Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Otoriterlikten dönüş değilse ne!

İRAN ve Suudi Arabistan’dan üst üste gelen haberleri takip ediyor musunuz?

Suudiler kaba sabalıklarıyla meşhur din polisi ‘mutavva’nın yetkilerini kıstı.

Artık Riyad sokaklarında kızlı erkekli grupları çeviremeyecek, kafelerde karışık oturanları basamayacak, kimlik ya da nikâh cüzdanı soramayacaklar.
Artık namaz vakti gezip tozanlara sopa vuramayacaklar.
Artık başka erkeklerle konuşan kadınları karakola çekemeyecekler.
Artık saçının teli görüneni, peçesi sıyrılıp açılanı durdurup ceza kesemeyecek, imza karşılığı evinin erkeğine teslim edemeyecekler.

Eli sopalı ahlak çavuşları ağır darbe yedi. Bundan böyle ‘ihlal’, ‘sapkınlık’, ‘cıvıklık’ gördükleri şeyleri sadece merkeze rapor edecekler.

Müdahale ve zorbalık yetkileri kalktı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin seçim vaadiydi. Devrim muhafızlarının elinden ahlak polisliği yetkilerini daha önce almıştı.

Çarşıda pazarda kadınların giyim kuşamına kolluk karışamayacaktı.

Şimdi onun yerine ahlak ajanları salıyorlarmış Tahran sokaklarına.

Fakat aşağı yukarı Suudilerdeki gibi, pasif ahlak zabıtaları olacak bunlar.

Kadınların saçına başına müdahale edemeyecekler. Babanın ya da kocanın kefaleti karşılığında bırakmak üzere tutuklama güçleri olmayacak.

Alıkoyamadıkları gibi cop da sallayamayacaklar.

Kadınları rahatsız etmeden, rejimin ‘ahlaka aykırı’ saydığı durumları merkeze bildirmek olacak görevleri.

Alımlı çalımlı, zebella gibi ahlak çavuşları korku salamayacak artık.

Kadınları, kızları uzaktan dikizleyip rapor eden etkisiz elemanlara dönüşecekler.

Sokaklara biraz daha özgürlük, kadınlara bir parça daha serbestiyet gelecek.

Ağır baskı altında sıkışan, bunalan İran ve Arabistan toplumlarına biraz nefes aldıracak bu düzenlemeler.

Dini ve ahlakı korumak adına kurdukları baskı mekanizmaları zamana direnemedi.

Şimdi, rejimi korumak adına hafifmeşreplik ve gevşeklik kodlarını yumuşatıyorlar.

Yalnızca ahlak çavuşluğunun çöküşü değil, otoriterliğin de büyük mevzi kaybıdır.

Toplumun dinini ve ahlakını denetleme görevi sonlandırılmış değil. Kurumlar varlığını sürdürüyor.

Ama misyonun icrası tamamen değişti.

Vatandaşa rahatsızlık verme, taciz ve sıkboğaz etme, rejimden ve resmi din yorumundan soğutma devri bitti.

İran’da gözünü molla rejimine açan devrim çocuklarını bile zabıtayla zapt edemiyorsun artık.

40 yıllık katı molla düzeni, baskı rejiminin cıvatalarını sosyal patlamalardan çekindiği için gevşetiyor.

Arabistan’da, ‘krallığa selam’ milli marşıyla büyüyen nesilleri dahi dizginlerini sıkarak yönetemiyorsun artık, geriliyorsun.

80 yıllık krallık, dayatmadan başka yöntem görmemiş bir toplum üzerindeki baskıyı bile, ayaklanma korkusuyla hafifletiyor.

Anlayacağınız, İran ve Arabistan’da dahi yaşatılamayan baskı rejimleri, Ortadoğu’nun başka yerinde başarılamaz. Kurulmak ne kelime!


İRONİDİR DÜZ OKUNMAZ


DÜNKÜ ‘Bahçeli bir, Akşener sıfır’ başlıklı yazıma Meral Hanım’ın destekçilerinden iki tür tepki aldım.

İlki, Bahçeli’nin ‘Bu ne terbiyesizlik’ sözünden hareket ediyordu.

MHP Genel Başkanı’na ‘Başparalelci’ demek edebe ve terbiyeye aykırıysa, genel başkan adayına ‘Paralelci’ demek de edepsizce ve terbiyesizce olmaz mı şeklindeydi.

Olabilir ama bunu takdir edecek olan MHP tabanı ve kurultay delegesidir. Beni aşar.

İkincisi; doğrularla yanlışların günde kaç kez yer değiştirdiğini göz önünde bulundurmadığı, cami avlusuyla karıştırıp siyasette dürüstlük, tutarlılık, ilke ve ahlak aradığı için Akşener’e dokundurmama içerleyip alınanlar olmuş.

Onlara diyeceğim şudur:

Dostlarla düşmanlar, pinpon topundan daha hızlı yer değiştiriyor. Dün azılı AK Parti düşmanı olan, bugün candan yakın dost ve paralelle mücadele kahramanı...

Doğrularla yanlışlar öyle sert yer değiştiriyor ki borsa değerlerindeki iniş çıkışların, döviz kurundaki düşüş kalkışların lafı olmaz.

Ben takip edemiyorum, en küçük bir dikkat dağınıklığında dostu, düşmanı kaçırıyorum. Meral Akşener ne yapsın.

Yani ironiydi. Birine ‘En büyük suçu dürüstlüğüdür’ derseniz kötülemiş olmazsınız. ‘Bu yüzden bir-sıfır yenik başladı’ diye yazılır ama tersinden okunur.

X