"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Hedefimiz her alanda başarı

Çocuklarımız ne kadar değerliyse, alacakları eğitim de bir o kadar önemli. Bu konuda İzmir çok şanslı çünkü birçok eğitim kurumu ‘Nasıl daha iyi eğitim veririz?’ diyerek kendilerini geliştirmeye çabalıyor. Bunlardan biri de özellikle uluslararası eğitim programlarıyla öne çıkan Işıkkent Eğitim Kampüsü. Ege Bölgesi’nin tek Uluslararası Bakalorya Organizasyonu - ‘İlk Yıllar Programı’ yetkisine sahip eğitim kurumu olan Işıkkent Eğitim Kampüsü’nün Genel Müdürü Canan Harmancı ve ÇESVAK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bültent Akgerman ile sohbet ettik.

Bülent Akgerman - ÇESVAK Yönetim Kurulu Başkan Vekili
- Işıkkent Eğitim Kampüsü yola hangi hedeflerle çıkmıştı? O günlerden bugünlere gelinen noktayı özetler misiniz?
- Işıkkent Eğitim Kampusü, Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı, ÇESVAK tarafından kâr amacı olmadan, geleceğin eğitim sistemine model olması ve öğrenci merkezli anlayışla eğitim sistemimize artı değer katması hedefiyle bir vakıf okulu olarak 1998’de kuruldu. Türk Milli Eğitim Sistemi’nin gereklerine uygun olarak, geniş bir uluslararası vizyonla anaokulundan üniversiteye kadar eğitim veriyoruz. 100 öğrenciyle başladığımız eğitim yolculuğumuzda bugün bin kişilik bir aileyiz. Eğitim sektöründeki küresel yenilikleri ve gelişmeleri yakından takip ederek, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatlarını temel öğretim anlayışı ve hedefi olarak kabul ediyoruz, ancak bilim üretim düzeyleri yüksek, gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleriyle aynı standartları sağlayabilmek amacıyla uluslararası öğretim programlarını uyguluyoruz. Bu kapsamda Uluslararası Okullar Konseyi-CIS ve CIE-Cambridge International Examinations akreditasyonlarını alan okulumuz, Uluslararası Bakalorya Organizasyonu-IBO tarafından, Ege Bölgesi’nin tek IB-PYP İlk Yıllar Programı yetkisine sahip oldu. Hedefimiz donanımlı, çok yönlü, global dünyada rekabet edebilecek, yetkin bireyler yetiştirmek. Öğrencilerimizin 21. yüzyılda hangi bilgi, beceri, tutum ve değerlere sahip olmaları gerektiğini biliyoruz ve eğitim programlarımızı buna göre yapılandırıyoruz.

Hedefimiz her alanda başarı

- Bugüne kadar mezun olan öğrencilerinizden fark yaratanlar var mı?
- Bugüne kadar 6 dönem mezun verdik. İlk 2 dönem üniversiteyi bitirdi. Bir kısmı yüksek lisans programlarına devam ederken, bir kısmı iş hayatına atıldı. İngiltere’de ya da Türkiye’de üst onur derecesiyle mezun olup yurt içinde veya dışında Pfizer, Procter & Gamble gibi uluslararası şirketlerde göreve başlayanlar var. Yurt dışında diş hekimliği, genetik ya da astrofizik dalında PHD programına veya satış- pazarlama, mühendislik dallarında master programlarına yerleşenler var. Öğrencilerimiz akademik ve mesleki hedeflerine doğru yürürken, aynı zamanda sivil toplum örgütlerinde aktif rol aldıklarını, üniversitesinin voleybol takımının as oyuncusu olarak şampiyonluğunda pay sahibi olduğunu, bir başkasının orkestra kurduğunu, diğerinin 2016 yelken olimpiyatlarına hazırlandığı ya da modellik yaptığını öğreniyoruz. Eğitim felsefemizde hedeflediğimiz mezun profilinin gerçek hayatta yerini bulduğunu görmek bizlere ne kadar bir doğru iş yaptığımızı bir kez daha gösteriyor.

