"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Rehber köpeğime dokunmayın

İZMİR’in ilk rehber köpeği ve sahibi Benay Gözkaman’a sokaklarda rastlayabilirsiniz.

 

 Müthiş güzel ve uysal bir köpek olmasına rağmen, bir rehber köpeği sevmemek, dokunmamak gerekiyor. Belki hatırlayacaksınız, önceki Birleşik Krallık Büyükelçisi’nin eşi Maggie Moore ve Av. Nurdeniz Tunçer tarafından kurulan Rehber Köpekler Derneği’nden bahsetmiştim. ‘Rehber köpek’ görme engelli kişiye yolu gösterme, engelleri haber verme gibi konularda rehberlik eden, bir yardımcı, bir arkadaş, kısacası görme engellinin iki gözü... Doğuştan görmemesine rağmen müthiş bir eğitim hayatı olan Benay, şimdi de bu eğitimi değerlendirebileceği bir iş arayışında...

Rehber köpeğime dokunmayın

ATLETİZM YAPTIM PİYANO EĞİTİMİ ALDIM
- Müthiş bir eğitim hayatın var. Eğitimlerinden bahseder misin?
- Aslen Gaziantepliyim. 4.5 sene GAP görme engelliler okuluna gittim, daha sonra Gaziantep’te bir ilki gerçekleştirerek kaynaştırma eğitimine geçiş yaptım, yani görenlerle birlikte eğitim almaya başladım. Elbette kolay bir süreç olmadı, ancak ailemin ve bilinçli eğitimcilerin de desteğiyle eğitim hayatımı başarılı bir şekilde noktalamış oldum. Lise üçüncü sınıfta YES (Youth Exchange &Study) ile bir öğrenci değişim programıyla Amerika’ya gittim. Sonrasında ise Türkiye’ye dönüp Koç Üniversitesi’ni kazandım ve birkaç hafta önce Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldum.
- Yurtdışında neler yaptın?
- Şu ana kadar Amerika, Romanya ve İngiltere’de bulundum. Amerika’da lise üçüncü sınıfı okudum. Benim için harika ve inanılmaz keyifli bir deneyimdi. Orada okulun yanı sıra pek çok farklı sosyal aktivitede bulundum. Atletizm yaptım. Çocukluğumdan beri müzikle ilgileniyorum, orada kendimi daha da geliştirdim. Piyano eğitimime devam ettim ve Braille, yani kabartma nota öğrendim. İlk solo konserimi orada verdim. Ve rehber köpeklerle ilk kez orada tanıştım. İngiltere’ye ERASMUS programı ile üniversite üçüncü sınıfta gittim. University of Essex’te eğitim aldım. Programı tamamladıktan sonra tekrar Türkiye’ye döndüm. Romanya’ya ise Avrupa Birliği ve Türkiye’de bir derneğin işbirliği ile gerçekleşen bir sosyal proje sebebiyle gittim. Proje kapsamında kamusal alanlarda engelliler için erişilebilirlik hakları ve bu fiziksel şartların nasıl denetlenebileceği konusunda eğitim aldım.

AİLEM EN BÜYÜK ŞANSIM
- Görme engelin nasıl oluştu, bununla ilgili sen, ailen ve çevrende nasıl bir farkındalık oluştu?
- Doğuştan görmüyorum. 926 gr ve 7 aylık bir prematüre bebek olarak doğmuşum. Erkek ikizim var. O benden biraz daha kilolu doğmuş ve görme problemi yok. Benimki ise erken doğum ve yetersiz gelişime bağlanıyor. Her anlamda dolu dolu bir çocukluk geçirdim. Elbette başta her aile gibi tedavi yolları aramışlar, yurtiçinde ve dışında çeşitli doktorlara muayene ettirmişler beni. Ancak, en sonunda bana verecekleri en akıllıca şeyin iyi bir eğitim olduğuna karar verip hayatlarını kardeşim ve benim eğitimim ve gelişmemize adamışlar. Onlara ne kadar teşekkür etsem az kalır gerçekten, destekleri ve her şeyi yapabileceğime olan derin inançları olmasa, şu anki ben olamazdım. Hiçbir zaman görmememi bir engel olarak tanımlamadım, ailem de öyle. Engel denilen şey sizi siz yapan farklılığınız değil, dış şartların sizi yaşama herkes gibi eşit şekilde erişmekten alıkoymasıdır. Elbette karşıma aşmam gereken zorluklar çıkıyor, hayat asla kolay değil hiç kimse için, ancak hiçbir şey imkansız da değil. İnsanların sadece yeni/farklı olana bir şans vermesi gerek.

ARTIK İKİ KİŞİLİK YAŞIYORUM
- Rehber köpeğinle hayatın nasıl değişti?
- Amerika’da rehber köpek ve görmeyen sahibi arasındaki takım çalışması ve o çok özel bağı gördüğümden beri bir rehber köpek edinebilme hayaliyle yaşıyordum. 2015’de tanıştım Türkiye’deki Rehber Köpekler Derneği ile ve çeşitli alanlarda gönüllülük yapmaya başladım. İlk rehber köpek edinme talebinde bulunanlardan biriyim sanıyorum. Her şey çok hızlı gelişti aslında. Okulun bitmesine birkaç hafta kala rehber köpek ve hareketlilik eğitmenlerimizden Ece Önderoğlu’ndan bir telefon aldım ve uyum sağlayabileceğimiz düşünülen rehber köpek adayımla tanışmak üzere Ankara’ya gittim. 2 günlük bir tanışma sürecinin ardından eğitmenimizin de uygun görmesi üzerine eğitime başladık ve o günden beri beraberiz. Hayatım kesinlikle kocaman bir değişime uğradı. Bir kere hiç kimsenin koluna girmeden, bir yere çarpmayacağınıza emin olarak güven içinde yürümek benim için çok özel ve güzel bir yenilik. Artık iki kişilik yaşıyorum ve hayatıma eskiden pek olmayan bir düzen ve sorumluluk duygusu hakim, tabii müthiş bir mutluluk ve karşılıklı sevgi de cabası. Birlikte daha çok yürümek, yeni yerler keşfetmek ve farklı deneyimler edinmek istiyoruz.

