"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

İzmir gastronomide dünyanın 22 şehri arasında

GÜNÜMÜZDE turizm, klasik anlayıştan farklı olarak değişik temalar üzerinden gerçekleştiriliyor.

Bunlardan biri de gastronomi, yemek kültürü. Bu açıdan, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmamızın yanısıra Ege Bölgesi kendine has dokusu, iklimi ve yerel lezzetleriyle öne çıkıyor. Bu anlamda, dünyanın farklı coğrafyalarından 22 kentin yer aldığı “Dünya Gurme Kentler Ağı” DELICE’ye de üye olan İzmir, Barcelona, Brüksel, Helsinki, Lizbon, Madrit, Montreal, Osaka ve Chicago gibi önemli kentler arasında yerini aldı. Delice üyeliğinin önemini ve İzmir’e neler kazandıracağını Reseau Delice Yürütme Kurulu Üyesi-İzmir Temsilcisi Sırma Güven ile konuştuk. Sohbetimizi Urla’nın güzel mekanı Ayerya Kafe’nin güzel atmosferinde gerçekleştirdik.

İzmir gastronomide dünyanın 22 şehri arasında

 

- Delice İzmir Temsilciliği’niz nasıl gerçekleşti? Gastronomi ile nasıl ilgilenmeye başladınız?

 

- 1930 yılından bu yana pamuk başta olmak üzere tarım ve hayvancılıkla ilgilenen Sökeli bir ailenin ferdiyim. Çocukluğum boyunca hep sağlıklı ve doğal beslenmenin önemsendiği, gelenek ve göreneklerin yeni nesillere aktarıldığı, adabı muaşeret ve sofra kurallarına önem verilen bir ailede büyüdüm. Ne organik tarımdan bahsedilirdi ne de gezen tavuklardan, damak zevkine düşkün babam sayesinde tüm ürünlerin zaten hep doğalına ve kalitelisine kolayca ulaşabiliyorduk ve alıştığımız sistemin aslında ne denli değerli olduğunun çok sonra farkına vardım. Bakır tencere yemeği ve anne mutfağı ağırlıklı geleneksel Ege Mutfağı’na dair her şeye her zaman ilgi duydum. İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans derecemi Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden aldım. 2000 yılında Fransa’nın Besançon şehri CLA kurumunda, 2009 yılında Fransız Devlet Bursu ile Nantes şehrinde “Mesleki Fransızca” üzerine eğitim aldım. Gastronomi Terminolojisi ve Fransız Mutfağı üzerine çalışmalara başladım. Kurumsal Girişimcilik yüksek lisans çalışmamın başlaması ile birlikte, İzmir Ekonomi Üniversitesi Uygulamalı Yönetim Bilimleri Yüksekokulunda Koordinatörlük görevine getirildim. Derslerim yanı sıra, Dünya Gurme Şehirler Birliği “Reseau Delice” İzmir delegesi görevini yürütmekteyim. Yemek kültürümüzü Delice Ağı Üyeliğimiz ile geliştirirken hem İzmir mutfağımızı, Ege mutfak kültürümüzü diğer kentlere aktarmaya devam ediyor hem de Gastronomi turizmi konusunda bizden çok ileride olan dünya başkentlerinin deneyimlerinden yararlanmaya devam ediyorum. Sanırım iş hayatındaki en kuvvetli tarafım, hayal kurabilmem, çalışkanlığım, iş geliştirmem ve en önemlisi sebatım. Fikir aslında herkeste var, ama esas zorluk fikirleri hayata geçirebilmekte. Sanırım bunu başarabiliyorum. Yaptığım işlerin bağlı olduğum kurum tarafından kıymetinin bilinmesi beni yüreklendiriyor. İzmirli olmanın sorumluluğunu da kente dair projeler gerçekleştirerek keyifle yerine getiriyorum.

 

EGE OTLARINI BAVULLARLA FRANSA’YA TAŞIDIK

 

- Delice Dünya Gurme Şehirler Ağı nasıl bir oluşum? Kimler üye olabiliyor?

 

- “Le Réseau des Villes Gourmandes du monde” “Dünya Gurme Kentler Birliği” dünyanın farklı ülkelerinden mutfağı ile öne çıkan 22 kentin üye olduğu bir oluşum. Yerel mutfak kültürlerinin, bölgesel ürün ve lezzetlerin dünyaya tanıtılmasını amaçlıyor. Üye kentlerin gastronomi alanındaki tüm konularda işbirliği yapmaları, bilgi ve deneyimlerini paylaşabilecekleri özel bir platformda buluşmaları için olanaklar sağlar. Birlik, üyesi olan kentlerdeki etkinlik ve projeleri destekleyerek gastronomi alanında fark yaratmalarını sağlayacak tanıtıcı bir araç görevi de üstlenir. Yerel lezzetlerinin korunmasının yanı sıra “fine dining ” yemek kültürünün güçlendirmesine de destek verir. Mutfak mirası kuvvetli, yöresel ürünlerin öne çıktığı bir mutfak kültürü olan, gastronomi alanında büyük projelere imza atmış ve kalkınma planı dahilinde gastronomiye yer veren ve gerçekleştireceğini taahhüt eden, kabul sürecini ve hazırlanacak rapor ve dökümanları göze alan her kent başvuruda bulunabilir.

