Çubuklu; Sarı, Lacivert ve Siyah(!) olabilirdi

Bugün 4 Nisan… İki yıl geçti aradan… Hareketli bir otobüse nişan alınmış ve sadece otobüsü kullanan sürücü Ufuk Kıran vurulmuştu… Tam da, viyadük üzerinde…

Haberin Devamı

Sıradan bir eylem olma şansı yoktu…
Otobüsün uçuruma yuvarlanmasını, güvenlik görevlileri önlemişti…
Vali, üstünü nasıl örteceğim paniği ile “taş atıldı taş” dedi…
Tahminim sadece korku ve endişe ile…

***

Fenerbahçe kafilesi toptan yok edilmenin eşiğinden dönmüştü.
Olay; ne kadar gözü dönerse dönsün, bir taraftar grubunun yapabileceği bir şey değildi…
Çok organize ve profesyoneldi…
Trabzon ve Fenerbahçe camiaları arasında savaş çıkartılmaya çalışılıyordu…
Karışıklığın, ülkeyi kapsaması bekleniyordu…
Hassas topraklar kaşınıyordu…
Seçim öncesi kargaşa çıkartılmaya çalışılıyordu…
Üstüne gidemedik…
Amatörce bir telaşa düştük…
“Taştır, taş” dedik.
Göstermelik iki kişi tutuklayıp, sonra salıverdik…
Araştırmadık…
Bir daha bulmamızın çok zor olduğu delillerin üstünü, gereksiz korkumuz ile kendimiz örttük…

***

Haberin Devamı

Sonrası daha da rezalet!
Hiçbir şey olmamış gibi oynandı maçlar…
“Geçmiş olsun” demeye bile korktu insanlar(!)

6. Nisan 2015 tarihinde yazmışım;

“Bir işçi servisine ateş açılsa; O gün o fabrika, çalışmaz!
Ülkedeki işçi arkadaşları destek verir…
Okul servisine ateş açılsa; İlkokul çocukları bile derse girmez!
Ülkede tüm öğretmen ve öğrenciler destek verir…
Bizim ülkede hiçbir şey olmamışçasına oynandı maçlar(!)
“Hiç olmaz ise maça, bir dakika geç başlasaydınız(!)
Kolunuza siyah bir bant taksaydınız!
O bile yeterdi…

***

Sözüm topçulara; Bir taneniz, “ben bugün topa vurmam” diyemedi.
Sözüm hocalara; Bir taneniz, “ben bu maçta taktik vermem” diyemedi.
Sözüm bizim mahalleye; Bir tanemiz, “bugün maç yazılmaz” diyemedi…
Paşa paşa oynadınız(!)
Utanmadınız!

***

Bu tür olaylarda, “ilk tepkiler” çok önemlidir…
Tarihe yazılır…
Siz de yazıldınız…
Bazen sessizlikte, “taraf olmaktır…
Biz sizleri, elle atılan bir gole, “ortak pankartlarla” tepki gösterirken de gördük…
Şimdi neredeydiniz?

***

Yine ben cevaplayayım:
İlk gün top, Trabzon’ da idi…
“Eleştireceğim” diye ürktünüz…
“Trabzon camiasını karşımıza alırız” diye korktunuz!
Tıpkı 20 yıldır yaptığınız gibi…
Kısa sürede anlaşıldı…
Olayın Trabzon ile ilgisi yok, hatta futbol ile spor ile ilgisi yok…
Sizler rahatladınız ama kusura bakmayın;
Çok geç kaldınız!
Tarihe yazıldınız!
Yurt dışındaki spor camiası, sizden daha fazla tepki verdi…
Olayı örtemediniz…
Siz gömüldünüz!”

***

Haberin Devamı

Aradan iki yıl geçti…
Uzun süre delil yetersizliğinden iddianamesi bile yazılamadı…
Sonradan bir haber okuduk;

“Fenerbahçe'nin otobüsünün saldırıya uğradığı yere 50 metre mesafede nöbetçi olan bekçi Nurettin Ç. ile gece nöbetçisi komiser Hüseyin G., ilçe müdür yardımcısı Ahmet E., ilçe müdürü Lütfi İ., dosyaya bakan Savcı Sait S., Hâkim İsa K. ve soruşturmayı yürüten cinayet büro amiri Hüdai O. hakkında FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle soruşturma açıldı.”
Diye…
Soruşturma ne aşamadadır? Bilemiyorum…
Komplonun kokularının gelmeye başladığını umuyorum…
Başta Dirk Kuyt olmak üzere birçok yabancı oyuncu korkarak ülkeyi terk etti…
Onları korkutan yaşadıkları olay değil!
Olayın sebebinin ve kimler tarafından yapıldığının anlaşılamaması… Tekrar yaşayabileceklerinden çekinmeleriydi…
Benimde bugün yazmamın nedenim bu!
“Bir daha yaşamayalım” diye değil, yaşadığımız zaman ne yapmamız gerekir? Bunu öğrenelim diye yazıyorum…
Bu coğrafyada olduğumuz sürece, yaşayacağız buna benzer olayları…

***

Haberin Devamı

Her takımın ve her ülkenin başına gelebilir böyle şeyler…
Komplolar düzenlenebilir, oyunlar oynanabilir…
Sizin verdiğiniz tepkidir, önemli olan…
Yapanlar yaptıkları gibi kalırlarsa, yapmaya devam ederler!
Meslektaşları ses çıkarmaz ise bir gün onlarda uçurumdan uçarlar!
Basın susar ise bir daha hiç konuşamaz, konuşsa bile halk ona inanmaz!
4 Nisan 2015 günü hep birlikte sınıfta kaldık…
Futbolcumuz da, hakemlerimiz de, teknik direktörlerimiz de, federasyonumuz da, devlet yetkililerimiz de, basınımız da kaldı sınıfta…
O günden bu yana da hala aynı sınıftayız(!)
Umut ile bekliyorum ve yılmıyorum;
Geçeceğiz bu sınıfı!
Bir daha geri dönmemecesine!

Yazarın Tüm Yazıları