Canan Harmancı - Işıkkent Eğitim Kampüsü Genel Müdürü
- İzmir’e gelişiniz nasıl oldu? Daha önce nerelerde görev aldınız?
- İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Eğitimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede dilbilim alanında yüksek lisansımı tamamlayarak öğretmenlik mesleğine, Ankara Üniversitesi Türkçe Eğitim Merkezi’nde okutman olarak başladım. Kariyerimin son 18 yılında İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent Lisesi’nde müdür olarak görev yaptım. İzmir’e gelişim ise Işıkkent Eğitim Kampusü’nün kurumsal değerleriyle örtüşen eğitimcilik anlayışımın sonucudur. Işıkkent Eğitim Kampusü gibi ulusal ve evrensel değerleri özümsemiş, öğrenci merkezli, ilkeli ve güvenilir bir vakıf okulunda görevime devam ediyor olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Hedefimiz her alanda başarı

- Çocuklarımızın ‘Yerel Değerlerin Farkında Olan Dünya Vatandaşı Bireyler Olarak” yetişrmesini’ istiyoruz. Bu anlamda neler yapıyorsunuz?

Günümüz dünyasının ihtiyaç duyduğu bireyi yetiştirebilmemiz, öncelikle bireyin üst düzey potansiyelinin ve yapabilirliklerinin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesiyle mümkün. Çoklu zekâ kavramı üzerinden her bireyin farklı öğrenme türü ve alışkanlığı olduğunun farkındayız. Öğrencilerimizin hangi zekâ türüne daha yakın veya yatkın olduklarını yapılan gözlemlerle tespit edip, ders içi ve dışı etkinliklerimizi çeşitlendirerek her bireyin algısına ve öğrenme alışkanlığına hizmet etmesine özen gösteriyoruz. Eğitim anlayışımız, ezbercilikten uzak, bilginin sorgulanmasına fırsat yaratan, öğrencinin üst zihinsel algı ve aktarım becerilerinin gelişimine katkı yapan açık uçlu sorulara dayanıyor. Bu anlayış bir yandan öğrencinin akademik bilgi edinim sürecini destekliyor, diğer yandan düşüncesini özgüven kazanarak aktarmasını sağlıyor.

DOĞRU SEÇİM YAPIYORLAR
- Genel olarak akademik başarı, gerçek başarı olarak algılanıyor. Oysa gerçek hayatta sadece akademik başarı yetmiyor. Okulunuzda ‘başarı’ algısı nasıl?
- Haklısınız. Bize göre başarı; öğrencinin kişisel becerilerine uygun hedefler koymasını sağlarken, bu hedeflere ulaşabilmesi için ona rehberlik etmek, sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarması için fırsatlar yaratmak. Eğitim anlayışımız, öğrencinin kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve öğrendiği bilgileri yaşamına entegre ederken toplumsal duruşunu kazanabilmesine dayanıyor. Ayrıca kaliteli eğitimin okulun her bir öğrencisi üzerinde gözlemlenebilir artı değerle ölçülebileceği inancındayız. Öğrencilerimizi sadece akademik başarıyla değil bir bütün olarak takdir ediyoruz.


- Koçlukla ilgili bir ödül kazanmıştınız. Bunun sürdürülebilirliğini nasıl sağlıyorsunuz?

- Öğrencilerimizin kendilerini keşfetmeleri ve yaşamlarına yönelik hedefler belirlemelerini çok önemsiyoruz. Koçluk çalışmalarıyla, öğrencilerin güçlü ve doğru sorularla hedef belirlemesine yardımcı oluyoruz. Onları harekete geçmeleri için yüreklendiriyoruz. Kısacası hayata hazırlıyoruz. Belirledikleri hedeflere yürüme yolunda olası ünversite programlarını araştırmak ve bu programlara yerleşebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmak üzere rehberlik çalışmalarımız da var. Okulumuzda, öğrencilerimizin lise sonrası yaşamlarını hedef ve beklentilerine göre şekillendirmelerine yardımcı olacak, yurt dışı ve yurt içindeki üniversitelere başvurlar konusunda kendilerine yol gösterecek profesyonel bir kadro bulunuyor. Yüksek Öğretim Planlama ve Danışmanlık Ofisimiz yıl içinde düzenlediği kariyer günleri ve yurt içi, yurt dışında eğitim sunumları ile öğrencilerin üniversiteler ve kabul koşulları hakkında detaylı bilgi sahibi olmalarını sağlıyor. Üniversiteleri ve meslek gruplarını yakından tanıma fırsatı bulan öğrencilerimiz kendi hedeflerine yönelik en doğru seçimleri yapıyorlar.

