"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Koleksiyonun ilhamı kadınlar

İZMİRLİ ünlü modacı Bora Aksu, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerliyor. Dünya çapında 12 mağazası bulunan Aksu, önümüzdeki ay gerçekleşecek dünyanın en önemli moda organizasyonlarından Londra Moda Haftası’nda yine ses getirecek bir koleksiyona imza atmak üzere çalışıyor.

Koleksiyonlarında hayatındaki kadınlardan etkilendiğini anlatan Aksu, geçen yılki koleksiyonunu Aydınlı olan anneannesi Emine Hanım’a adamış. Bu yıl Gaziantep Kutnu kumaşı ile de tasarımlar yapan Bora Aksu, Gaziantep’in vizyoner Belediye Başkanı Fatma Şahin sayesinde Anadolu’nun kültürel zenginliğini dünyaya tanıtmaktan büyük mutluluk duyduğunu söylüyor. Umarız, bir gün dünya podyumlarında Ege Kumaşlarını da görmek nasip olur.

Koleksiyonun ilhamı kadınlar

 

- İzmir’den Londra’ya gitmeniz nasıl gerçekleşti?
- Çocukluğum İzmir’de geçti. Özel Türk Koleji ve Atatürk Lisesi’nden sonra Londra St. Martins Üniversitesi’ne gittim. Annem, babam, abim doktor ama annemin sanata hep ilgisi vardı. O yüzden beni hep destekledi. 23 yıl önce Türkiye’de moda tasarım bölümü yoktu. Kalıpçı, tasarımcı hepsi aynı sanılırdı. Şimdi çok gelişti. O dönemde bu eğitimi almak için annemin de desteğiyle Londra’ya gittim. İyi ki de gitmişim.
- Böyle bir marka olabileceğinizi öngörüyor muydunuz?
- Kesinlikle düşünemezdim. Ben öğrenciyken tek isteğim ünlü bir modaevinde çalışmaktı. Hatta Balenciaga’da çalışmayı isterdim. Çünkü öyle bir moda devinin parçası olmak istiyordum. Ama şu anda düşüncem; hayatı akışına bırakıp, açılan kapılardan girmek gerekli. Olmayan şeyleri çok zorlamadan, olanları kabul edip ilerlemek. Açıkçası olan her şeyi ben sürekli gibi değil, bir kez olacak gibi düşünüyordum ama ilerledi ve güzel yerlere açıldı. Bence yaptığınız şeyleri sevmeniz çok önemli.

 

EGELİ KADINLAR TARZ KONUSUNDA DAHA CESUR
- Sizi bir kadında en çok ne etkiliyor?
- Ben genelde çocukluğumda etkilendiğim şeylerin ışığında koleksiyon hazırlıyorum. Koleksiyonlarımı tasarlarken herkesin içerisinde bir çocuk olduğundan yola çıkıyorum genellikle. Büyürken sosyal kurallar ile bu çocuklar baskılanıyor, kutulara konuyor ama hiç bir zaman bastırılamıyor. Benim koleksiyonlarımda amacım hep o çocuklara ulaşmak, kadınların içlerindeki o küçük kız çocuğunu yakalamak. Ergenliğe kadar ağaçlara tırmanan, erkeklerle oynayan ama feminenleşmeye başlayınca içine dönen, bununla baş etmeye çalışan kızlar vardır. Hep bir şeyleri eksiktir, mesela saçları hep dağınıktır vs. Benim rol kızım, tasarladığım kadınlar hep onlar. Kıyafetlerim hep feminen, romantik belki ama aslında o içinde bir erkek çocuğunu da barındıran kızlar var koleksiyonlarımda.
- Türk kadınlarını tarz açısından nasıl görüyorsunuz?
- Bence kadınlarımızın yetiştiği kültür açısından renk kullanımı çok güzel. Sadece biraz cesaretsizlik seziyorum. Bunun nedeni de bence etraf ne der diyerek kendilerine uyguladıkları mahalle baskısı. Çünkü geçmişten gelen renk ve giyim tarzımız çok zengin. Bence kadınlarımız daha renkli olmalı. Yine de Egeli kadınları biraz daha ayrı tutuyorum, çünkü onlar daha cesur ve rahat olabiliyor.