 

- İzmir’in Delice’ye katılımı nasıl gerçekleşti?

 

- 8500 yıllık tarihe sahip, göçlerle gelen farklı mutfak mirasları ile de harmanlanmış düğün yemeklerimiz, sokak lezzetlerimiz, sağlıklı ege otlarımız ve deniz ürünlerimizle zengin bir mutfak kültürüne sahibiz. Bu mirası uluslararası platformda tanıtmak üzere İzmir Ekonomi Üniversitesi Mutfak Sanatları ve Yönetimi Bölümü olarak 2012 yılında Avrupa’dan ortak kuruluş, dernek ve ödüllü şefler ile “Ege Mutfağı’na Yıldız Kazandırma Projesi”ni başlattık. Proje farklı aşamaları ile iki yıl sürdü. Ege otlarını bavullarla Fransa’ya taşıyıp tanıtım yaptık, buraya davet ettiğimiz yabancı şeflere şevketi bostan pişirttik. Pazarları, üreticileri de gezdirdik. Ülkemize gelen her yabancı misafirin mutfağımıza hayran kaldığı gibi onlar da mutfağımızı, doğal ürünlerimizi, sağlıklı otlarımızı konuşmaya başladılar. Avrupa’daki işbirlikçilerimizin olumlu referansları ile 2014 yılında projeyi genişleterek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de onayı ile İzmir’in Ege Mutfağı ile Dünya Gurme Şehirler Ağına üye olması için başvuruda bulunduk. Büyükşehir Belediyesi ve bölümümüz tarafından detaylı hazırlanan rapor ve tanıtımlar ile yürütülen süreç başarıyla sonuçlandı. İzmir, 4 kıtadan 22 kentin üye olduğu “Dünya Gurme Şehirler Ağı’na 2015 Ocak ayında üye şehir olarak kabul edildi. Fransa’nın Lyon kentinde imzalanan protokol ile Ege ve İzmir mutfağını tüm dünyaya tanıtma fırsatını yakaladık. Lyon şehrinin başkanlığında, Barcelona’dan Chicago’ya Osaka’dan Helsinki’ye, Brüksel’den Lizbon’a kurulmuş geniş bir ağa kentimiz İzmir de eklendi. Yürütme kurulunda görev aldığım Delice toplantılarında güçlü gastronomi stratejileri olan Montreal, Barcelona, Lozan gibi kentlerin arasında İzmir in de konuşulmasının bir İzmir sevdalısı olarak bana verdiği gurur ve mutluluğu tarif edemem.

 

GASTRONOMİ ALTERNATİF TURİZM DALI

 

- İzmir bu oluşumda nasıl öne çıkıyor? Nasıl fark yaratıyor?

 

- Delice birliğinin kentlerin gastronomik kimliklerinin oluşturulmasında önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Bu kimliği doğru kurgulayabilmek için ise uluslararası konferans, çalıştay ve gastronomi etkinliklerinin organize edilmesi, yine gastronomi ile ilgili sanatsal çalışmaların yürütülmesi, tanıtım etkinlikleri gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ege kültürünün gastronomi ile ilişkisini ve ilişkinin destinasyon turizmine etkisini tartışmak amacı ile 2015 yılı aralık ayında Fuar İzmir’de, Travel Turkey fuarı kapsamında “Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi” gerçekleştirdik. Farklı inançların etkileşiminden oluşan İzmir mutfak kültürünün ve bölgede gerçekleşen birçok projenin de tanıtıldığı kongre başta Delice üye şehir delegeleri olmak üzere, konu ile ilgili birçok akademisyenin, dünyanın önde gelen turizm uzmanı ve eğitimcinin, sektörden uzman kişilerin İzmir’de bir araya gelmesini sağladı. Başta birlik başkanı Jean Michel Daclin olmak üzere üye şehir temsilcileri ve Executif Comitees yeni üye olmamıza rağmen tüm yapılan çalışmaları, kurduğumuz işbirliklerini takdirle karşılıyor. Bu tarz organizasyonların uluslararası bir platformda gerçekleştirilebilmesi için birlik yönetimi kanalı ile tüm üye şehirlerden destek alabiliyor, ortak çalışmalar yürütebiliyoruz.

 

- Delice üyeliği İzmir ve Türkiye ye neler katacak?