EGE’NİN TEK ULUSLARARASI İLK YILLAR PROGRAMI
- Uluslararası akademik programlarınızdan bahsettiniz. Bunlar hedeflerinizi nasıl destekliyor?
- Hedeflerimize ulaşmak için, yenilikçi öğrenme ve öğretme yöntemlerini anlayıp bunlardan yararlanıyoruz. Bir de öğrencilerimiz ve kendimiz için yüksek beklentiler yaratıyoruz. Öğrencilerin eleştirel düşünüp, bağımsız öğrenebilecekleri ve risk alabilecekleri güvenli bir ortam yaratarak, kendi deneyimlerinden öğrenmelerini sağlıyoruz. Bunun için de seviyelerine uygun düşünme odaklı öğrenme süreçlerine dâhil ederek entelektüel, sosyal, duygusal ve fiziksel açılardan gelişimlerini destekliyoruz. Öğrencilerin tercihte bulunmalarına, lider olmalarına ve sorumluluklarını yerine getirmelerine fırsat veriyoruz. Çocuklarımız ilkokul 1. sınıftan itibaren yerel ve uluslararası toplum hizmet çalışmalarına dâhil oluyor. Duyarlı, kendini başkalarının yerine koyabilen, saygılı ve hoşgörülü bireyler olmaları için destekliyoruz. Tabi, bunları yaparken de farklı uluslararası akademik programlardan faydalanıyoruz.


- Bakalorya gibi özellikle uluslararası programlara,işbirliklerine önem veriyorsunuz ki bu konuda Ege’de teksiniz sanıyorum.
- IB-PYP (Uluslararası Bakalorya İlk Yıllar Programı), eğitim felsefemiz ile tam bir uyum içerisinde olup, eğitim anlayışımızın pedagojik çerçevesini oluşturuyor. Öğrencilerin bütünsel gelişimini merkeze alan, her öğrencinin farklı olduğu bilinciyle hareket eden, öğrenmede öğrencilerin aktif olmasını öngören ve öğrenmenin bir süreç olduğu gerçeğiyle disiplinler arası çalışmanın önemini vurgulayan bu pedagojik çerçeve, anaokulu ve ilkokulumuzda MEB programıyla uyumlu bir şekilde uygulanıyor. Ortaokulumuz da IB-MYP (Orta Yıllar Programı) yetkilendirmesi için aday okul konumunda. Hedefimiz lisemizi de yakın bir zamanda IB diploma seviyesine taşımak.

ÖĞRETMEN DEĞİL REHBER OLMAYI BENİMSİYORUZ
- Gelişen ve hızla değişen teknolojik dünyada çocuklar da değişiyor. Onlara uygun öğretim verebilmek adına neler yapıyorsunuz?
- Proje tabanlı bir eğitim anlayışımız var. Bunu bilinmeyenden bilinene gitmek veya bilinenden yeni bir bilinmeyen yaratmak amacıyla kullanıyoruz. Bizler bu öğrenme sistemi üzerinden öğrencilerimizin ilgi ve merak duydukları konuları öğretmen önderliğinde veya grup çalışmasıyla derinlemesine incelemelerini sağlarken, eleştirel bir yaklaşımda bulunmalarını, ezbercilikten uzaklaşmalarını, bilgiyi kullanmalarını, öğrenme çıktılarını doğrudan deneyimleyebilmelerini önemsiyoruz. Öğrenmenin temeli olan sorgulama ve soru sorma sınıfların birçoğunda görmezden gelinir ve iyi bir akademik ortam deyince nedense sessiz oturan, dersi dinleyen ve verilen bilgileri olduğu haliyle kabul eden ortamdan bahsederiz. Oysa; çoklu zekâ kavramı, farklı öğrenen ve öğrencinin algı düzeyleri nedeniyle bu tür ortamlarda sağlıklı ve kalıcı bilgi edinilmesinin mümkün olamayacağını gösteriyor. Bilginin öğrencilerin merak ettikleri bir soruya yanıt vermediği takdirde o bilgiyi anlamakta, düzenlemekte, yorumlamakta ve hatta uygulamakta zorlandığını biliyoruz. Bu nedenle derslerimizde, ünite ve konuların hazırlık aşamasında; öğrencilerin cevabını merak ettikleri bir soruyla derse başlamalarına özen gösteriyoruz. Büyük sorular ilgi çekmekle kalmıyor; aynı zamanda öğrencilerin büyük bir kısmının sorduğu “Bunu neden öğrenmek zorundayım?” sorusuna da yanıt oluyor.


