"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Sanatla en kolay buluşma yeri

4 Haziran 2017

Londra, New York, Çin gibi bir çok ülkede çalışmaları bulunan Jef Aerosol, Fransız Kültür Merkezi’nin davetlisi olarak geldiği İzmir’de Dario Moreno gibi İzmirli kişiliklerin yanısıra gevrek arabası gibi yine buraya özgü figürlerle farklı bir sanat çalışması yaptı.

- Sanatla ilginiz nasıl başladı?
- Çocukluğumun ilk yıllarından beri sanatla çok ilgiliydim. 60’lar ve 70’ler birçok şeyin değiştiği yıllardı. Benim de gençliğimin dönemleriydi. O dönemde müzikte, resimde, sinemada Amerikan kültürü, Batı kültürü, Rock, Punk akımları çok etkiliydi, ben de etkilendim. Benim kişisel vizyonumda plak kapakları, posterler, karikatürler gibi şeyler vardı. Andy Warhol gibi bu dönemin önemli kişilerinden etkilendim. Ki o zamanlar henüz duvar boyama sanatına başlamamıştım.
- Duvar sanatına geçiş nasıl oldu?
- 80’lerin başında hem resim yapıyor hem de müzik grubunda çalıyordum. Plak kapakları, dergilere resim yaparken 1982’de doğduğum yer Nantes’ı bırakıp başka bir şehre yerleştim. Orada insanların sanatımı görmek için illa sanat galerilerine, sergilere gelmesine gerek olmadığına karar verdim ve duvarlara resimler yapmaya başladım.

 

DUVARA ÇİZEREK SANATI İNSANLARA GETİRİYORUZ

Yazının devamı...

Kadın güçlenirse toplum da güçlenir

29 Mayıs 2017

Girişimcilik bir yana, kadınların genel olarak istihdama katılımı açısından da oranların yetersiz kaldığını söyleyen KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, cinsiyet eşitsizliğinin sadece Türkiye’nin değil dünyanın da sorunu olduğunu ve kadının ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesinin önündeki en önemli engelin sosyal ve kültürel ön yargılar olduğunu anlatıyor.

 

- KAGİDER olarak son dönem kadın girişimciliği ile ilgili çok somut projeler yapmaya başladınız. Biraz bunları anlatabilir misiniz?
- KAGİDER çatısı altında kadınları girişimcilik yoluyla güçlendirmek üzere çalışmalar yapıyoruz. Kadın girişimcilere ve girişimci adaylarına yönelik eğitim ve mentörlük destekleri veriyoruz. Kadın girişimciler arasında ticari işbirliklerini geliştirmeleri amacıyla her yıl biri İstanbul’da, biri de farklı bir ilde olmak üzere B2B KAGİDER İş Günleri’ni düzenliyoruz. Ayrıca, kadın girişimcileri temel konularda bilgilendirmek, işlerinde yeni fırsatlar yaratmaları için teşvik etmek ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla 2008 yılından bu yana Garanti Bankası işbirliğiyle Türkiye genelinde “Kadın Girişimci İş Buluşmaları” düzenliyoruz. Buluşmalar kapsamında girişimcilik, iş planı oluşturma, satış ve pazarlama, teknoloji, insan kaynakları ve yönetim gibi konularda eğitimler veriyoruz. “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması” ile de kadın girişimciliğini teşvik ediyor ve öykülerini paylaşarak girişimci olmak isteyenlere ilham veriyoruz.


- Geçtiğimiz günlerde İzmir’de de bir toplantı düzenlediniz. Bu toplantının amacı neydi?

Yazının devamı...

Toplumu iyileştiren projeler yapmak istiyoruz

21 Mayıs 2017

 

Siyasetle de yakından ilgilenen Dayanç, siyaset anlayışının değişmesi ve insana dokunan bir anlayışın benimsenmesi gerektiği görüşünde...