 

- Delice üyeliğimiz mutfak kültürümüzü dünyaya tanıtmamızı, özellikle batı Ege’de 12 ay gerçekleştirebileceğimiz kentsel pazarlamada önemli bir yere sahip gastronomi turizmini alternatif bir turizm dalı olarak kabul etmemizi sağlayacak. Kaliteli gastronomi etkinliklerin fazlalaşması, konu ile ilgili projelerin üretilmesi, yemek yarışmaların yapılması, tematik pazarların artırılması, gıda fuarlarının geliştirilmesi, yöresel lezzetlerin ön plana çıkartılarak bu tür etkinliklere daha çok yer verilmesi kentimizi hem Türkiye’de, hem de dünyada doğru tanıtabilmemize olanak verecektir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İzmir Ticaret Odası başkanı Ekrem Demirtaş’ın çok büyük desteği ile Delice kapsamında gerçekleşen tüm projeleri kentte bir harekete dönüştürme çabasındayız. Ege Mutfağı’nı markalaştırarak gastronomi turizminde etkin olarak yer alabilmesi için birçok kurum ve kuruluş ile ortak yürütülen birden fazla proje aynı anda devam ediyor. Eminim ki İzmir gastronomi turizmi konusunda çok hızlı yol kat edecek ve gelecek yıllarda bölgesel ve yerel kalkınmanın yanı sıra kentin imajına da doğrudan etki edecek olan gastronomi konusunda da İzmir önde gelen kentlerimizin başında gelecek.

 

YEMEK, TURİZMİN EN ÖNEMLİ NEDENLERİNDEN

 

- Turizm açısından ne gibi bir önemi var?

 

- Turistlerin seyahat tercihlerinde en güçlü üç nedenden biri “yemek”, yani “gastronomi”dir. İzmir çok kültürlü yapısı ile önemli bir gastronomi destinasyonu olabilecek bir kent. Böylesine eşsiz bir zenginliği, böylesine büyük bir potansiyeli bugüne kadar alternatif turizm dalı olarak değerlendirememiş olmamız çok üzücü. Gastronomi turizmi bölgesel ve yerel kalkınmanın yanı sıra kentin imajına da doğrudan etki edecektir. Haziran ayında İzmir’de gerçekleşecek Dünya Gurme Kentler Birliği toplantısında 22 üye şehir temsilcisini İzmir’de ağırlayacağız.

 

- Enginar Festivali gibi etkinliklerin bu anlamda nasıl bir önemi var?

 

- Bölgesel mutfağımızın markalaştırılmasında doğru projelerin olduğu kadar kaliteli gastronomi etkinliklerin de önemi büyüktür. Uluslararası etkinlikler destinasyona katma değer katarak pazar yaratılmasını sağlar. Delice üyeliğimiz kapsamında İzmir’de gerçekleşen ilk büyük etkinlik “Urla Enginar Festivali’dir. Geçen sene ilkini gerçekleştirdiğimiz ve bizzat festival direktörlüğünü üstlendiğim festival; birlikte hareket etmenin getireceği başarıya en güzel örnektir. Gelenekselleşme yolunda olan Festival, ilçeye gastronomik kimlik kazandırılmasına destek olmuştur.

 

ENGİNAR TÜM KALBİYLE SİZİ ÇAĞIRIYOR

 

- Bu yıl enginar festivali kapsamında neler yapılacak?

 

- Festivali kurgularken en önem verdiğimiz konu Urla’nın mutfak zenginliğinin öne çıkarılmasıdır. Yerel ürün olan sakız enginar ile Türk ve yabancı şefler kapılar ardında değil meydanlarda gençlerle, esnafla, Urlalılarla yemek yaparak, tadım etkinlikleri gerçekleştirecek. Delice üye şehirlerden Letonya, Bruxelle, Lyon’nun yanı sıra Hollandalı, Faslı ve çok sayıda ünlü Türk şeflerden atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri hazırlıyoruz. Profesyonel şeflerin yanı sıra “Ninelerimizden torunlara” diye adlandırdığımız unutulmaya yüz tutmuş yerel mutfağımızın genç nesillere aktarımına fayda sağlayacağını düşündüğümüz birçok etkinlik de gerçekleşecek.

 

- Enginar festivalinin bölgeye ne gibi bir etkisi var?

 

- Geçen yıl gerçekleşen festival de Urlaya 18 bin araç giriş yaptı, festival haftalarca Türk ve yabancı basında yer buldu. 600 stant açıldı, 30 bin kök enginar satıldı, en önemlisi festival sonrası enginar dikim alanları yüzde 30 arttı. “Enginar Tüm Kalbi ile Sizi Çağırıyor” sloganı ile herkesi bir çatıda toplamayı başardığımız Urla Enginar Festivali öyle bir festival ki STK üyelerinden akademisyenlere, esnaf ve çiftçiden amatör profesyonel şeflere, sanat sokağındaki tüm sanatçılara, köy okullarından üniversite öğrencilerine, kadın üreticilerden işletme sahiplerine herkesin gönüllü olarak, keyifle çalıştığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun desteklediği, birlik ve beraberlik örneği... Sanıyorum yakalanan başarının da sırrı bu birlik ve beraberlikte...

X