- Farklı bir öğretmen ve öğrenci anlayışınız var. Bu anlayıştan bahseder
misiniz?
- Öğreten değil, rehberlik eden olmayı önemsiyorsunuz. Işıkkent’te öğrenciler eğitime katılımcı. Bir K-12 okulu olarak öğrencilerin öğrenmeyi hayat boyu devam eden heyecan verici bir süreç olarak yaşamalarını istiyoruz. Öğrenme sürecinde öğrencilerin araştırması, sorgulaması, keşfetmesi ve bilgiyi tüketen değil üreten olmalarını hedefliyoruz. Sınıf ortamını öğrenme, paylaşma ve uygulama ortamı olarak üçe ayrıyoruz. Bu yolla öğrencinin akademik, sosyal ve beceri gelişimlerini aynı anda ele alıyoruz ve bu uygulama ile öğrencilere sorgulama, geri bildirim, araştırma ve doğrudan öğrenilen bilgiyi tecrübe etme fırsatı veriyoruz. Sınıf ortamında öğrencinin aktif, öğretmenin ise yönlendirici olmasına ve öğrenene süreç içerisinde rehberlik etmesine özen gösteriyoruz. Öğrenme ortamını öğrencilerin kişisel seçimler yapacakları, fikir ve teoriler geliştirecekleri, grup çalışmaları gerçekleştirecekleri şekilde kurguluyoruz.

‘İKİ DİLLİ İŞBİRLİKÇİ’ YÖNTEMİYLE DİL ÖĞRETİYORUZ
- Kampusünüz yetişkinlerin bile tekrar öğrenci olmak isteyeceği bir yer. Ne gibi imkanlar sunuyorsunuz öğrencilerinize?
- Kampusumüz, eğitim programını zenginleştiren, çok amaçlı, işlevsel ortak kullanım alanlarına sahip mükemmel bir eğitim kompleksi. Sınıflarımız, sağlıklı öğrenme koşulları ve dersin gereklerine göre yapılandırıldığından geniş ve aydınlık ortamlar. Öğrencilerin sanat, müzik ve spor alanlarında gelişimlerini çok önemsediğimizden kapalı yüzme havuzumuz, spor salonlarımız, seramik ve resim atölyelerimiz, dans ve müzik odaları, 450 kişilik oditoryum, 550 kişilik amfitiyatromuz ve modern bir kütüphanemiz var. Bir başka özelliğimiz de 16 bin 500 m2 alana yayılmış geniş çim saha, oyun alanları ve bitki ekim bahçemiz. Kısacası, öğrencileri fiziksel ve ruhsal açıdan koruyup destekleyen güvenli bir kampüs ortamımız var.


- İngilizce eğitimine anaokulunda başlıyoruz.
- Bize göre yabancı dil öğretimi anaokulunda başlar. Bilimsel araştırmalara göre, çocuklar için yabancı bir dili öğrenmenin en etkili yolu, küçük yaşlardan itibaren dili günlük rutinlerinde deneyimlemeleri. O nedenle, anaokulu ve ilkokulumuzda ana dil gelişiminin yanı sıra İngilizce öğretimine de büyük önem veriyoruz ve “İki Dilli İşbirlikçi Öğretim” yöntemini uyguluyoruz. Yabancı dil, İngilizce dersi dışında farklı alanlarda da deneyimlendikçe güçlendirilir gerçeğinden yola çıkarak, gün boyunca sınıfta bir İngilizce öğretmeni ve bir sınıf öğretmeni işbirliği içerisinde sınıf çalışmalarını yürütüyoruz. Derslerimizde akademik bilgilerin Türkçe verilmesinin yanı sıra İngilizce olarak da verilmesi, öğrencilerimizin günlük konuşma dilinden bağımsız branşlara dair terminolojik alt yapıyı kazanmalarına imkân tanıyor. İngilizce öğretimini, bütün düzeylerde, uluslararası standartlarda ve ağırlıklı olarak yabancı öğretmenlerle güçlendiriyoruz.

X