 

TASARIMLARIMIZ KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİMİZİ YANSITMIYOR
- Bora Aksu mağazaları nerelerde yar alıyor?
- Şu an 12 mağazamız var. Asya’dan başladık, Şangay, Hong Kong, Beijing, Hanzou’da mağazalarımız var. Kore ve Tayland’da da açmayı düşünüyoruz. Çünkü Asya ekonomisi yükselişte. Orada mağazalarımızı oturttuktan sonra Avrupa’nın büyük şehirlerini de düşünüyoruz. Ortaklarım, yatırımcılarım var ama ben tasarım ruhumu asla kaybetmemeye çalışıyorum. Hala öğrenciymişim gibi hazırlıyorum koleksiyonlarımı. İnsanın amatörlüğünü asla kaybetmemesi gerekiyor. Tasarımlarımı hep kendimle başbaşa kalarak yapıyorum. Yaratıcılık gerektiren her işte bu şart.
- Tasarım anlamında Türkiye’yi nerede görüyorsunuz?
- Benim gençliğime göre çok büyük gelişme var. Ne çok bölüm açılmış şaşırıyorum. Ama tabii yine de gidilmesi gereken çok yol var. Bence Türkiye’de bir tasarım dili oluşmalı. İnsanlar İstanbul’u, güzelliğini, katmerleşmiş tarihini görmek için gidiyor. İşte bunu tasarıma da yansıtmak gerekiyor. Henüz bunu oluşturamadık. Bu zamanla olacak bir şey. Ben sadece etnik kıyafetler yapalım demiyorum o kültürel zenginliği yansıtalım diyorum. Yani İngiltere’deki bir moda yazarının dikkatini çekmeli ve bu konuda yazı yazmalı.
- Türk gençlerinin tasarım alanındaki çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
- Ben arada sırada Türkiye’ye eğitim vermeye geliyorum. O gençlerin sınırsız hayal güçleri, yaklaşımları beni çok etkiliyor. Ama öte yandan çoğunda bir karamsarlık ve umutsuzluk da var. Ben bu tasarımları yapsam da ne olacak ki, bu iş nereye gider ki gibi düşünceleri var. Ben eğitimlerimde bunları kırmaya çalışıyorum. Kötümser düşünce tarzından çıkarıp, her birinin kendi gücünü keşfetmelerini istiyorum. Sanırım bu yıllarla ancak değişecek bir şey.

 

HİÇ KIYAFETİ OLMAYAN ANNEANNEMİ DÜŞÜNEREK KOLEKSİYON TASARLADIM
- Defilelerinizi hep bir konsept dahilinde mi tasarlıyorsunuz?
- Benim koleksiyonlarımla mutlaka kişisel bir bağ kurabilmem gerekiyor. Koleksiyonlarımın o yüzden mutlaka bir hikayesi olması gerekiyor. Bazen bu ailemle ilgili oluyor, bazen etkilendiğim kişiler oluyor. Mesela geçen yaz defilesinin konseptini anneannem üzerine belirlemiştim. Anneannem Aydınlı, genç yaşta evlenmiş dedemle. Trajik bir gençliği olmuş. Annesini küçükken kaybetmiş, evin yükünü taşımış. Evlendiklerinde ikisi de çocukmuş. Anneannemin hiç kıyafeti yokmuş. Bir günlük bir de özel günlerde giydiği kıyafeti varmış. O yıllar yokluk yılları malum. Koleksiyonumun amacı anneannemin gençliğini düşünerek o genç kıza bir gardrop tasarlamaktı. Anneannemin ismi Emine’ydi, ben de o koleksiyona Emine adını vermiştim.
- Bu yıl Londra Moda Haftası’nda neler olacak?
- 15-19 Eylül’de düzenlenecek olan moda haftasında bu yılda yerimizi alacağız. Dünyanın en önemli modacısı, stilistleri ve moda severler 1 hafta boyunca etkinliği ilgiyle takip ediyorlar. Burada düzenleyeceğimiz 2018 yaz defilesinde Gaziantep’in Kutnu kumaşına hayat vereceğiz. Kutnu’nun orijinal renkleri olan koyu kırmızılar, mavi, pembe, turkuaz ve lila defilenin ana renk platini oluşturacak. Bu harika kumaşın tanıtımı için elimden geleni yapacağım.

 

 

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin;
SARAY KUMAŞI KUTNU
LONDRA’DA TANITILACAK
“Bora bey gerçekten Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli modacılardan biri. Kendisine Kutnu’yu anlattığımda yerinde görüp incelemek istediğini söyledi ve bizi kırmayıp geldi. Kentte 16. yüzyıldan bu yana dokunan, bir dönem Osmanlı padişahlarının kaftanlarının da dikildiği bunun içinde “saray kumaşı” olarak da bilinen Kutnu, İngiltere’nin Başkenti Londra’da 15 Eylül’de düzenlenecek olan “Londra Moda Haftası’nda” katılımcıların beğenisine sunulacak ve en iyi şekilde tanıtılacak. Moda haftasını bildiğiniz gibi binlerce gazeteci ve moda meraklısı takip ediyor. Kentimiz için mükemmel bir tanıtım olacak.”

X