Peki ama kim bu Bağdadi? ‘Cihadistan’ın yeni Bin Ladin’i

Ebubekir El-Bağdadi El-Kuraşi El-Hüseyini... Kısaca Ebubekir Bağdadi. Daha da kısası Ebu Dua... Suriye’deki en kanlı cihatçı örgüt Irak ve Şam İslam Devleti IŞİD’in kurucusu ve lideri...

Haberin Devamı

Dünya artık IŞİD’i ve onu konuşuyor. Tıpkı 2001’de 11 Eylül saldırısını gerçekleştirerek yıllarca bütün dünyanın gündemine oturan El Kaide gibi. O nedenle gazeteler Bağdadi için “Yeni Bin Ladin” terimini kullanıyor. Peki ama kim bu Bağdadi ? Nereden geliyor, stratejisi ne?

Times Dergisi “Dünyanın en tehlikeli adamı” diye söz etti ondan. Le Monde ve Liberation gazetesi “Yeni Bin Ladin” dedi. Suriye’de Irak’ta adım adım ilerleyen IŞİD gittiği her yerde hemen kendi bayrağını dikip, kendi kurallarını okumaya başlıyor. Al Aan TV’de çalışan gazeteci Jenan Musa, IŞİD’in kurallarını çevirmiş.

“Bizim kim olduğumuzu soranlar için, biz İslam’ın askerleriyiz ve Hilafet’in yeniden gelmesi için sorumluluk aldık. Bütün müslümanlardan ibadetlerini camide yapmalarını istiyoruz. Aşiret şefleri ve şeyhleri hükümetle işbirliği yapmamaları ve hain olmamaları konusunda uyarıyoruz. Sigara, uyuşturucu, alkolü yasaklıyoruz. Kadınlara gelince, acil bir durum olmadıkça evinizde kalın ve kıpırdamayın. Bütün toplantılar, IŞİD bayrağı dışındaki diğer bütün bayraklar yasaklanmıştır.”

Peki ama kim bu Bağdadi ‘Cihadistan’ın yeni Bin Ladin’iESRARENGİZ LİDER İMAJI
Musul ve Tikrit’ten girip Bağdat’a tehlikeli hızla ilerleyen, geçtiği her yerde Şeriat’ın olabilecek en katı türünü uygulayan ve vahşi cinayetlere imza atan bu liderin kim olduğu hakkında El Kaide saflarına katılana kadar kimsenin kesin bir bilgisi yok. Gerçekte kimse 43 yaşındaki Bağdadi’nin neye benzediğini bile bilmiyor. Çünkü görüşmelerde yüzünü saklıyor. Bağdadi’ye ait, biri FBI’da diğeri de Irak İçişleri Bakanlığı’nda olmak üzere iki fotoğraf var.

Bin Ladin ya da Zewahiri’nin video kayıtları dünya turu yaparken, Bağdadi efsaneleşmesine yardım edeceğinin bilinciyle, esrarengiz kalmayı tercih ediyor. Ve başarılı da oluyor. Dünya medyasının ‘yaratıcı’ kalemlerinden takma isimler akıyor. Time gazetesi, ‘Görünmeyen cihadist’, ‘hayalet’ ya da ‘dünyanın en tehlikeli adamı’ isimlerini veriyor. El Bağdadi, 200 genç kızı kaçırarak adını dünyada duyuran Boko Haram’ın dengesiz ve fanatik lideri Ebubekir Şeku ya da Afgan dağlarında saklanarak Amerikan dronlarını bekleyen en büyük rakibi Zewahiri’ye benzemiyor. Bağdadi meydanda, savaş alanlarında, kendi topraklarında iktidar arayan bir savaş komutanı imajı çiziyor.

Peki ama kim bu Bağdadi ‘Cihadistan’ın yeni Bin Ladin’i

İSMİ İLK HALİFE'DEN
1971 yılında Bağdat yakınlarındaki Dyala kentinde doğan Ebu Dua’nın ailesi Samaray aşiretine mensup. İnternet üzerindeki bazı ses kayıtlarının O’na ait olduğu söyleniyor. Ama bunu doğrulamak olanaklı değil. İsmi bile gerçek ismi değil. Ebubekir adı Hz. Muhammed’in dostu ve ardından ilk Halifesi Ebubekir’den geliyor. Zaten Bağdadi’nin en büyük iddiası da hilafeti yeniden İslam dünyasına getirmek. İlk halifenin adını alması tesadüf değil. Arapça’da ‘Ebu’ kelimesi ‘baba’ anlamına geliyor. El Bağdadi ise sadece “Bağdatlı, Bağdat’tan gelen” anlamında.

Bağdat İslam Üniversitesi’nde eğitim gören Ebu Dua’nın askeri eğitimle Amerika’nın işgali sırasında militanların saflarına katılarak tanıştığı biliniyor. Diğer pek çok örgüt üyesinde olduğu gibi radikalleşmesinde Amerika’nın Irak’ı işgali büyük rol oynuyor. Washington Enstitüsü’nden, Irak ve Orta Doğu uzmanı Michael Knights, Telegraph gazetesine, “Bağdadi 2003’te Irak’ın işgalinden önce de Salafistlerle beraberdi ve Saddam’ın gözü daha o zamandan Bağdadi’nin üzerindeydi” diyor. Amerikan işgalinin ardından El Kaide saflarına katılıyor ve kendisine Ebu Dua ismini veriyor. Aşırı şiddet yanlısı, Taliban benzeri sosyal yargılamalar yapıyor ve kendi yargıladığı insanların cezasını kendisi veriyor. Amaç toplumu terörize etmek, korkutarak ün salmak. Knights, “2005 yılında, Amerikan ordusu tarafından yakalanarak Irak’ta Bucca Kampı’nda yıllarca hapis tutuluyor” bilgisini de aktarıyor.

