"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Küçük Prens ile eğitime katkı

Çocuklar hem kendi oyuncaklarını yapıyor hem de eğitime katkı veriyor.

Küçük Prens ile eğitime katkı

Çocuklar için oyun ve oyuncak, dünyayı keşfetmenin en önemli aracı. Ege Çağdaş Eğitim Vakfı bu fikirden yol çıkarak çocukların kendi yapabilecekleri EÇEV Bez Bebek Yapım Setleri’ni tasarladı. Setin içinde yer alan tamamen doğal veya organik malzemeler sayesinde çocuklar, kendi Küçük Prens ya da Küçük Prenseslerini kendileri yapabiliyorlar. 20 yılda 13 binden fazla çocuğumuza burs veren EÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Reşitoğlu ve bebeklerin tasarımcısı Banu Kurt ile projeyi konuştuk.

Yasemin Reşitoğlu

-  EÇEV’in Küçük Prens ile yola çıkması fikri nasıl oluştu?

- Küçük Prens Bez Bebek Yapım Setleri’nin fikir annesi, İzmirli tasarımcı sevgili Banu Kurt. İstanbul Oyuncak Müzesi’nde gerçekleştirdiği bez bebek atölyelerinde çocuklarla paylaştığı keyifli tecrübeleri, sosyal sorumluluk boyutu da içeren bir eğitim projesine dönüştürme hayalini bizimle paylaştığında; EÇEV olarak büyük bir mutlulukla destek verdik. Eğitim misyonu taşıyan bir vakıf olarak, Küçük Prens Bez Bebekleri’nin eğitsel yönünü ve değerini ön plana çıkaracak ortak bir ürün tasarlamak adına fikirlerimizi büyüttük, birleştirdik; birlikte çok keyifli bir hazırlık süreci yaşadık. Sonuç olarak, çocuklarımızın hem duyusal, hem sosyal, hem de yaratıcı becerilerini geliştirme amacına hizmet eden, pedagojik açıdan çok değerli bir ürün ortaya çıktı.

 

- Bu kampanya dahilinde neler yapıyorsunuz?

 

- Bu eğitsel projemize özellikle okullardan büyük ilgi var. Okullar, okul öncesi veya ilkokul çağındaki öğrencilerinin anne-babaları ile birlikte katılacağı bir bebek yapım atölye saati düzenliyorlar örneğin. Çocuk, anne veya babasıyla katılabildiği, birlikte kaliteli zaman geçirirken, beraber üretmenin de keyfini paylaştığı, çok özel bir anıya sahip oluyor böylece. Daha büyük yaştaki öğrenciler sosyal sorumluk çalışmaları yapmak istediklerinde veya okula aile birlikleri okullarında düzenlenen kermeslerde veya özel amaçlı stantlarda setlerimizi satarak projemize destek oluyorlar. Belediyeler, ailelere ve çocuklara yönelik sosyal içerikli çalışmalarında setlerimizi değerlendirebiliyorlar. Onun dışında çevrelerindeki küçükler için seçtikleri hediyelerin doğal malzemelerden yapılmış olmasını ve niteliğini önemseyen yetişkinler, setlerimize çok ilgi gösteriyorlar.

Küçük Prens ile eğitime katkı

 

 20 YILDA 13 BİNDEN FAZLA BURS VERDİ

 

- Bebekler nerelerden temin edilebiliyor, geliriyle neler yapılacak?

 

- Bez Bebek Yapım Setleri’ni İzmir içinde Vakıf merkezimizden ve D&R Alsancak mağazasından temin etmek mümkün. Ayrıca Türkiye’nin her yerine kargo ile de gönderiyoruz. Yönetimimizin bu yıl için öncelikli hedefi İzmir’e çağdaş bir kız öğrenci yurdu kazandırmak. Bez bebek setlerimizden elde edilecek geliri, yurt projemizi hayata geçirmek amacıyla kullanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte vakfımıza yapılan tüm bağışları, başarılı ancak maddi olanakları kısıtlı öğrencilerin eğitimine destek vermek üzere burs fonumuza aktarmaktayız.

 

- EÇEV’in bugün geldiği nokta nedir, neler yapıyorsunuz?

