Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Türkiye’de Türk hocalar ile başarılı olunur(!)

Son 9 yılda Türk antrenörlerin çalıştırdığı takımlar şampiyon olmuş... Bu yılda büyük bir ihtimal ile Türk antrenörlerin çalıştırdığı bir takım şampiyon olacak…

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Ateş Bakan

Spor Arena

 

Bana tuhaf gelen bu sonucu, istatistikler de kanıtlıyor…
Oysaki futbolun kuralları evrensel…
Takımlarımızda yarıdan fazlası yabancı oyuncu…
Bizim antrenörlerimizin yüzde doksanı yabancı dil bilmez…
O zaman; “Türk antrenörleri çok başarılı.”
Sonucu çıkar ama(?)
Türk takımlarının uluslararası en ufak bir başarısı yok(!)
Yurt dışında kendin ispatlayan bir tane hoca yok(!)
O zaman tek bir sonuç çıkar buradan;
Bizim ülkede futbolun evrensel kuralları değil kendi borumuz öter…
Bu boru da sadece bizim ülkede öter…
Kendi kendimize öttürür, kendi kendimize dinleriz!

***

Türkiye’ de, Türk antrenörler başarılı olurlar(!)
Neden?
Türkiye’de Uluslararası futbol kuralları geçerli değildir. Kendi kuraları vardır…
Biraz örnek vereyim;

---- Hakeme itiraz topu halde yapılmalıdır. Tek bir oyuncunun itirazı, kart ile cezalandırılır… Toplu halde yaparsan karar değişmez ancak bir sonraki düdük mutlak lehine olur. Maç kendi sahanda ise bu konu hiç şaşmaz…

---- Hakemler kararı genellikle gördüğüne göre değil oy çokluğuna göre verir… Hangi takımdan daha çok el anında ve hep birlikte havaya kalkmış ise o takım pozisyon önceliğini alır… İdmanlarda birlikte ve hızla el kaldırma işi çalışılmalıdır.

---- Hakemin çaldığı düdüğe bir tepki vermez isen hakem bile tereddütte kalır… Yorumcular bile pozisyonu, “Ahmet’in de hiç itirazı olmadı” şeklinde yorumlar… Özet ile bizde 22 oyuncu da hakemdir… Her düdükte hakeme yardımcı(!) olurlar…

---- Türk Antrenörler in en iyi bildiği iş, “bozmaktır.” En çok kullandıkları sözcük “döndürme” dir. Rakibinin yüzünü, hücum yönüne döndürmemek için yapılır bütün taktikler…

---- Defans oyuncusu top ile rakip arasına girip topu kazandığı anda özellikle çizgiye yakınsa düdük bekler. En ufak temas da, beklediğine kavuşur.
----- Hakemler karışık pozisyonları sevmezler, mücadele oyun kuralları içinde olmuş olsa bile yere düşen birileri var ise pozisyon karışık bir hal almış ise bir düdük mutlak gelir…

----- Maçın o andaki skoru, kararların mutlak hâkimidir… Örneğin bir takım eksik oynuyor ise artık kırmızı kart çıkmaz… Bir penaltı kazanmış ise ikincisi olması artık mucizedir… Çalınacak her düdükte hakemin kafasında maçın skoru vardır, düdükler ona göre öter…

----Korner kullanırken, Sahaya su, çakmak gibi şeylerin yağması gayet doğaldır… Gidip atışını yapmaz isen kartı sen görürsün…

---- Çakmak şişe atanlar, küfür edenler, her zaman azınlık bir gruptur ve o takıma ve o şehre katiyen mal edilemez… Onlar sahaya girer ve karakola giderse onları oradan çıkartmayan yönetici “adam” değildir… “Yönetim uyuma taraftara sahip çık!” diye bağırırlar… Çıkartan ise kahramandır…


Bazı terimlerin Türkçe mealleri:
--------Türk futbolunu tanıyor:
Yukarıda yazılan sadece bize özgü olan abuk sabuk işleri biliyor.
Tedbirini ona göre alıyor…
-------- Camiayı tanıyor:
Federasyonda ve MHK da dostları var.
-------- Kulübü tanıyor:
Kulüpte egemen olan futbolculara bulaşmaz…
Egemen taraftar grubuna mavi boncuk vermeyi bilir…