AİLEDEN GELEN BİR MÜZÜK KÜLTÜRÜMÜZ VAR

- Müzikle ilgilenmeye ne zaman başladınız?
- Müzikle, türkülerle çok küçük yaşlarda tanıştım. Çünkü evde babam bağlama çalardı. Alevi-Bektaşi kültüründe bağlamanın zaten çok ayrı ve kutsal bir yeri vardır. Doğal olarak kimliğimiz deyişler, türküler ve semahlarla yoğrulmuştur. Bağlama eğitimi alarak başladım bu yolculuğa ve profesyonel müzik eğitimi aldım uzun yıllar.
- Dayanç Müzik Okulu’nda ne gibi eğitimler veriliyor?

Yazının devamı...

Amacı güzel kadını yansıtmak

14 Mayıs 2017

Hayatta nasıl ve ne yaparak var olmak istediği üzerine düşünen Uysal, kadınların var olma zorlukları ve kendilerini ifade ederken ne kadar zorlandıklarını fark ederek içlerinde rahat, güzel ve sofistike hissedecekleri mayolar tasarlamaya başlamış. ‘Noble Flow’ markasıyla önce Türkiye’de, gelecekte ise yurt dışında var olmayı hedefleyen Duygu Uysal ile tasarım ve yaratım sürecini konuştuk.


İÇ MİMARLIK AĞIRLIKLI OKUDUM
- Tasarım hayatınıza ne zaman girdi?
- Aslında merak hep vardı. Ben New York Üniversitesi’nde Tiyatro Edebiyatı ve Tiyatro Sanatları okudum. Orada hem kostüm hem de sahne tasarımı vardı. Küçük derslerdi ama keyifliydi. Üniversiteden sonra Floransa’ya gittim, sanatla ilgili bir şey okumak istiyordum. Bir dönem San Francisco’ya gidip bir sertifika programına katıldım. İç mimarlık ağırlıklı tasarım programı okudum.
- Mayo üretmeye nasıl başladınız?
- Tayland’a gidip yoga eğitimi aldım. Markamın spiritüel altyapısını orada oluşturdum diyebilirim. Oradan döndükten sonra bir arkadaşımla tasarım yapmaya başladık. Mayoyla başladık. Arkadaşım bir müddet sonra ailesiyle çalışmaya karar verdi ve ayrıldı. Ben de yoluma tek başıma devam etmeye karar verdim.

Yazının devamı...

Hayata değer katan geleceğe anlam katar

23 Nisan 2017

Çocuklar için yapılan her şey önemli, değerli ve özel. Hele fırsat eşitsizliği, imkansızlık nedeniyle hayatın sunduğu birçok güzel, iyi ve olumlu gelişmeden faydalanamayan çocuklar için yapılanlar daha da önemli... İşte bu anlayışla, imkanları kısıtlı çocukları sosyal hayata kazandırmayı ve onların hayatlarında müzikle bir değişim yaratmayı amaçlayan Cevdet İnci Eğitim Vakfı, İzmir’de yaşayan 6-18 yaş arası çocukların yaşamına müzikle dokunuyor. Dünyada 40 yıldır uygulanan “El Sistema” yönteminin benimsendiği projede, sanatın iyileştirici gücüne olan inançla, çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesi amaçlanıyor. Venezuela’da ekonomist piyanist besteci Jose Antonio Abreaneu’nun 1975 yılında başlattığı bir sosyal sorumluluk projesi olan ve bugün dünyada klasik müzik adına gerçekleştirilen en önemli proje olarak kabul edilen El Sistema ile imkanları kısıtlı çocuklara yetenek ayrımı gözetmeden; enstrüman, müzik tarihi, solfej, orkestra gibi eğitimler veriliyor. Haftanın üç günü müzikle buluşan çocuklar, barış için çalıyor. “Hayata değer katan, geleceğe anlam katar” konseptiyle yola çıkan İnci Vakfı Çocuk Orkestrası, bugün saat 16.30’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde ilk büyük ve halka açık konserini vermenin heyecanı içindeler. Proje ve Vakfın çalışmaları ile ilgili İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Şerife Eren ile konuştuk.

