"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Hayatın değerini anlamıyorsan bir doz kemoterapi al ve anla

ON savaşçı güzel kadın, meme kanseri teşhisi konduktan sonra ‘ne yapabiliriz’ diye interneti aşındırırken, Instagram sayesinde tanışıp birbirlerine destek olmaya başlamışlar. Yaşadıklarını önce birbirleriyle paylaşmışlar, sonra her kadında farkındalık yaratmak amacıyla ‘10 Amazon Yüksek Doz Yaşam’ adlı kitapta toplamışlar.

Hayatın değerini anlamıyorsan bir doz kemoterapi al ve anla

Funda Değirmenci ve Rukiye Işık Doğdu, diğer arkadaşları Ayşe Durul Aslan, Ayşenur Parlak, Bilgen Denktaş, Elif Bozkurt, Filiz Uzunoğlu, Leyla Bahtiyar, Pınar Akçe, Rabia Ö. adına hikayelerini anlattılar... Onlardan öğreneceğimiz çok şey var...

Funda Değirmenci - 37

Hayatın değerini anlamıyorsan bir doz kemoterapi al ve anla

ARKADAŞIM İÇİN GİTTİM BENDE ÇIKTI

- Nasıl bir hayatınız vardı öncesinde?
- Gayet sağlıklı bir hayatım vardı. Daha doğrusu ben öyle düşünüyordum. Sigara kullanmazdım, spor yapardım haftanın 3 günü. Hayatım sporla geçiyordu, sağlıklı besleniyordum, fast food tüketmiyordum, doğal besinler yiyordum. Zamanında doğurdum, zamanında emzirdim. 2 çocuğum var, kilo sorunum yoktu. Ailemde de kanser hikayesi yoktu.
- Nasıl tanıştınız hastalıkla?
- Geçen yıl bir sabah, bir arkadaşım beni arayarak uyandırdı. ‘Göğsümde bir kitle farkettim, beraber hastaneye gidelim’ dedi. Ben de ona eşlik ettim. Gitmişken ben de kontrol oldum. Biyopsi yapıldı ve bende çıktı, onda çıkmadı.
- Sanki arkadaşınız sizin için kontrole gitmek istemiş...
- Kesinlikle. Zaten doktor 6 ay sonra gitsem çok geç kalınacağını söyledi. Arkadaşım sanki kendi için değil, esas benim için kontrole gitmek istemiş.

KANSERDEN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL

- Sonrası nasıl gelişti?
- Önce inanmak istemedim tabii. Yanlış çıkmıştır testler diye düşündüm. Ailem de sarsıldı ama eşim çok destek oldu. En büyük destek de eşten gelebilir zaten. Çünkü kemoterapi sırasında boşanan çiftler oluyormuş. Eşi destek olmayınca ‘Ben niye yıllarca beraber oldum bu adamla’ diyenler ayrılıyor. Ama güçlü evlilikleri de, daha fazla güçlendiriyor. Sonra ameliyat aşaması oldu. Doktorum ‘mastektomi ya da meme yapabiliriz’ dedi. Ben kararı mastektomiye karar verdim. 21 gün sonra kemoterapi başladı, hormon tedavisi oldu.
- Sizi nasıl etkiledi bu hastalık? Hayata bakışınız değişti mi?
- Kesinlikle bir öğreti oldu. Ne kadar boş şeylere üzüldüğümüzü, anlamsız şeyleri sorun ettiğimizi anlamama neden oldu. Yaşadığımız anın çok önemli olduğunu, hayatın kısa, geçmişin önemsiz olduğunu, geleceğin ise henüz gelmediğini ve onu yaratabileceğimizi anladım. Kanserden sonrası eskisi gibi olmuyor, güçlenerek çıkıyorsunuz.