ENGEL KAVRAMI SADECE BİR ETİKET
- Bizim ülkemizde ve yurtdışında engellilere yaklaşım konusunda ne gibi farklar gözlemledin. Sence biz neler yapmalı ya da yapmamalıyız?
- “Engel” kavramının kişilere atanan bir etiketten ziyade dış şartların herkes için eşit ve erişilebilir olmamasından doğan bir sorun olduğunu düşünüyorum. Herkesin bu bakış açısını benimseyip, kamunun ve kamusal alanların bu yaklaşım gözetilerek düzenlenmesi gerektiği kanısındayım. Bu noktada toplumun da desteğine çok ihtiyacımız var. Karşılaştığımız ufak tefek olumsuzluklar İzmir halkının rehber köpek kavramına çok yeni ve dolayısıyla bilgi sahibi olmamasından kaynaklanıyor, ama insanımız bilinçlenmeye çok açık. Bizi biraz gözlemlediklerinde rehber köpeğimin benim için ne ifade ettiğini anlıyorlar. Rehber köpekleri evcil hayvan sınıfına sokmamak gerekir. Sahibinin can güvenliğini sağlamak üzere eğitilmiştir ve görevini yerine getirmek için daima sahibiyle birlikte olmalıdır. Rehber köpekler kesinlikle hırlamaz, havlamaz, ısırmaz ve kamusal alanlarda toplumu tehlikeye atacak, rahatsız edecek hareketlerde bulunmazlar. Köpeğimle birlikte ben de herkes gibi toplu taşımayı kullanmak, alışveriş merkezlerini ziyaret edip bağımsız ve özgür şekilde kendi alışverişimi yapabilmek, bankaya, tiyatroya, cafelere gidebilmek istiyorum. Kamu ve yerel yönetimden de bu konuyla ilgili destek bekliyorum.

ÇALIŞMA ŞARTLARI SAĞLANDIĞINDA YAPAMAYACAĞIM İŞ YOK
- İş arıyorsun. Bu süreçte neler yaşadın, sana ne gibi yanıtlar ve tepkiler geliyor?
- İşverenlerin çoğu daha önce hiç görmeyen biriyle karşılaşmadıklarından, diğer çalışanlarla eşit derecede performans gösterip gösteremeyeceğim konusunda tereddüt yaşıyor. Neyi yapıp neyi yapamayacağımdan pek emin olamıyorlar, bu da onları karar verme aşamasında oldukça düşündürüyor. Bana çalışma şartları benim de diğer herkes gibi performansımı tam anlamıyla gösterebileceğim şekilde düzenlendiği taktirde başaramayacağım hiçbir şey olmadığını, sesli bir ekran okuyucu yardımı ile bilgisayar/telefon kullanabildiğimi, bilgisayarı etkin kullanmak için klavyenin de aslında yeterli olduğunu anlatma fırsatı sunduklarında bir şekilde ön yargılarından kurtuluyorlar, çalışırken gözlemlemeleri de yardımcı oluyor tabi.

 
AMACIMIZ DAHA FAZLA GÖRMEYENE REHBER KÖPEK SAĞLAMAK
Avukat Nurdeniz Tunçer – Maggie Moore
Rehber Köpekler Derneği Kurucuları
Derneğin amacı, görme engelli bireylerin toplum içerisinde kendilerine olan güvenlerini artırmaktır. Rehber köpeklerin yardımı ile görme engelli kişi daha özgür hareket eder. Görme engelli bireyler ile rehber köpeklerin, fiziksel ve psikolojik olarak birbirlerine ve çevreye adaptasyonları sağlanmalıdır. Aynı zamanda bu süreçte hukuki bağlamda izlenecek prosedürler konusunda görme engelli kişiyi desteklemek de çok önemlidir. Tabii ki, toplumdaki diğer bireyleri de bu konuda bilgilendirerek farkındalık yaratmak da derneğimizin ana amaçlarından biridir.
Bağışlanan yavru köpeklerimiz bir yıl gönüllü bakıcı aileler tarafından bakılmaktadır. Bu süreçte dernek ailelere eğitim desteği verirken, yavru köpeklerimizin veterinerlik hizmetlerini ve mama ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Köpeklerimiz hem bir yıl aile yanında eğitim alır, hem de bir yılı takip eden beş ay rehber köpek ve hareketlilik eğitmeni ile çalışırlar. Çok güzel bir haberimiz var. 2 Mart itibariyle dokuz köpeğimiz daha beş aylık görme engelli eğitimine girdi. İlk bir ay deneme süresi, bu süreyi başarıyla geçenler beş ayın sonunda Türkiye’nin her yerinde ihtiyacı olan ve talepte bulunan görme engelliler ile ücretsiz olarak eşleştirilecektir.

X