 

35 ÇOCUKLA YOL ÇIKTIK ŞİMDİ 65 ÇOCUK OLDU
- İnci Vakfı Çocuk Orkestrası nasıl ortaya çıktı? Orkestra nasıl oluştu?
- İstanbul’daki Barış için Müzik Vakfı Çocuk Orkestrası’nın bir konserini izleyen üçüncü nesil aile üyelerimizin ‘Cevdet İnci Eğitim Vakfı desteğiyle böyle bir orkestrayı İzmir’de oluşturabilir miyiz?’ sorusuyla ortaya çıktı. Bu öneriyi takiben Barış İçin Müzik Vakfı kurucuları Yeliz ve Mehmet Bakioğlu çifti ile tanıştık. Görüşmelerimiz olumlu geçince, gezici kütüphanemiz vesilesiyle yakın olduğumuz Bornova bölgesi için, sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız Belediye Başkanı Olgun Atila ile bir araya geldik. Naldöken’deki Kültür Merkezi’nin bu iş için biçilmiş kaftan olduğuna hep birlikte kanaat getirdik. Ardından bu işe gönül verecek olan eğitmenlerimizi değerlendirdik, o bölgedeki okullarla iletişim kurarak, müziğe istekli olan çocuklarımızı orkestraya dahil ettik. Bu işin arkasında özellikle İnci Akademi yöneticimiz Füsun Toros’un çok emeği var. Orkestrada başlangıçta 35 çocuğumuz yer alırken, şu anda 65 çocuğumuzla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

Yazının devamı...

EÇEV’li çocuklar İngiltere’de Türkiye’ye temsil etmek için 60 bin TL arıyor

16 Nisan 2017

Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Reşitoğlu’nun belirttiği gibi ülkemizin aydınlık geleceğini yaratmayı hedefleyen EÇEV’in oluşturduğu ‘Bilim Kahramanları’ takımı, çoğunluğu özel okullardan gelen yüzlerce takımı geride bırakarak İngiltere Bath’ta düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na gitmeye hak kazandı. Fakat 10 kişilik ekibin gidebilmesi için gereken 60 bin TL bulunamazsa çocuklarımız bizleri bu uluslararası turnuvada temsil edemeyecek.

Haydi gelin EÇEV’li çocukların yarattığı bu mucizeye destek olarak gerçeğe dönüşmesini sağlayalım...


- EÇEV’in bugün geldiği noktayı özetler misiniz? Kaç çocuğumuza hizmet veriyorsunuz, neler yapıyorsunuz?
- Ege Çağdaş Eğitim Vakfı, ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacak nesillerin eğitimine katkıda bulunmanın bir yurttaşlık görevi olduğuna inanan 96 çağdaş, aydın ve eğitime gönül vermiş kurucu üyemizin girişimi ile 22 yıl önce, 1995’te yola çıktı. Vakfımızın kuruluş amacı, çağdaş ve evrensel kültür değerleri ile donanmış, cumhuriyetin kazanımlarına ve demokrasiye inanan, bilimsel düşünen, sorgulayan, üreten, kendini sürekli geliştirebilen, aydın nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunmak. Bu amaç doğrultusunda EÇEV kuruluşundan bugüne 15.000’e yakın öğrenciye burs ve ücretsiz eğitim desteği vermiş durumda. Genç nesillerimizin yetişmesinde büyük emeği olan, 7000’e yakın öğretmenimize de meslek içi eğitim ve kişisel gelişim fırsatı sundu. İzmir’de Yamanlar ve Altındağ’daki iki eğitim merkezimiz ile Salihli’deki Bilgi ve Kültür Evimizde her yıl yaklaşık 600 ilk ve ortaokul öğrencisine eğitim desteği veriyoruz, bilim, kültür, sanat atölyelerine katılma olanağı sunuyoruz. Yine her yıl ilköğretim, lise ve üniversite kademelerinde yaklaşık 500 öğrenciye burs veriyor, sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerini destekleyen programlarla, kendilerini geleceğe daha donanımlı bireyler olarak hazırlamalarına katkıda bulunuyoruz. Manisa’daki pansiyonumuz ve Soma’daki öğrenci yurdumuzda 150 kızımız güvenli, konforlu, ekonomik koşullarda barınma olanağı bularak, eğitimlerine devam edebiliyorlar. Bu anlamda, her yıl 1000’den fazla genç ve çocuğumuza el uzatıyoruz diyebiliriz.

 

Yazının devamı...

