Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

'Yavuz' dersem çık

AKLINIZ kesiyor mu; İran, Türkiye’yi içten içe ele geçirecek ve ancak ‘bir Yavuz’ bu istilayı fark edecek, başka kimse çakmayacak...

Bu ‘Yavuz’, bir kişi de olabilir, bir cemaatin manevi şahsiyeti de. Kolektif isim yani...
Bir Yavuz’un yolu gözleniyor, bir sabah küheylanlara binip gelecek ve devleti İran’cıların elinden, Anadolu’yu Pers işgalinden kurtaracak.
* * *
Bu konuda zengin bir edebiyat çoktandır vardı ama şifreli anlatımlarla, ‘Tersli’ gibi kodlamalarla kapalı devre tutuluyor, yarım ağız mırıldanılıyordu.
STV’ye dizi senaryosu olacak derinlikteki bu ‘iç iletişim’ edebiyatı, giderek yeraltından yerüstüne çıkıyor, dışa açılıyor.
Düşünsenize, CHP Milletvekili Mahmut Tanal bile, sıradan bir bilgiyi ifşa eder gibi “Selam Tevhit Örgütü’nde iktidar var” diyebiliyor.
‘Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu’ denmiyor, gayet tabii karşılanıyor paralel evrende.
* * *
Selam Tevhit Örgütü mü?...
Ha o, İran hesabına beşinci kol faaliyeti yürüten bir casusluk şebekesi, Fars emellerine hizmet eden bir ajan örgütü, Türkiye’yi Şiileştirmeye çalışan bir hafiye teşkilatı...
‘Hadi oradan’ denmiyor, akla ve mantığa da, hayatın normal akışına da uygun paralel zihin açısından...
Başbakan’ın, İran hesabına çalışan bir ajan olduğuna tereddütsüz inanılıyor, ‘deli saçması’ denmiyor da... ‘Paralel Yapı’nın polis ve yargıda örgütlendiği, nezaretten dahi algı operasyonları çektiği bilgisine ne yapsanız inanılmıyor.
MİT Müsteşarı, İran istihbaratının elemanı diye dinleniyor, ‘Yok daha neler’ denmiyor...
Köstebek listesinde yok yok zaten, bir Temel’le Dursun eksik.
‘Zırvalığa bak, meczup mu ne’ denmeden, ‘Bunu söyleyen deliyi nezarete değil tımarhaneye tıkmak lazım’ diye söylenmeden, Nuh deniyor da kıyamet kopsa peygamber denmiyor...
Hakan Şükür adliye basıp boşuna konuşmuyor, “Bu işkence, bu zulme ve toplumu ayrıştıracak şekilde konuşan insanlara tabii ki bir Yavuz çıkıp son verecektir”
diye.
* * *
Bir Yavuz!...
Paralel evrende çok sık rastlarsınız bu ‘bir Yavuz’ parolasına.
Merak edilmiyor, kim bu Yavuz?
Bittabii Safevi Türk’ü Şah İsmail’i tepeleyen Yavuz...
Pers ülkesini, Osmanlı’nın belalısı İran’ı dize getiren, İslam dünyasını içeriden bölmüş bir mezhep fitnesine dehşet kılıcıyla son veren Yavuz...
Şark fatihi Yavuz...
Bütün adları ve şanlarıyla Yavuz Sultan Selim Han hazretleri...
Hani sultan babasına bayrak açarak darbeyle tahta geçen şehzade Yavuz...
Bir Yavuz gelecek... Vaktiyle Osmanlı’ya iş olan Safevileri bertaraf edip hilafet bayrağını nasıl payitahta aldırdıysa...
Aynen öyle, ‘Anadolu Sünni cemaatlerine musallat olan bu Şii tehlikesi’ni de bitirecek, devleti istiladan kurtaracak, birliği ve dirliği yeniden sağlayacak...
Sünni cemaatleri kafaya takan Şia örgütünün elebaşısı kim derseniz...
O da, 3. köprüye ‘Yavuz Sultan Selim’ adını verdiği için Alevileri ayaklandıran Tayyip Erdoğan.
‘Hezeyana bak’ denmiyor. İnanılır mı, inanılıyor.
* * *
Ben kaçırmışım, Ahmet Taşgetiren Star’da yazdı.
Bugün TV’de, eski Hakkâri emniyet müdürü Tufan Ergüder, ikna edici bir şekilde gizli gerçeği açık etmiş: “Devletin kılcal damarlarına sızmış İran casuslarıyla ilgili bilgilere ulaşan polisler ‘casus’ diye gözaltına alındı...”
Yani tam önü açılmak üzereydi, surlardan bir Yavuz girecek ve bu Sünni cemaat düşmanı, Alevi muhibbi, Şii işbirlikçisi Tayyip Erdoğan ile şürekasını iktidardan def edecek, devletten temizleyecek, kökünü kazıyarak silip süpürecekti.
Fakat...
Bir karşı hamle geldi, Pers ajanı ‘hainler’ yerine ‘Yavuz’ namzetleri yedi operasyonu.
Arkadan kelepçelenen Yurt Atayün, “Gözaltı ve nezarethanede yaşadığım tüm olumsuzluklar İran’ın, ülkemizde yürüttüğü gizli faaliyetlerdir” demiyor mu? Bakın işte, o da biliyor gizli gerçeği...
* * *
Paralel akıl, büyük bir irşad hareketiyle aydınlatmış zamanında kadrolarını. Türkiye’yi İranlaştırma harekâtına karşı bir bilinç uyandırılmış. Vatanı görünmeyen düşmanlardan kurtaracak gizli bir direniş gücü, gayrinizami mukavemet teşkilatı gibi...
Âlem takiyye yapıyor, onlar hiçbirini yemiyorlar. Sadece takiyye hilesine sarılıp yemiş gibi yapıyorlar, ‘kripto’ vaziyette takılıyorlar, ‘bir Yavuz’ çıkıp gelene kadar...
Akıl, fikir, mantık, insaf, izan, muvazene, muhakeme toptan harikalar diyarında.
Fantastik ‘Yavuz’ bekleniyor...
Biraz daha beklense, ‘Bu deli gömleğini bize kim giydirdi birader’ diyecek bir Yavuz da çıkar mı?

X