"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Otizmde ailenin yaklaşımı önemli

DAVRANIŞ bozukluğu olan çocuklara ve ailelerine danışmanlık hizmetleri veren Psikolog Doktor Selin Atasoy bir süre önce ‘Otizme Kardeş misin?’ adlı kitap çıkardı.

Uzun yıllardır bu konuda çalışmasına karşın özellikle otizm alanında halen araştırılacak ve öğrenilecek çok şey olduğunu söyleyen Atasoy, ailelerin ve çevrenin davranışlarındaki bozukluğu gidermenin en az çocuğunkini düzeltmek kadar önemli olduğunu vurguluyor.

ÇOKLU ELE ALINMASI GEREKEN BİR KONU
- Sizce biz Otizmi ne kadar biliyoruz?
- Ben otizmle ilgili çalışmaya başladığımda elimizde bir tane Türkçe kaynak vardı. Otizm derya deniz bir konu, 21 yıldır bu alanda çalışıyorum, birçok vaka gördüm, bir çoğunu elimde büyüttüm hala yurt içi yurt dışı tüm yayınları, eğitimleri takip ediyorum, öğrenmeye devam ediyorum ve görüşüm hala kıyısında dolandığım... Otizmin en azından artık bir bozukluk olduğunu, bu bireylerin özel ihtiyaçlarının olduğunu, devletin bu konuda ivedilikle daha çok çaba sarf etmesi gerektiğini, sanıyorum artık oldukça büyük bir kitle biliyor ama otizmi ne kadar biliyoruz dediğinizde iş çok başka bir yere gidiyor. Elimizde var olan, güvendiğimiz, sonuçlarını somut olarak gördüğümüz birçok veri olduğu kadar hala bilimsel olarak cevaplandırılmamış birçok da sorusu var bu bozukluğun.
- Siz yıllardır bu konuda çalışıyorsunuz. Bu nasıl bir farklılık biraz bahseder misiniz?
- En kısa deyişle, nörogelişimsel bir bozukluk olan otizm spektrum bozukluğu, bireyin birtakım nörolojik güçlüklerinin özellikle sosyal iletişim becerilerinde kendini göstermesi olarak tanımlayabiliriz. Sosyal iletişim dediğinizde işin içinde dili kullanma, yaratıcılık, hayal gücü, sosyal biliş, sosyal muhakeme gibi bilişsel süreçler var. Tüm bu süreçlerin olumsuz yönde etkilendiğini düşündüğünüzde, bireyin gelişiminin bütününe yayılan bir sorunla karşı karşıyasınız demektir. Çoklu bir bozukluk otizm aslında. Otizm spektrum bozukluğu denmesinin nedeni de bu bozukluğun bir yelpaze gibi kendini bir uçtan diğer uca farklı düzeylerde ortaya koyması olarak düşünülebilir. Yüksek fonskiyonlu otizm, asperger, başka türlü adlandırılamayan otizm, idiot savant dediğimiz alt tanı gruplarını içinde barındırmakta. Alt tanı gruplarının yanısıra zaman zaman da eşlik eden diğer tanılar var, Dikkat eksikliği hiperaktivite, duyusal bozukluklar, epilepsi, zihinsel engel gibi...

Otizmde ailenin yaklaşımı önemli

İYİ EĞİTİMLE İYİ SONUÇLAR ALMAK MÜMKÜN
- Bu konuda kitaplar yazdınız. Otizmi olan çocuklara eğitim ile ilgili. Biraz kitaplarınızdan bahseder misiniz?
- İkisi çeviri olmak üzere üç tane kitabım var. Çeviri kitaplar daha çok taze denebilir, aslında uzun zamandır alanda müdahalelerimizde kullandığımız ancak yasal sebeplerle iznini 2017 de alabildiğim kitaplar. İçeriği; otizmli bir bireyin bireysel eğitim programında illaki olması gereken bir konu olan zihin kuramı uygulamaları ile ilgili. Bu konu gerçekten çok önemli ve kaynak azlığı var. Zihin kuramı başkalarının zihinsel durumlarından anlam çıkarma, bu bilgiyi onların ne söyleyeceklerini yorumlamada kullanabilme, nasıl davranacaklarını sezebilme ve bir sonra ne yapacaklarını tahmin edebilme becerisi olarak tanımlanır. Kuramın tanımından da anlaşıldığı üzere bu alan otizmli bireylerin en sıkıntılı olduğu alandır. Dolayısıyla bu konuyla ilgili var olan her türlü kaynağı, ivedilikle her uygulamacının alıp okuması ve bireyin düzeyine uygunsa programlarına dahil etmesi gerekmektedir. Bu kitaplar bu programları sistematik ve derli toplu bir şekilde önümüze getiren bilimsel niteliği olan kitaplardır. Otizme kardeş misin kitabım da master tezimin konusu dolayısıyla, içine girdiğim ve otizmli bireylerin kardeşlerine yönelik pratik bir el rehberi gibi.
- Otizm, eğitim ile ne kadar değiştirilebilir?
- Alınan eğitimin kalitesi, içeriği ve yoğunluğuna göre önemli gelişimsel alanlarda önemli düzeylerde iyileşmeler mümkün oluyor. Zamanlamalar, yerinde ve özellikle ihtiyaca uygun bilimsel müdahaleleri iyi bir zamanlamayla sağladığınızda, bireyin maksimum potansiyeline erişmesi sağlanabilir. Tipik bir otizm vakasında tam bir iyileşmeden söz edemeyiz daha once de belirttiğim gibi tanılama burada çok önemli. Zihinsel işlevleri yüksek olan bir otizmli bireyi doğru müdahalelerle normal gelişime yakın hale getirmek söz konusu olabilir ama illaki bu tanının belli başlı karakteristiklerini taşımaya devam edecektir.

YANLIŞ KAYNAKLAR AİLELERE ZAMAN KAYBETTİRİYOR
- Otizm konusunda ailelerin ve çevrenin yaptıkları olumsuz davranışlar olarak neler gözlemliyorsunuz? Nasıl bir davranış şekli benimsenmeli?
- Bir durumla baş edebilmenin en iyi yolu o durumu yakından tanımak ve bu da konu hakkında bilgi sahibi olmak. Konuyla ilgili az okuduklarını ya da okurlarsa bu okumaları özellikle internet üzerinden yapmaya çalışmaları, ailelere biraz yollarını kaybettiriyor. Doğru kaynaklara ulaşmaları önemli ama doğru kaynaklara ulaşma süreci çok zaman alıyor ne yazık ki. Doğru bilgiyi ailelere vermek, davranışsal anlamda çocuklarıyla nasıl ilişki kurabileceklerini onlara öğretmek, bu durumun detaylarını ailelere iyice anlatıp onları duruma hakim hale getirmek uzmanların birincil görevi olmalı. Çevreye gelince sadece farketmek ve konuyla ilgili konuşmak yetmiyor, birbirimize yardımcı olmalıyız. Otizmli bireylerin ailelerinin en büyük ihtiyaçları sosyal destek, bu desteği onlara markette, toplu ulaşım araçlarında, parkta bir beş dakika bile olsa sağlayabiliriz. Sarılmak, anlaşıldığını, kabul edildiğini görmek hepimize en iyi gelen duygular, yaralarımızı iyileştiren duygular, bu duyguların sık yaşanmasını sağlamalıyız.

X