 

- Vakfımız 20 yıldır kamu yararına faaliyet gösteren bir kurum. Amacımız, öncelikle çocuklar ve gençler olmak üzere her yaştan birey için “eğitimde fırsat eşitliği” yaratmak. Çağdaş ve nitelikli eğitim olanaklarına ulaşarak kendini geliştirmek ve çağın gerektirdiği bilgi ve yetenek donanımına sahip olmak, en temel insan haklarından biri. Vakıf olarak, “maddi olanaksızlıklar bireylerin çağdaş eğitim fırsatlarına ulaşma hakkının önünde engel olmasın” vizyonuyla çalışmalar üretiyoruz. 20 yılda 13 binden fazla başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrenciye burs ve eğitim desteği vermiş durumdayız. Bu yılki bursiyer sayımız 500’ün üstünde. Yamanlar ve Altındağ’daki iki eğitim merkezimizde her yıl 600’den fazla ilk ve ortaokul öğrencisine, tamamen ücretsiz akademik eğitim desteği veriyor, kültür, sanat, bilim atölyelerine katılmaları için olanak yaratıyoruz. Barınma ihtiyacı, kız öğrencilerimizin eğitimlerini sürdürebilmeleri açısından çok önemli bir konu. Manisa ve Soma’da yurt ve pansiyonumuzla kız öğrencilerimize çağdaş ve uygun koşullarda barınma imkanı sunuyoruz. Gelecek nesillerimizi büyük emek ve özveriyle yetiştiren öğretmenlerimizin mesleki ve kişisel gelişimine yönelik eğitimler, seminerler düzenliyoruz. Çağdaş ve yenilikçi eğitim öğretim tekniklerinin eğitim sistemimize tanıtılması ve yaygınlaşması amacıyla projeler üretiyor, bu yöndeki çalışmaları destekliyoruz.

 

- EÇEV’li gençler, mezun olanlar bugün neler yapıyorlar. Farklı örnekler verebilir misiniz?

 

- Vakıf olarak eğitime destek verme misyonumuza paralel olarak üniversite burs kontenjanımızın büyük bir bölümünü Eğitim Fakültesi öğrencilerine ayırıyoruz. Yani, geleceğin öğretmenlerinin yetişmesine destek olmaya çalışıyoruz. Bu güne kadar EÇEV, yüzlerce öğretmen adayının hayatına dokunmuş durumda. Mezunlarımızın büyük bölümü Ege Çağdaş Eğitim Vakfı’nın birer gönüllüsü olarak Türkiye’nin dört bir yanında öğretmen veya idareci olarak çağdaş eğitim için hizmet veriyorlar.

Banu Kurt

 

ARKADAŞIMIN KIZI BEBEK KADAR GÜZEL DEĞİLİM DEYİNCE ONA BENZEYEN BEBEK YAPTIM

 

- Bebeklerle ilgilenmeye ne zaman başladınız?

 

- Çocukluğumdan beri dikiş dikme hayalleri kurardım. Bu hayalimi 2008 yılında 32. yaş günümde kendime bir dikiş makinası hediye ederek gerçekleştirdim. Kendimi bildim bileli bebekleri çok sevdim. İlk bebeğim Fatoş Bebek’ti.. Dikiş dikmeye başladıktan sonra bir arkadaşımın kızının bana bir bebeği gösterip, ben bu bebek kadar güzel değilim diyerek ağlaması beni çok etkiledi. Ona kendine benzeyen bir bebek yapıp hediye ettim. İlk bebek Zeynep böyle doğdu.. Sonra Ece, Duygu, Ali, Mert, Efe, Karya, Çağan, Ezgi, Ceyda.. Çocuklara onlara benzeyen, kendilerinden bir parça görüp sevdikleri ve bağlandıkları, hikayesi olan bebekler yapmaya başladım. Çocukların bebeklerini aldıklarında yüzlerinde beliren mutluluk benim kalbime bir tutku olarak yerleşti. Onların bebeklerinden etkilenerek ağlamasını değil, bebekleriyle güzel duygular yaşamasını istedim... Masallarını anlatacakları, sırlarını paylaşacakları, uyku arkadaşları, oyun arkadaşları, çocukluk hatıraları olacak bebekleri olmalıydı... Ve ben de onlar için bu bebekleri yapacaktım.

 

- Bu hobiniz nasıl işe dönüştü?

