Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Terörü övmenin şakası yok muymuş yani

ŞU Fransızlar da ironiden hiç anlamıyor arkadaş...

Ünlü komedyenleri Dieudonne M’Bala, Facebook’una “Kendimi Charlie Coulibaly gibi hissediyorum” yazdığı için gözaltına alındı, hapisle yargılanacak.
Suçu, ‘terörü övmek’...
“Ben Charlie’yim” sloganına, market baskınında öldürülen Amedi Coulibaly’nin soyadını da eklemiş. Hani Musevileri rehin alan öteki teröristin soyadı...
Fransa Başbakanı Manuel Valls, “Düşünce özgürlüğü ile antisemitizmi ve ırkçılığı birbirine karıştırmamak gerek” diyerek bu komedyene haddini bildirmişti. Arkasını da Paris savcılığı getiriyor şimdi.

***

Çok gergin yahu adamlar, bir gevşemiyorlar. Şunca senedir terörle iç içe yaşıyoruz, biz kasıyor muyuz bak hiç...
Şükür, şaka kaldırıyor hâlâ sinirlerimiz.
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ bomba espriler patlattığında kahkahayı basabiliyoruz yine.
Son esprisi grotesk tarzdaydı gerçi, diyordu ki:
“Sayın Davutoğlu, Paris’te olursa (katliamcı çeteleri kınamak için) yürüyüşe katılıyor, Türkiye’de ise yürüyenlerin üzerine polisi salıyor. Bunun adı Türkçede iki yüzlülüktür. Fransızcada nedir bilmiyorum...”
Figen Hanım, Türkiye’de ‘katliamcı çeteleri’ kınamasıyla meşhur bir siyasetçimizdir malumunuz, teröre karşı çok katı tavrıyla biliniyor. Daha bir teröre lanet yürüyüşünü kaçırdığı görülmemiştir.
Onun için gülünesi bir gariplik gibi geliyor söyledikleri bize. Bu tip olmayacak şakalar nereden düşer aklına, hay Allah...

***

Hakeza, Diyarbakır’ı mesken tutmuş Hollandalı bir gazeteci, kara kara güldürebiliyor bizi. Şu alaycılığa nasıl dayanılır ki:
“Leyla Zana ‘Silahlar Kürtlerin sigortasıdır’ demişti.
Ve o garanti, bence hâlâ gerekli...
PKK’nin kalıcı ateşkes ilan etmesi beni hayal kırıklığına uğratır. Çünkü bu, insan haklarının PKK için esasında o kadar da önemli olmadığı anlamına gelir...”
PKK’yı bir insan hakları örgütü, bir insani yardım kuruluşu, bir hayır ve hasenat cemiyeti olarak yakından tanıyor demek ki bu Frederike Geerdink Hanım. Hepimizin iyiliğini düşündüğü için de elindeki silahı bırakmasını kesinlikle istemiyor.
İşte o yüzden bir gülme tutuyor ki bizi, kriz dersiniz...

***

HDP’nin diğer Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da güldür güldür konuşuyor:
“Devlet vergiyi ve yetkiyi alıyor, yetmiyor sokakta, meydanda canımızı alıyor. Bize hizmet etmesi gereken devlet bize zulüm ediyor. Kamu düzenini bozan biz değiliz, sizsiniz...”
Kandil meşru devlet, Ankara’ysa yasadışı bir terör örgütü kılığına giriyor bu güldürüde... Silah çektiği, yol kestiği, kimlik ve üst araması yaptığı, kendinden olmayan Kürtleri eşkıya usulleriyle terk-i diyara zorladığı, şehirlerde bomba patlattığı, molotofla ev, işyeri, yurt ve okul yaktığı, taşla kafa ezdiği, polise kurşun sıktığı, askerle silahlı çatışmalara girdiği için hep devleti kınaması bundandır. Teröre işte böyle felaket duyarlıdır kendisi...
E bunu duyanın da “Teröre mazeret tuluatı” demeden gülesi gelmez mi...

***

Fransa’da Mağripli bir gazeteci, basın özgürlüğüne sığınıp aynı esprileri yapabilir miymiş bakalım? Cezayir asıllı bir siyasetçileri yapsa Fransızlara gülünç, matrak filan görünür müymüş?
Dese ki biri:
“Bunlar sizin camilerinizi kundaklıyor, göçmen diye, yabancı diye aşağılıyor, sömürüyor, öldürüyor, size insanca bir hayat hakkı tanımıyor...”
Dese ki:
“Cezayir’de FIS’in, Mısır’da İhvan’ın, Filistin’de Hamas’ın kazandığı demokratik seçimleri, işlerine gelmediği için hiçe saydılar. Kafalarına göre rejimler kurulsun istiyorlar; Arabistan’da, İslam dünyasında iktidarların demokratik yollarla el değiştirmesini değil...”
Ve noktayı koysa:
“Hakkınzı aramak için güvenebileceğiniz tek şey terör ve silahtır. Sizin ülkelerinizde iktidara gelmenize hiçbir zaman izin vermeyecekler...” Madrabaz bir meddah bunları söylese komik bulur muymuş Fransızlar, ‘absürd komedi’ diye gülüp geçerler miymiş?
Bizim mizah anlayışımız 10 basar sırıtmakta demedim mi!

X