HASTALIK EVRESİNDE BİRBİRİMİZE DESTEK OLDUK

- 10 Amazon grubuyla tanışmanız nasıl oldu?
- Instagram sayesinde tanıştık birbirimizle. Hastalık evrelerinde insan yatakta sürekli sosyal medyayla ilgileniyor. Biz ilk başta hamileliği evresinde teşhis konulan Nuray Hanım’ın ‘Bir Hayat Üç Melek’ sayfasını takip ediyorduk. Onu takip eden diğer kadınlarla tanıştık, whatsapp grubu kurduk. Birbirimize hikayelerimizi anlattık, destek olduk. ‘Bu hastalık hep güzel kadınları mı buluyor, çok fedakarız da ondan mı oldu?’ diyerek moral buluyorduk.
- Kitap yazma fikri nasıl gelişti?
- Gazeteci Leyla Bahtiyar da bu hastalığı geçirmiş. O bizleri bir araya getirdi ve hepimiz istediğimiz hikayeleri yazdık. Kemoterapinin tam ortasındaydım yazarken. Bu kitabı okuyan tedavi sürecindeki kadınlara destek olabilmek ya da sağlıklı olsa da okuduktan sonra kadınların kontrollerine dikkat etmesi bizim için çok anlamlı olacak. Kanserden korkmasınlar, geç kalmaktan korksunlar.

ŞÜKREDECEK O KADAR ÇOK ŞEYİMİZ VAR Kİ

- Şu an aynı süreci yaşayan birçok kadın var. Onlara neler söylemek istersiniz?
- Bunun geçici bir süreç olduğunu unutmasınlar. Çünkü gerçekten sağlıklı zamanlarınızı unutuyorsunuz, ‘ben hep böyle hasta mıydım yoksa’ diyorsunuz. Bir daha iyileşemeyeceğinizi sanıyorsunuz. İnsanlara karışamıyorsunuz, maskeli geziyorsunuz. Ama aslında bu süreç geçici, karanlıkların sonunda aydınlık günler geliyor. Kahverengi dallardan pembe çiçekler açabiliyor.
- Bu süreçte aldığınız en önemli dersiniz ne oldu?
- Hayatın değerini anlamıyorsan, zevk almıyorsan, bir doz kemoterapi al ve anla. Çünkü aslında şükredecek o kadar çok şeyimiz var ki… Şurada maskesiz oturabilmemiz, konuşabilmemiz, dokunabilmemiz, sarılabilmemiz... Aynaya baktığımızda kaşımızın, kirpiğimizin olması, giydiğimizin yakışması bunların hepsi o kadar önemliymiş ki... Bir de kendilerini düşünmeyi ihmal etmesinler, hayır demeyi öğrensinler. Çünkü fedakar ve duygusal insanların başına geldiğini düşünüyoruz.


Rukiye Işık Doğdu - 27

Hayatın değerini anlamıyorsan bir doz kemoterapi al ve anla

EMEN KIZIM ANLADI DOKTORLAR ANLAMADI

- Sizin hastalıkla tanışma süreciniz nasıl oldu?
- Bana da geçen yıl teşhis kondu. Öncesinde laborant olarak çalışıyordum. Eşimle 2,5 yıllık evliydik. Heyecanla bebeğimizi bekledik ve Eylül’ümüzü aldık kucağımıza. Kızım bir aylıkken sağ memeyi emmeyi bıraktı. Hep sol memeyi emmek istiyordu. İlk anda kadın doğum doktoruna gittim ve genel cerrahiye yollandım. Maalesef, 5 ay boyunca doktorlar oradaki oluşumun süt apsesi olduğunu sandı.
- Kızınız sanki size bunu anlatıp, hayatınızı kurtarmış...
- O bana gönderilen bir melek. Gerçekten kızım anladı, ama doktorlar anlayamadı. Kızım 6 aylıkken gittiğim bir hastanede biyopsi istendi. Çünkü artık memenin rengi değişmişti hem de meme ucunda içeri çekilme ve şişkinlik başlamıştı. Aslında tüm belirtileri taşımama rağmen genç olduğum ve emzirdiğim için anlaşılması geç oldu. Biyopsi sonucunda meme kanseri olduğum anlaşıldı.

