"Anlatanadam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Anlatanadam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Anlatanadam

Adriana sen bizim her şeyimizsin!

Dikkat, bu yazının içinde reklam uygulaması vardır. Hem de en hasosundan! Çünkü bugün sizlere Adriana Lima - Metin Hara aşkını didikleyeceğim. 

Aşk filmi sevmem. Sadece iki insanın karmaşık ilişkilerini anlatan öyküleri bünyem reddeder. Bıdık bıdık ilişki konuşan arkadaşlardan uzak dururum. Televizyondaki kim kiminle, nerede, ne yapar programlarını görünce ya 'lalalalalala' diye gürültü çıkararak televizyonu kapatırım ya da koşarak kaçarım. Nünü'nün baskısıyla bunlardan her hangi birine maruz kalıyorsam, her yerimde fısır fısır kırmızı noktalar türer.

 

İnişli çıkışlı, ağdalı bir ilişkinin izleyicisi olmak da beni bozar; sığ, kameraların önünde göstere göstere yaşanan bir vitrin aşk da.

 

Doğrusunu söylemek gerekirse, hiç kimsenin ilişkisiyle zerre kadar ilgilenmiyorum. 

 

*

 

Peki bu başlık niye?

 

E, popüler bir konu gelişiyor! İlişki boyutunda değil de, insanımızın olaya yaklaşımı açısından değerlendireyim istedim.

 

 

Dünyayı hallaç pamuğu gibi atmış, görmediği yer, tanımadığı insan kalmamış, en sosyetik olanımızın üstüne başına alıp giymek için kartı üçe böldürdüğü dev markaların gözdesi, herkesin özene - kıskana nazar paratoneri yaptığı Acun'un bile arkadaş olmakla hava attığı Adriana Lima; çelimsiz - çulsuz bir oğlanla nasıl öpüşür diye ahalimiz kafayı yemekte!

 

Aynı Adriana, göbeğinden gömleği kemerine denk gelmeyen, besili, elinde iki cep telefonlu, altın saatli, siyah cipli ve soyadı bilindik biriyle öpüşeydi havaalanlarında; 'Ay bu güzelim kız, bu bifteği niye öper!' diye sorgulamayacaktı kimse kendisini. Çünkü para güzel kadınları her şekilde satın alabilirdi bilinç altımızda.

 

*

 

Millette gece terlemelerine yol açan soru, televizyon programlarından köşe yazılarına kadar her yerde yankılanıyor; Kadının güzelliği bariz, parasının çokluğu tahmin edilebilir; ünü, en ünlümüzü yirmi beşe katlar. Bu kadın bu oğlanda ne arar?

 

*

 

Kendini ispata geçmek zorunda kalan Metin'in durumunda; tip desen göreceli bir kavram, para desen kazanma hırsı var ama birikmişi yok belli ki, kariyer desen kişisel gelişim benim için mahalle arası vücut geliştirme salonu kıvamında, ün desen sadece kent soylular arasında ve 'az döner çek!' tadında, yetersiz.

 

E peki, bu kadın ne buldu bu adamda?

 

*

 

Kimsenin aklına samimiyet, aşk, huzur, muhabbet, şefkat, arkadaşlık, iyi hissetmek falan gibi soyut kavramlar gelmiyor tabi. Paraya ihtiyacı olmayan Adriana'nın para karşılığı birini öpmesi bize daha normal(!) geliyor.

 

Çünkü eğer öyleyse, rahat edecek içimiz. 'O kadar para bizde ne arar kardeşim! Olsa, ben de arar çağırırım Alessandra Ambrosio’yu, basarım reklam kontratını, yapışırım dudaklara!’

 

*

 

Dünyaca ünlü bir top modelle reklam ilişkisi yaşayacak para yok ya bizde, huzurla koyacağız kafayı yastığa. Çünkü eğer parasız oluyorsa aşk, inandığımız bütün sistem çökecek memleketçe! Para olmadan hiç bir şey olmaz ya bizde...

 

*

 

Metin de milleti geliştirmekten, kendi söküğünü dikememiş belli ki. ‘Sende ne buluyor bu kadın kardeşim!’ diye diklendikçe bizim basın; adamcağız da iki ‘Size ne kardeşim!’ çekiyor, atakları durduramayınca ‘Tamam bende tip de yok, para da! Ama var ya ben öyle bir dünyaya açılacağım ki!’ şeklinde vaatler savurmak zorunda kalıyor.

 

Kişisel gelişim uzmanına travma yaşatır bizim memleket!

 

*

 

Tamam kişisel gelişememiş olabilirim ama yaşça büyüğünüm Metin kardeşim. ‘Yorum yok’ de, geç bundan sonra.

 

Çok sevdiğim bir sözü vardır George Bernard Shaw’ın; ‘Domuzla güreşme, kirlenirsin. Ayrıca güreşmek domuzun hoşuna da gider!’

 

*

 

Bana Twitter, Facebook ve Instagram’dan ulaşabilirsiniz: @anlatanadam

X