Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kabine memurlaştı mı yani şimdi?

CUMHURBAŞKANI’nın kabineye başkanlık yapacak olması, bazılarını aşırı heyecanlandırmıştı, ne işse...

Ateşli bir destekçi, hızını alamayıp “Kabineye millet başkanlık yapacak” gibisinden ‘uçan tekme’ manşetleri bile attırmıştı gazetesine. Bu kadar heyecana kapılacak ne vardı anlamadım.

* * *

Erdoğan’ın gerek gördüğünde kabineyi de toplantıya çağıran bir cumhurbaşkanı olacağı sır değildi ki...
Seçilirse kabineye başkanlık yapacağı, Anayasa’da yazılı diğer yetkilerini de sonuna dek kullanacağı 10 Ağustos’taki seçimlerden önce de biliniyordu.
Çünkü zaten Erdoğan, adaylık sürecinde ve bütün kampanyası boyunca bunu davulla zurnayla ilan etmekten geri durmamıştı.
Seçildikten sonra, bütün o sözlerini unutup kabineyi kendi riyasetinde hiç toplamasa şaşmak gerekirdi asıl... Gizlisi saklısı yoktu...

* * *

Seçmen satın almış, oyunu bile bile vermiş... Muhalefeti de iktidarı da bunun olacağını adı gibi baştan biliyor... Yeni Başbakan Davutoğlu, daha başbakan namzeti olmazdan evvel nasıl bir cumhurbaşkanıyla çalışacağını kabullenmiş, olacaklardan haberdar, her şeyin farkında...
Kısacası ortada yadırganacak, garipsenecek, şaşılacak hiçbir sürpriz yok.
Anayasa’da da yazıyor, geçmişte yaşanmış örnekleri de var...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine tanınmış bu yetkiyi dün kullandı nitekim, kabineye başkanlık yaptı. Kıyametler de kopmadı işte, yer yerinden oynamadı.
Geriye bakıldığında yadırganacak, şaşılacak, hayret edilecek bir sakillik göze çarpıyorsa o da, harareti dizginlenemeyen ateşli işgüzarların attırdığı o garip manşetlerdir. Erdoğan’ın kabineye başkanlık etmesi değil.

* * *

Tayyip Erdoğan’ın söyleye söyleye olağanlaştırdığı, sıradanlaştırdığı, basitleştirdiği... Taraftar ya da karşıt herkese kanıksattığı bir olaya olağanüstülük havası vermek için bunca zorlama niye, anlayan bana da anlatsın.
Yani cilveli kardeşim, “Kabineye millet başkanlık yapacak” hoşlukları buluyorsun da bunun ne kadar komik kaçacağını mı kestiremiyorsun?
Mübalağanın bir mizah yöntemi olduğunu, bu kadar ölçüsüzce abartırsan olayı karikatürleştirmekten başka bir şeye hizmet etmeyeceğini hiç mi akıl edemiyorsun?
Hem demezler mi sana be hey aklıevvel, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanınca başbakanıyla bakanlarıyla bütün kabine memurlaşmış mı oluyor?
Mazbataları hükümsüzleşiyor, seçilmiş olmaktan çıkıp birer atanmışa mı dönüşüyorlar?
Velhasıl kardeşim; seçilmişlerden oluşan Bakanlar Kurulu, atanmışlardan müteşekkil bir bürokratlar kuruluna mı evrildi ki tutmuş “Kabineye millet başkanlık yapacak” sonucunu çıkarıyorsun?
Senin bu yaptığının, “Halk plaja akın etti, vatandaş denize giremedi” zihniyetinden ne farkı var söyler misin?


‘Bir karanlık el’ masalı

CİZRE neresi?
BDP’nin yüzde 83’lerle son belediye seçimlerini aldığı yer...
PKK’nın, ‘Kendi kendini yöneten mahalleler’ diye tuhaf bir projeyi, gençlik örgütlenmesi marifetiyle pratiğe döktüğü, uygulamaya koyduğu yer de burası...
Tesadüf bu ya; mahallelerine panzeriyle, TOMA’sıyla polisi sokmamak için hendekler kazılan, müdahaleleri püskürtmek üzere eğitimli paramiliter çetelerce tertibat alınan yer de... Geceleri, uzun namlulu silahlarla çete timlerinin kol gezdiği ilçemiz yine aynı yer...


* * *


Şimdi bu yerde çatışmalar durdurulamıyor.
PKK’ya sempatik bakmayan ‘öteki Kürtler’e, Hüda-Parlıların önceden belirlenmiş ev ve işyerlerine saldırılarla başladı her şey...
12 yaşındaki çocuktan 48 yaşındaki esnafa, en son 8 kişiydi öldürülenler...
Ve devletin tedbirlerine, iki taraftan gelen zahiri bütün sükûnet çağrılarına rağmen yatıştırılamıyor gerilim. Aksine pazar günü, İstanbul’a da sıçradı... Üzerinde “Cizre’nin hesabı sorulacak” yazılı ve PKK gençlik örgütlenmesi imzalı bombalar çıktı ortaya.
Fakat HDP adına kim konuşsa hâlâ ‘devlet içindeki çeteler’den, ‘Kürt’ü Kürt’e kırdırtmak isteyen karanlık eller’den filan söz ediyor. ‘Karanlık el’ diyorlar da ‘PKK’nın parmağı var, olmasa durdururdu’ demiyorlar, dedirtilemiyor.
Suriye politikası yüzünden, Başbakan’ın Paris’teki ‘teröre lanet’ yürüyüşüne katılmasına bile ‘İkiyüzlülüktür’ diyorlar da... Daha ‘PKK Cizre’de terör estiriyor’ dahi diyemiyorlar. Bu mudur, teröre karşı ‘tek yüzlü’ duruş Selahattin Başkan?

X