 

- 2010’da yılında hobimi biraz daha geniş bir alana taşıyarak kendime küçük bir atölye kurdum. Çocuklarla birlikte kendi bebeklerini yapabilecekleri bez bebek atölyeleri yapmaya başladım. Hem öğrendim; çünkü büyüklerin çocuklardan öğrenecekleri çok şey vardır hem de onlara kendileri için oyuncak yapmayı öğrettim. Sonra bez bebek atölyelerimi İstanbul Oyuncak Müzesi’nde yapmaya başladım. Atölyem her ayın son pazar günü çocuklar ve yetişkinler için devam ediyor. 2015’de Liyakat Derneği’nin düzenlediği Girişimcilik Yarışması’nda “Bez Bebek Atölyesi” projemle “İkinci Bahar” kategorisinde birinci seçildim. Bu birincilikle KOSGEB eğitimi ve desteği kazandım. Aynı yıl, Kit-Vak için Umut ve Masal Bebekleri tasarladım. Geçen yıl da EÇEV için “Küçük Prens ve Prenses” Bez Bebek Setini tasarladım. Bir düşünce ve bir hayal beni bir dikiş odasından tüm dünyada el işçiliği ile bebekler yapan kadınların internet yoluyla ulaştığım atölyelerine ve Türkiye’de ilk kez yapılan waldorf bebeklerinin tekniğini öğrettiğim ve özellikle ev kadınları için bir gelir sahibi olabilmeleri amacıyla yapmaya çalıştığım yetişkin atölyelerine kadar uzanan 8 yıllık uzun bir yolun sonuna getirdi.

WALDORF BEBEKLERİNE YORUMUMU KATIYORUM

 

- Peki Waldorf bebeklerin ne gibi bir farkı var?

 

- Avusturyalı filozof, yazar, mimar, sanatçı, eğitimci Rudolf Steiner 1919’da Almanya’nın Stuttgart kentinde Waldorf-Astoria sigara fabrikası çalışanlarının çocukları için bir okul kurmakla görevlendirilmiş ve bu okulda, halen geçerliliğini koruyan Waldorf eğitim sisteminin temellerini atmış ve uygulamaya koymuş. Bu eğitim sisteminde çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimi bütün olarak ele alınıyor. Waldorf eğitim sisteminde çocuğun hayal dünyasını zenginleştirmeye yardımcı olacak basit, sade, hayal gücü ile değişip dönüşmeye müsait oyuncaklar tercih edilir. Hazır, bitmiş, hele ki plastikten yapılmış oyuncaklar yerine doğal materyallerle, el emeği ile yapılmış, basit oyuncaklar yeğlenir. İşte Waldorf bebekleri de ilk olarak bu okulda ve sonrasında bu düşünce ve eğitim sistemini takip eden okul ve kreşlerde yapılıp oyun materyali olarak çocuklara sunulan oyuncaklardandır. Ben de bebeklerimde waldorf tekniği ve felsefesinden etkilendim.

 

- Yaptığınız bebeklerin ne gibi özellikleri var?

 

- Bebeklerimi waldorf tekniğini kullanılarak kendi yorumumla yapıyorum. Tamamı doğal ve organik malzemelerden yapılmıştır. Yapanın sevgi ve özenini kattığı el işçiliği ile yapılan el yapımı bebeklerdir. Bir fabrikada seri halinde üretilen bir bantta değil, her birine özel bir zaman ayrılarak yaklaşık 12-15 saatlık bir çalışma ile tamamlanır. Her biri eşsiz bir tasarımdır. İçi yıkanmış taranmış yün ile doldurulur. Yüzü pamuk ipliği ile işlenir. Beden kumaşı, organik ve sertifikalı bir kumaştan özel olarak dikilmiştir. Saçları yünden ve tek tek elde bağlanarak yapılır. Yanakları doğal bir mum boya ile renklendirilir. Tamamı çıkarılabilir bir takım elbise, iç çamaşırı ve ayakkabı ile gelir. Tüm kıyafet ve aksesuarları pamuklu ve keten kumaşlardan dikilir coton ipliklerle örülür. Yıprandıklarında da atölyemizdeki bebek hastanemize gelirler onları sevgiyle onarır evlerine geri yollarız.

X