Kadınlar dünyanın her yerinde mücadele ediyor

10 Nisan 2017

Londra’nın dolayısıyla dünyanın önde gelen iş ve finans merkezi olan City Of London’ın ilk Türk asıllın Belediye Meclis Üyesi olan Edhem aynı zamanda İngiliz - Türk Ticaret ve Sanayi Kuruluşu’nun da ilk kadın başkanı. Bir dönem Cumhurbaşkanı’nın Daily Telegraph gazetesine açtığı hakaret davasını yürüten ve gazeteyi 25 bin Sterlin ceza ödemeye mahkum eden Emma Edhem, başarılı bir avukat olmasının yanısıra birçok alanda yöneticilk yapan çalışkan bir kadın.

- Kendinizden biraz bahseder misiniz?
- Ailem 1950’nin sonlarında Kıbrıs’tan Londra’ya göçetmişler. Annem ve babam Türk. Ben ve kardeşlerim burada doğduk. Abim cerrah, kardeşim işadamı, ben de avukat oldum.
- Birbirinden bu kadar farklı iki ayrı kültürle büyümek size neler kattı?
- Sanıyorum bu hayatımın en büyük zenginliği. Her iki kültürü de kolaylıkla uyum sağlayabiliyorum. İngiltere’de doğdum ve büyüdüm ama Türk kültüründen gelen anne-baba ve aile ortamında yetiştim. Her iki kültürün de en iyi yönlerini kendime ve kişiliğime katmaya çalıştım. Birbirinden bu kadar farklı iki kültürü özümsemek bana gerek iş hayatım gerekse özel hayatımda büyük faydalar sağladı.

LONDRA’NIN EN ÖNEMLİ BÖLGESİ’NİN İLK TÜRK MECLİS ÜYESİ
- Siz avukat olmanızın yanısıra birçok önemli kurum ve kuruluşta çok önemli görevlerde bulunuyorsunuz.

Yazının devamı...

Görmeyenlerin kültür kaynağı

3 Nisan 2017

2004 yılında Gültekin Yazgan liderliğinde kurulan TÜRGÖK, bugün gönüllüleri, bağışçıları ve Gültekin Bey’in hayat arkadaşı, sağ kolu ve tüm bu özel çalışmaların görünmez kahramanı Tülay Yazgan sayesinde hızlanarak büyüyor. 10 Nisan 2017’de Gültekin Yazgan anısına İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile bir konser düzenleyecek olan TÜRGÖK, tüm bağışçıları bu özel geceye davet ediyor.

- TÜRGÖK bugün geldiği noktada kaç görme özürlüye ulaşıyor?
- Türkiye ve yurt dışında 6 bin civarında görme engelliye hizmet veriyoruz. Fakat sadece Türkiye’de 400 bin civarında görme engelli vatandaşımız var. Ama tabii daha fazla ihtiyaç sahibi de var mutlaka. Onlara da ulaşmak istiyoruz ama hala bizi duymayan çok büyük bir kesim olduğunu düşünüyoruz. Başka dernekler ve kuruluşlar da onlara hizmet veriyor ama biz sadece görme özürlülere düzenli yayın hizmeti veriyoruz. Sadece Türkçe değil İngilizce kitapları da kabartmalı çeviriyoruz.
- Nasıl bağlantı kuruyorsunuz görme özürlülerimizle?
- En zorlandığımız konu bu. Kendimizi daha çok duyurmaya ihtiyacımız var. Bize ulaşan her görme engelliye kitap ve yayın göndermeye çalışıyoruz. Bize üye oluyorlar, hiçbir ücret talep etmiyoruz. Sadece Türkiye’den değil Avrupa ve Amerika’dan da bağışçılarımız var. Yayınlarımızı basıyor, hazırlıyor, koliliyor, kitaplarımızı seslendiriyor her görme engelliye tek tek postalıyoruz. 12 yıldır her ay çıkardığımız sesli ‘Arkadaş Dergisi’ var mesela. Şiirler, öyküler var. Ekonomi, psikoloji, cinsel sağlık, felsefe yazıları var. Genel kültürleri için çok önemli bir kaynak.

 

Yazının devamı...