KABUL ETTİM AMA SAHİPLENMEDİM

- Öğrendiğiniz zaman neler düşündünüz?
- Yeni evliyim, bebeğim var, hayatta yapmak istediklerim var. Kabullenmek hiç kolay olmadı. O nedenle ‘ben hastalığı kabul ettim ama sahiplenmedim’ diyorum. Davetsiz bir misafir ve günün birinde geldiği gibi gidecek. Belki giderken mememi de alıp götürecek, belki başka şeyleri de alacak. Biraz uzun bir süreç ama bana hayata farklı yönden bakmayı öğretti.
- Ailenizin tepkisi nasıl oldu?
- Ailem çok şaşırdı tabii, kimse beklemiyordu. Kimse kabullenmek istemedi, herkes şaşırdı. Biz acaba yanlış teşhis mi derken, bazı yerlerde metastaslar çıkınca nasıl bu kadar çabuk ilerlediği bizi daha da şok etti. Şu anda hepimiz kızımızın, meleğimizin gülüşüyle başlıyoruz her güne, onunla tutunuyoruz herşeye.
- Şu an nasıl bir süreçtesiniz?
- Kemoterapi, 25 seans radyoterapi aldım, şu an hormon tedavisine başladım. Kemoterapi alabilirim tekrar. Artık bunlara takılmıyorum. İyileşmem için doktorum farklı yöntemler deniyor. Biraz uzun bir tedavi ama aşmak için uğraşıyoruz.

DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ DAMDAN DÜŞEN ANLAR

- 10 Amazon grubuyla nasıl buluştunuz?
- Tanıştığımızda hepimiz bu süreçteydik. Kimimiz en başında, kimimiz ortasında ya da sonunda. Grubumuzda 50 yaşında olan da vardı, 20 yaşında olan da... Hedefimiz birdi... Amacımız fark yaratmak, diğer kadınlara yardımcı olmaktı. Çünkü damdan düşenin halinden en iyi damdan düşenler anlıyor. Aldığımız ilaçların etkilerini gidermek için birbirimize destek olduk, saçsız hallerimizde birbirimizi övdük. Ne kadar güzel olduğumuzun farkına vardık. Güzel paylaşımlar yaptık. Leyla Hanım kendisi için böyle bir proje düşünürken bizleri de dahil etti. Aslında her birimizin öyküsü kendi başına bir kitap olabilirdi. Her birimizin yaşam tarzı, yetiştiriliş biçimi, eğitim seviyesi, yaşları farklı. 40 yaş sonrası denirken birçoğumuzun yaşı 30’dan küçük. Hatta en küçüğümüz Elif 22 yaşında, evli bile değil.
- Siz kitaptaki öykünüzü nasıl yazdınız?
- Ben kızım Eylül için yazdım. O hiç birşeyin farkında değil. Hatta benim kel olmam hoşuna bile gidiyor. Vitrin mankenlerini görünce ‘Anne’ diyordu bir ara, onların da saçı yok diye. Ben kızım sayesinde güçlü duruyorum, onun sayesinde tutundum hayata. Her düştüğümde onun için daha güçlü kalkıyorum hayata. Büyüdüğünde, karşısına bir zorluk çıktığında, ayağına bir taş takıldığında benim hikayeme bakıp, hayata tutunmak için bir sebep bulsun kendisine. O da benim için kalksın, kendisi için kalksın, çocuğu için kalksın. Bu süreci anne olarak yaşamak hiç kolay değil.

HER YENİ GÜNE UYANMAK BİR MUTLULUK

- Kitaba gelen tepkiler nasıl?
- Kitap sayesinde birçok kadına ulaştık. Bu süreci yaşayan kadınlar, kızları, anneleri, arkadaşları bizimle irtibata geçiyor. Elimizden geleni yapıyoruz. Biz üstesinden geliyoruz, başkalarına da örnek olduğumuzu umuyoruz. Genç olduğunu düşünüp eline gelen kitleyi umursamayan, evde kontrollerini yapmayan kadınlarda farkındalık yaratmak bizim için önemli.
- Neler tavsiye edersiniz kadınlara?
- Kendine önem vermeli, ben değerliyim demeli. Bir şekilde hayat bir çelme takıyor insana, düşmemek düşse de yerden daha güçlü kalkmak, umutsuzluğa kapılmamak hepsinden önemli. Çünkü hayat öyle değerli şeyler sunuyor ki insana. Her yeni güne uyanmak bile bir mutluluk aslında.

X