"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Dünyada en iyi 50 öğretmenden biri  

‘ÖĞRETMENLİĞİN Nobeli’ olarak adlandırılan Global Öğretmen Ödülü’ne, bu yıl İzmir Anafartalar İlkokulu Müdürü Samet Başkonuş da aday gösterildi.

 

Bill Clinton’ın onursal başkanı olduğu Varkey Vakfı tarafından, 179 ülkeden 10 bin öğretmen arasından seçilen 50 öğretmen arasına giren Samet Başkonuş, okulu ve öğrencileri için yıllardır birçok imkanı yoktan var ediyor. Öğrencilerini de geniş bir vizyona sahip olacak şekilde yetiştiren Samet Öğretmen, mart ayında açıklanacak sonuçları büyük bir heyecanla bekliyor.

ÇALIŞMALARIMIN ARKA PLANINDA EŞİM VE KIZIM VAR
- Global Öğretmenler Ödülü listesinde yer aldığınızı duyunca ne hissettiniz?
- Gece saat 3’te açıklanmış. Sabah kaltığımda telefonumda onlarca bildirim ve mesaj vardı. Siteye girip kendi resmimi görünce yaşadığım mutluluğu anlatamam. Gözlerimi kapatıp o anın tadını çıkardım. Bir de bir dünya haritası üzerine her finalistin ülke bayrağını koydukları bir resim yayınladılar. Asıl gururu, o zaman yaşadım. Bayrağımızın, o listede olmasını sağlamakla bir çocukluk hayalimi de gerçekleştirdim. Çünkü çocukken Türk bayrağını temsil eden insanları görünce imrenirdim. Bunu başarmış olmak ayrı bir duygu oldu benim için. Sonra eşim ve kızımla paylaştım. Onlar da en az benim kadar sevindiler. Çünkü yaptığım her çalışmanın geri planını onlar biliyor ve benimle birlikte onlar yaşıyor bu süreçleri.

Dünyada en iyi 50  öğretmenden biri

ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIM BU İŞİN GİZLİ KAHRAMANLARI
- Bu listeye girmeniz, aday gösterilmeniz nasıl gerçekleşti? Bundan sonra süreç nasıl işleyecek?
- Bu listeye girebilmek için ya birileri sizi aday gösteriyor ya da kendiniz başvuru yapıyorsunuz. Ben, kendimi değerlendirmek adına başvuru yaptım. Bir çalışma ya da bir proje olarak değil, meslek hayatınız boyunca yaptığınız tüm çalışmalarla değerlendiriliyorsunuz. Dünya çapında profesyonellerden oluşan yaklaşık 200 kişilik bir seçici kurulları var ve çok detaylı inceleme yapıyorlar. Yaklaşık 10 alanda yaptığınız çalışmalarla ilgili sizden veri istiyorlar. Bundan sonraki süreçte seçilen 50 kişi arasından 10 kişilik bir liste açıklanacak ve bu 10 kişiden bir kişi Dubai’de yapılacak olan törende 1.000.000 dolar ile ödüllendirilecek.
- Bu listede yer aldığınızı duyan öğrencileriniz ve öğretmen arkadaşlarını nasıl tepki verdi?
- Öğrenciler hafta sonunda televizyondan öğrenmiş. Birkaç gün odamdan ayrılmadılar. “Öğretmenim tebrik ederiz” deyip, kendi hazırladıkları küçük hediyeleri verdiler. Hatta bazıları ailelerine pasta yaptırmış, onlarla küçük bir kutlama yaptık. Bahçede, hiç bir şey söylemeden gelip sarılıyorlar. Bu duygunun tarifi yok. Okullarıyla gurur duyduklarını görmek beni çok mutlu ediyor. Haberi öğrendiğim sabah ilk, ekip arkadaşlarımla paylaştım. Çünkü ne yapıldıysa birlikte yaptık. Başlattığım her projeye inanılmaz destek verdiler. Bu gururu da mutluluğu da birlikte yaşamak istedim. Hepsi okulumuzun adını dünya listesinde görmekten gurur duyuyorlar.

ÖĞRENCİLERİN BEYİNLERİNDEN ÖNCE KALPLERİNE GİRMELİSİNİZ
- Öğretmen olmaya nasıl karar verdiniz? Nerede, nasıl bir eğitim aldınız?
- Küçükken komşuların çocuklarına derslerinde yardımcı olurdum. Belki de oradan öğretmenliğe karşı bir sempati oluştu. Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesi’nden 2005 yılında mezun oldum. Okulu bitirdikten sonra atanamayınca İstanbul’da polis okulunda okudum, bitmesine 2-3 ay kala öğretmen olarak atandım. 2006’da Erzurum’da öğretmenlik mesleğime başladım.
- Çocuklarla iletişim kurarken ne gibi öncelikler belirliyorsunuz?
- Bu çocuklar ailelerinin en kıymetlileri, onların üzerine titriyor ve onlar için büyük fedakarlıklar yapıyor ve her gün o en kıymetlilerini getirip bize emanet ediyorlar. Bunun sorumluluğu çok büyük. Kendi çocuğumla nasıl iletişim kuruyorsam, öğrencilerime de aynısını yapmaya çalışıyorum. Şu sözü seminer ve konferanslarımda çok kullanıyorum. “Öğrencilerinizin kalplerine girmeden beyinlerine hükmedemezsiniz.” Öğrencilerin önce sizi sevmeleri gerekiyor. Sonra zaten çocukları dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz.

ÖĞRENCİLERİM BOYUNDAN BÜYÜK İŞLER YAPSIN İSTİYORUM
- Öğrencilerinizin sizden almasını arzu ettiğiniz en önemli ders ne olmalı sizce?
- Toplumumuzda “Haddini bil!” ya da “Boyundan büyük işlere kalkışma!” gibi sözler var. Ben meslek hayatımda, hep haddimi aradım. Nereye kadar gidebileceğimi, neler yapabileceğimi halen arıyorum. Benim öğrencilerim ne iş yaparlarsa yapsınlar hep hadlerini aşsınlar ve boylarından büyük işlere kalkışsınlar istiyorum. Mesela, IBM Başkanı Thomas Watson 1943’te ‘dünya piyasası, 5 bilgisayardan fazlasını kaldıramaz’ dedikten sonra 17 yaşındaki Bill Gates çıkıp ‘Her masanın üstünde bir bilgisayar olacak’ diyerek haddini aşmamış mıydı? Öğrencilerim yaptıkları işlerde sıradan olmasınlar ve sıra dışı işlere imza atsınlar istiyorum. Ülkemizin daha fazla gelişmesi adına sınırlarını zorlayan bireylere ihtiyacımız var.
- Benim sormadığım sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
- Bence bizim öğretmenlerimiz, dünyanın en kaliteli öğretmenleri. Çünkü biz bu işi yüreğimizle yapıyoruz. Çoğu zaman ailelerimizle geçireceğimiz, kendi çocuğumuza ayıracağımız zamanı öğrencilerimize ayırıyoruz. Bu özveriyi, başka ülkelerde göremezsiniz. Böyle büyük bir gücü çok iyi kullanmamız gerekiyor. Eğitim sistemimize dair aradığımız bir çok sorunun cevabı öğretmenlerimizde. O yüzden karar mekanizmalarında öğretmenlerimizin daha aktif rol almaları çok yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

X