Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teröre tepki ağzı bu değil

Düşmanlıktan değil iyilik için; devlet demokratikleşsin, kendine gelsin, terör saldırılarına karşı daha sıkı önlem alsın diye devlete ‘katil’ dediğini söylüyorsan...Sana hak verebilirim. Ki aynen öyle söylüyor Sayın Demirtaş.
Bir daha bu tür katliamlar yaşanmaması için güvenlik açığına, istihbarat zaafına, görev kusuru ve ihmaline dikkat çekmek üzere ‘Devlet halkını vurdu’ diyorsan... Seni anlamaya çalışabilirim. Ki bunu da diyor Sayın Demirtaş.
Canın çok yandığı için öfkene hâkim olamayıp devlete ‘Düzeltiyorum, katil değil, hatta seri katil’ diyorsan... Bu lafları kızgınlıkla ettiğine verir, duyduğun öfkenin büyüklüğünü ve şiddetini anlayışla karşılamak bir yana paylaşabilirim bile. Ki bu yönde de ifadeleri var Demirtaş’ın.
İntihar saldırısının önlenememiş olmasını “Devlet içerisinde güç almış, destek almış, istihbarat almış, devlet içerisinde kollanmış, korunmuş alçaklar bizzat Ankara’ya getirtilerek yaptırılmıştır” şeklinde açıklıyorsan... Anlatacaklarına candan kulak vermeye hazır olabilirim. Ki Demirtaş’ın anlatısından bir alıntıdır bu ifadeler de.
Fakat bu dile hak veremiyorum, bu kendine mukayyet olamayışı anlayışla karşılayamıyorum, bu mantığı ciddiye alamıyorum, bu suçlamaları üzerine gitmeye değer bulamıyorum.


* * *


Çünkü...
Durdurulamamış bir intihar saldırısından dolayı fütursuzca ‘Katil devlettir, hatta seri katildir’ diyorsan...
Önleyemediği bir katliamın doğrudan faili olarak devleti görüyor ve gösteriyorsan...
Devlet içinden yardım almadan Türkiye’de bir canlı bombanın patlatılamayacağını dile getiriyorsan...
Ve 20 yıldır aynı yönteme başvuran, intihar saldırıları düzenleyen, bu amaçla metropollere salmak üzere bir ‘ölümsüzler taburu’ yetiştiren, bu fedailer taburunu hazır nazır elinin altında tutan, bu yolla çok katliamlara imza atan, çok canlara mal olan, çok canlı bombalar infilak ettiren bir örgüt varsa...
Ve adı PKK olan bu örgütün önlenememiş intihar saldırıları için bir kez bile devleti suçlamamışsan, suçlamayı aklından dahi geçirmemişsen...
20 yıl boyunca bir kez bile devletin yetersizliğini sorgulayan bir cümleyi PKK barbarlıkları için kurmamışsan...
Bir kez bile PKK’nın devletten destek almadan bu eylemi yapamayacağını iddia etmemişsen...
Bir kez bile PKK terörünü önleyemediği için devleti sanık sandalyesine oturtmamışsan...
Bir kez bile devleti PKK işbirlikçiliğiyle suçlayıp ‘katil devlet’ diye haykırmamışsan...
Bir kez bile devletin PKK eylemlerine kasten göz yumduğunu savunmamışsan...
Bir kez bile devleti PKK’ya yol vermekle, canlı bombalarını oraya buraya getirtip cinayet işlemelerine yardım etmekle itham etmemişsen...
Bir kez bile PKK’ya karşı daha sert tedbirler uygulamadığı için devleti tartışma masasına yatırıp yargılamamışsan...
Bir kez bile canın çok yandığı için öfkeye kapılıp ağzından devleti suçlayıcı sözler kaçıracak kadar PKK cinayetleri karşısında infiale kapılmamışsan...
Kusura bakma, inandırıcı ve ikna edici değilsin. Sözünü ettiğin ‘teröre düşmanlık, devlete dostluk’ tavrı bu değil.

* * *

Bir örgütün saldırısı önlenemediğinde yekten devlet desteğine bağlıyor, diğer bir örgütün saldırısı önlenemediğinde ise devleti işin içine zerre karıştırmıyor, bulaştırmıyorsan...
Hiç kusura bakma!...
Anlatmaya çalıştıklarından; teröre karşı dayanışılması gereken bir duruş, paylaşılması gereken bir duyarlılık, ortaklaşılması gereken bir ağız çıkmaz.
Olsa olsa IŞİD’in, PKK kadar mahir bir örgüt olmadığı varsayımına dayandığın sonucu çıkar.
Olsa olsa IŞİD’in, PKK gibi becerikli bir vahşet organizasyonu olarak görülemeyeceği fikrinden hareket ettiğin sonucu çıkar.
Olsa olsa IŞİD’in, PKK’dan daha yetenekli bir cinayet şebekesi olmadığına vurgu yaptığın sonucu çıkar.
Hasılı; teröre tepki mi verdiğin, propagandasını mı yaptığın, ikisini de lanetlemek yerine birine karşı diğerini mi kayırdığın karşıdan bakınca hemen sökülmez.

X