***

Hemen basketbola döneyim ve ne demek istediğimi anlatayım…
Basketbolda kulüplerimiz, Avrupa çapında başarılıdır…
Kulüplerimizin başında yerli veya yabancı önemli değil kendini ispatlamış koçlar vardır…
Türkiye’de istediği işi bulamayan koçlarımız, Avrupa’nın önemli takımlarında iş yaparlar…
Efes yardımcı koçu Ahmet Çakı bile Alba Berlin’de çalışmaktadır…
Tamamı yabancı dil konuşurlar…
Basketbol ülkemizde kaidesi, kuralları hocaları ve hakemleri ile evrenseldir!

***

Dönelim köyümüze…
Futbolda sökmez bu…
Burada bir saadet zinciri vardır… Bir kırıldığında bililer ki çorap söküğü gibi gidecek…
Bir yabancı çalıştırıcı başarılı olursa, kapı aralanacak… O kapıdan yabancı menajerler, idareciler, scout ekipleri, hakemler de geçecek…
Ekmek kapısı kapanacak…

O zaman kapatın kapıları, yiyelim ekmeğimizi…
Tıpkı tenekeden arabaları Porsche araba fiyatına aldığımız günler gibi…
Yabancı hocanın başarısına;
Hakem, federasyon, futbolcu, kimse izin vermez bizde…
Kuralı başkadır benim ülkemin topunun…
Aslında sadece yabancıya değil saadet zincirinin, halkanın dışında kalan bir yerliye de tahammülü yoktur…
Bilime, liyakata, teknolojiye tahammülü yoktur…

***

En başarılı mimarsın…
Paris’te ev projesi yapıyorsun ama bizim ülkede, “beceremezsin” diyorlar…
Dünyaca ünlü bir doktorsun, mide ameliyatı yapıyorsun.
Bizim ülkede yapamazsın, “bizim insanların midesi bir tuhaftır bilemezsin” diyorlar…
Bilin ki kendilerinden korkuyorlar…
Bilin ki, yaptıkları işi iyi yapamadıklarının anlaşılmasından korkuyorlar…
Bilin ki kurdukları saadet zincirinin kırılmasından korkuyorlar…
Bilin ki teknolojiden, bilimden korkuyorlar…

***

Sadece çalıştırıcılar korkmuyorlar,
“Ben bilirim” diyen, teknolojiden bilimden nasibini almamış, popüler olmak için gelen futbolcu transferi yapan yöneticiler de korkuyorlar…
Bunlara elde kalmış malları kakalayan, menajerler de korkuyor…
Kulüpten nasiplenen taraftar grupları da korkuyorlar…
Arkasını güce dayamış, Federasyon yetkilileri de korkuyorlar…
Antrenör seçimine, oyuncu transferine “katkı veren” milletin vekilleri de korkuyorlar…

***

İşte bu nedenle;
16 takımlı Euroleague'de, 4 tane Türk takımı yer alır…
Her yıl kadın basketbolunda, Avrupa’nın son dört takımı arasında en az bir kadın takımımız olur…
Kadın voleybolunda son beş yılın dördünde bizim takımlarımız şampiyon olur…
Futbolumuz ise yıllardır, kısır döngünün içinde debelenir durur…
Bir hafta elle atılan golü, diğer hafta popüler olmak amacındaki bir yöneticinin acayip bir demecini konuşur…
Dinler, dinler ağlarız…
Avrupa’da finaller oynanır, biz sadece bakarız…
Avrupa heyecanımız diğer sporlarda mayıs ayının ortasını bulur…
Futbolda mart ayında son bulur…
Biz arayı bol dedikodu ve gevezelik ile doldururuz…
İlgi başka alanlara kayacak diye de korkarız…

***

Korkunun ecele çaresi yok beyler!
Bu saadet zinciri de bir gün kırılacak!
Türk futbolu hak ettiği yeri bir gün bulacak!

 

 

 


Bunları da Beğenebilirsiniz