Bin Ladin hayranı olan Bağdadi, Bin Ladin’in 2011 Mayıs’ında ölümü üzerine 100 intikam saldırısı yemini ediyor ve 3 gün sonra Irak’ın Hilla kentinde 24 polisi öldüren saldırıyla, Irak’ta intihar saldırılarına imza atıyor. Ama asıl adını Irak halkının yanısıra dünyanın da zihnine kazınan Ebu Garip Cezaevine düzenlediği saldırıyla duyuuyor. ABD’nin hapsettiği yüzlerce El Kaideli mahkumu kurtararak saflarına kattı.

Ama Bin Ladin’e duyduğu sadakati El Zewahiri’ye duymuyor. Zewahiri’nin başa geçmesiyle El Kaide ile arasına mesafe koydu. 2010’da El Kaide’ni “El Nusra’ya katıl” talimatına karşı gelerek kendisini Irak İslam Devleti Emiri ilan etti. Ardından IŞİD’i kurdu. IŞİD Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen’’in bir bölümünde etkili bir örgüte dönüştü, kendisi de “en güçlü cihadist örgütün şefi” oldu.

Ebu Dua, Amerikan Devleti’nce en çok aranan 5 kişiden biri. El Kaide Lideri Eyman El Zewahiri için 25 milyon dolar ödül koyan Amerikan Devleti, Bağdadi’nin başına 10 milyon dolarlık ödül koydu. Ama bu gidişle Bağdadi eylemlerinde olduğu gibi Amerikan yakalama emirlerinde de Zewahiri’yi geçmeye talip.

Şimdi ne El Kaide, ne Obama, ne Esad, ne de Konsolosluk çalışanları esir alınan Türkiye’nin gücü Ebu Dua’yı durdurmaya yetmiyor. IŞİD en büyük cihatçı örgüt, Bağdadi de “Cihadistan’ın en güçlü şefi” ünvanını aldı. Washington Post’un“Bağdadi’den önce hiç kimse bu kadar güçlü vurma gücüne sahip olmadı. Bin Ladin bile” tespiti bile bu gerçeği çok net anlatıyor.

Le Parisien’e göre militanlar en çok Bağdadi’nin kişiliğinden etkileniyor. İsmi etrafında yaratılan efsane, taktik zekası, Zewahiri gibi dağlarda saklanmak yerine savaş alanında militanlarıyla birlikte savaşması efsaneyi daha da devleştiriyor. İngiliz istihbarat servisi MI6’in eski anti-terör şefi Richard Barrett, AFP’ye “Zewahiri Afgan dağlarında saklanıyor ve zaman zaman bir kaç video ve açıklama yapıyor. Halbuki Bağdadi savaş alanında, ağır şiddet uygulayan, acımasızca öldüren bir savaşçı ve bu yönüyle de örgüte pek çok savaşçı çekiyor” diye anlatıyor. Barrett, IŞİD’in 12 bin savaşçısı olduğunu, bunların 3 bininin batılı ülkelerden geldiğini gösteren bir araştırmadan rakamlar veriyor.

'DÜNYANIN EN ZENGİN TERÖR ÖRGÜTÜ'
IŞİD bugün silah kapasitesi ve gücü, yüksek finansal ağı ile etkisinden şüphe edilmeyecek bir hareket yarattı. İnternational Business Times dergisine göre IŞİD “dünyanın en zengin örgütü”. Hatta Musul’u ele geçirirken merkez bankasının elindeki 429 milyon dolar’a da el koyduğunu öne sürüyor. Fransız Uluslararası Radyosu RFI, çok kaliteli petrol çıkan yatakları kontrol ettiklerini ve Türkiye üzerinden illegal olarak ithal ettiklerini yazıyor. Hatta Le Monde, Bağdadi’nin, Esad rejimine yakın isimlere petrol sattığını yazdı. Le Monde’un tezine göre, Esad rejimi, Özgür Suriye ordusunu ve diğer islamcı fraksiyonları zayıflatmak için resmen IŞİD ile işbirliği yaparak ondan petrol alıyor.

Rehine pazarı da İŞID’in önemli gelir kaynaklarından. 2012’den bu yana pek çok gazeteci, diplomat ve NGO temsilcisini rehine alarak fidye kazandılar.

Bağdadi’nin bu inanılmaz ilerleyişi, Avrupalı cihatçıların da iştahını Suriye ve Irak’a çekiyor. Esir olduktan sonra kurtulan 4 Fransız gazeteci Didier François, Edouard Elias, Nicolas Hénin et Pierre Torres, Le Monde gazetesine, IŞİD militanlarının “Bir devlet gibiyiz değil mi? Gördünüz mü nasıl iyi organize oluyoruz” dediklerini anlatıyorlar.

Bağdadi’in esrarengiz imajı “Cihadistan”da bütün fantazileri besliyor. Artık El Zewahiri, El Esad, Irak ve Suriye hükümetleri ve hatta Türkiye gibi sınır ülkeleri, hepsi Ebubekir El-Bağdadi adını duyunca tedirgin ve temkinli.

Yazarın Tüm Yazıları