı yapabilmek için bu alanda da bir diploma programı tamamladım. 2011’den itibaren de “Kişiye Özel Sağlıklı Yaşam Tasarımı” adını verdiğim bir hizmeti hem hekimlere hem sağlıklı yaşam konusunda bilinçli ve istekli olan kişilere sunmaya çalışıyorum.
* ‘Kişiye Özel Sağlıklı Yaşam Tasarımı’ nasıl bir alan?
Çalıştığım alanı ‘kişiye özel tıp’ olarak adlandırmak daha doğru. Bu alan genetik bilimi ile ilgili teknolojik yeteneklerimizin ve bilgi düzeyimizin 2000 yılından sonra büyük bir hızla gelişmesinin sağladığı yeni bir alan. Hipokrat ‘hastalık yoktur, hasta vardır’ derken bireysel farklılıklarımızın hastalıkların ve tedavi yaklaşımının herkes için aynı olamayacağını söylemiş. Bunun bugün bizi getirdiği nokta kişiye özel tıp olarak adlandırılıyor. Genetik test ve bilgiler kişiye özel tıbbın en önemli kısmını oluşturuyorsa da başka araçlar da mevcut. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, beslenmeniz ve yaşadığınız çevre koşulları bir araya gelerek bu günkü durumunuzu ortaya koyuyor. Yani yıllar içinde hayatın size, sizin kendinize nasıl davrandığı çok önemli.

AMACIMIZ HAYATINIZI DAHA SAĞLIKLI YAŞAMANIZI SAĞLAMAK
* Danışan veya hastalarınıza ne gibi konularda hizmet veriyorsunuz?
Bunu üç kısıma ayırabiliriz. İlki genetik miras, ikincisi metabolik durum, üçüncüsü yaşam tarzı, çevre, özgeçmiş, duygulanım. Üçüncü kısma hakim olabilmek için genetik ve metabolik açıdan yapılması gereken testlerle daha detaylı bilgiye sahip olmak gerekli. Yani aynı amaç için kullandığımız test ve yöntemler bile kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Metabolik analizler derken check-up’larda rutin olarak yapılan biyokimyasal tetkikler dışında sindirim sistemi fonksiyonu ve barsak mikrobiyatası testleri, kapsamlı hormon ve vitamin, mineral metabolizmasına ilişkin testlerden söz ediyorum
- Bu testler ile neler tespit edilebiliyor?
Besinlere olan genetik toleransı saptamak için nutrigenetik, ilaçları ne şekilde metabolize edebildiğimize ilişkin farmakogenetik, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, alzheimer gibi hastalıklara yatkınlığımızın normale göre daha az mı fazla mı olduğuna yönelik testleri kullanıyoruz. Bunların sonucunda hangi vitamin mineral ve antioksidanlara ne dozda ihtiyacınız var görebiliyor ve diğer kanıtlara dayanarak hastalıklardan korunmak ve sağlıklı yaşamak için neler yapmanız gerektiğini söyleyebiliyoruz.

GENETİK YATKINLIKLARI DİKKATE ALARAK YAŞARSANIZ O HASTALIĞA HİÇ YAKALANMAZSINIZ
* Herhangi bir rahatsızlığa genetik yatkınlığımız olması ne anlama geliyor? Mesela ben kalp hastası mı olacağım? Bu bilginin bana ne faydası var?
Bu şu demek. İlgili konuda daha dikkatli bir yaşam, sık kontrol ve tavsiye edilen diğer önlemleri almanız gerekiyor. Bunları yaptığınızda riski düşürmeniz ve o hastalıklara hiç yakalanmamanız mümkün olabiliyor. Eğer sizin kalp damar hastalıklarına olan yatkınlığınız normalden fazla ise sizin sigara içmemeniz, kilo almamanız, doğru beslenmeniz ve düzenli egzersiz yapmanız, normal risk taşıyan kişilere nazaran çok daha önemli. Yani genetik risk ve yatkınlıklarınızı bilerek yaşamınızı düzenlerseniz riskleri minimuma indirebilirsiniz. Sadece genetik değil, metabolik faaliyetlerin nerelerde aksadığını görmek ve eksikleri yerine koyarak bunları düzeltmek çok önemli.
* Besinler ile ilgili verdiğiniz tablodan anlamamız gereken nedir? Tadını sevdiğimiz bir besin tabloda olumsuz yerde bulunuyorsa nasıl bir düzen kurmalı?
Bu konuda doktorunuz ya da diyetisyeniniz sizi yönlendirecektir. Ama kendiniz de bol tüketmeniz önerilen besinleri mümkün olduğunca çok, önerilmeyenleri az yiyerek doğru bir yol izleyebilirsiniz. Bunlardan çok sevdiğiniz ve önerilmeyen maddeler artık sizin için “kaçamak” sayılmalıdır. Raporunuzda yer alan binden fazla besin ögesinin sizin için yararlı mı zararlı mı olacağını hatırlayamama ihtimalinizi en aza indirmek için, bir mobil aplikasyonla - dünyada da bir örneğine rastlamadık- size özel besin listenizi cep telefonunuza yüklüyoruz.
- Peki bu testler nasıl yapılıyor, pahalı mı herkes yaptırabilir mi?
Bunların bir kısmı Türkiye’de bir kısmı yurtdışında yapılıyor. Fiyatı diğer çok sık yaptırılan test panelleri kadar. Ancak sağladığı bilgi ve maliyet oranlaması yapıldığında standart tahlillerden daha ucuza geldiğini bile söyleyebiliriz. Özellikle genetik testlerin yaşam boyunca bir kez yapılması yeterli olduğundan daha cazip ve ödenebilir geliyor insanlara. Tek sorun şimdilik bu testlerin maliyetinin sigortalar tarafından karşılanmıyor olması

 

DOĞAL VE BİYOLOJİK BESLENME ŞART
* Gelişen teknoloji ile genetik ve metabolizmal hastalıklar ile mücadele ne yöne gidiyor? Ne gibi ileri testler yapılabiliyor?
Genetik hastalıklar önce de bahsettiğim gibi apayrı bir konu ve büyük bir teknolojik gelişim var bu alanda. Metabolik hastalıklar ise hem çevresel faktörler, hem besin maddelerindeki bozulmadan kaynaklı olarak çok yüksek düzeyde sağlığımızı tehdit ediyor. Özellikle kronikleşen kompleks hastalıkların temelinde hep metabolik sorunların olduğu görülüyor. Ne yapıp edip doğal ve biyolojik beslenmeye ve sağlıklı bir çevreye sahip olmayı başarmamız gerekiyor.
* Anti-aging ve gençlik teknolojileri hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Genellikle burada kastedilen genç görünüm oluyor. Oysa cilt yaşlanmasını sadece ultraviyole ışınları ve sigara gibi dış etkenlere bağlamak ve bunlara yönelik tedbirlerle çözmek mümkün değil. Son günlerde çok tartışılan telomer uzunluğu ile biyolojik yaşın saptanması sadece dış değil iç faktörlerle ilgili de bilgi verebilir. Ama benim görüşüm sistemi doğru çalıştırırsanız, olmanız gereken yaşta ama çok sağlıklı olabilirsiniz. Sanırım asıl hedef bu olmalı.

X