Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kürt solu Cihangir’i çözmüş

30 Mart seçimlerinden beri anlatmaya çalışıyorum, bunlar HDP’yi terse yatırıyor diye. Şükür bir anlayan çıktı...

Solculuğu, ilericiliği, ulusalcılığı, Cumhuriyet aydını vasfını, Kemalistliği, beyaz Türk olmanın şanını, çağdaş yaşamcılığı, yüksek mizah zekâsını ve Y kuşağı şımarıklığını aynı anda uhdesine alan bir kesim var. Kendilerine kısaca ‘Cihangir Cemaati’ deniyor.
Kafaları arapsaçından beter karışık, siyaset aşuresini andıran bir benzemezler klanı gibi yan yana dizilmişler.
Fakat bu çelişkiler yumağının ortak noktası herhangi bir ideoloji değil. Tek ortak yanları var, o da anti-Tayyipçilik...
Tayyip Erdoğan düşmanlığında birleşiyorlar, bu kör duygu aralarındaki diğer bütün uzlaşmaz çelişkileri ikinci plana itiyor, bastırıyor, örtüyor.
Ama nereye kadar?...
Ne vakit sandık başına gitseler, bastırılmış kimlikleri cart diye pırtlıyor alttan.

* * *

İki seçimdir çok fena ele veriyorlar kendilerini.
Tayyip Erdoğan’a yarayacak diğer her şey gibi çözüm sürecinden de nefret ediyorlar aslında. Bozulsa, silahlar yeniden patlamaya başlasa kırk yıllık hacı gibi adak kurbanı kesecekler...
Ama kaderin cilvesi işte, çözüm sürecini baltalamak için Kürt siyasi hareketine ve onun Türk soluyla kurduğu çatı partisi HDP’nin işbirliğine şiddetle ihtiyaçları var.
HDP’yi ayartmadan, Kandil’i dost kılığına bürünüp yanlarına çekmeden başarma şansları yok.
Şeytanın insana sağdan yanaşması gibi, bunlar da Kandil’e güya soldan yanaşıyorlar...
Fakat sonuç ortada.
Yerel seçimlerde Gezi kahramanı Sırrı Sürreyya Önder dururken tereddütsüz gidip Mustafa Sarıgül’e bastılar oyu. Öyle olmasa HDP’nin İstanbul oylarının üstüne tek bir oy koyardı Sırrı Arkadaş...
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’a coşkuyu verirken gidip elleri titremeden Ekmeleddin İhsanoğlu’na bastılar oyu. Öyle olmasa yüzde 10 barajını geçerdi Selahattin Başkan...

* * *

HDP, iki seçimde de en parlak isimlerini sahneye sürdü. Sırrı Arkadaş 30 Mart’ın yıldızı olacaktı, Selahattin Başkan da 10 Ağustos’un sürprizi.
‘Cihangir Cemaati’ne oynadı ikisi de. Müthiş iş çıkardılar, cümle Gezicileri hayran bıraktılar, Cihangir ulemasına parmak ısırttılar...
Ama neye yarar?
HDP’yi yedeklerinde tutmak için verecekmiş gibi yapanlar, sandıkta zırnık oy koklatmadı yine.

* * *

PKK’nın Kandil’deki bir numarası Cemil Bayık, Vatan gazetesinden Ruşen Çakır’a konuşmuş.
“Selahattin Demirtaş’ın aldığı sonuç olumludur. Ama beklentimiz yüzde 10-13 arasıydı” diyor. Hayal kırıklığını gizlemiyor...
Daha çok büyümek için “HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı” diye de ekliyor üstelik.
Kazığı nereden yediklerinin gayet farkında yani...
Adres vermesi istenince “Mesela Beyoğlu’nda bir grup” olduğunu söylüyor.
“Cihangir’de mi” sorusuna ise “İsmini vermek istemiyorum, herhalde anlaşılıyor” diyerek kestirip atıyor.

* * *

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ne demiştim:
“Selahattin Demirtaş kendi çapında başarılı oldu, çünkü Kürtçülük yapmak yerine Türk oylarına da oynadı, bölgecilikten çıkıp batıya da açıldı. Bu yeni dil ve siyaset, seçmen tarafından kısmen ödüllendirildi, teşvik gördü...
Ancak Demirtaş ve HDP, arkadan rüzgâr yapanlara aldanıp Cihangir ahalisine selam çakarak yüzde 10 barajını geçmeyi umuyordu. Oyunun üstüne oy koydu, az başarı değil de, çıtanın altında kaldı...
Ortamlarda Selahattin Başkan’ı gösterip sandıkta oy vermeyenler kim peki? HDP’yi ikidir havaya sokup terse yatıran bu ikiyüzlülüğü de sorgulamayacak mıyız?...
Gizli çatıcılar, utangaç ‘Tatava yapma basgeç’çiler yok mu, hani yerel seçimlerde Sırrı Arkadaş’a kelek atanlar, bu sefer de Selahattin Başkan’a vereceğiz deyip seçim günü gene CHP-MHP çatısına doğru yan çizdiler...”

* * *

Kandil işi çözmüş, artık dikiş tutmaz Kürt solunun Cihangir ‘solumsu’suyla bu marazi flörtü..
Sağ olsun Ruşen Çakır, Cemil Bayık’a balonu bir güzel patlattırmış.

X