"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

HDP’yi bitirmek kimin planı?

EN azından bir konuda Selahattin Demirtaş’a tamamen katılıyorum. HDP’yi tasfiye etmeye dönük kirli bir plan yürürlükte.
Ancak tasfiyeden murat, kapatmak değil. Bahçeli’den başka isteyen yok onu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Başbakan Davutoğlu da ilkesel olarak kapatmaya karşılar, bunu açıkladılar, çok da iyi yaptılar. Kirli plan, kapatmayı kapsamadığına göre ilk seçimde oyların baraj altına indirilmesini amaçlıyor olmalı.


* * *


Demirtaş grup konuşmasında, HDP’nin tek suçunun seçimde yüzde 13 oy alması olduğunu söyledi. Bakın buna da katılıyorum. HDP’den 7 Haziran’ın, Demirtaş’tan yüzde 13’ün intikamı da alınmak isteniyor.
Fakat kim tarafından? Bu intikam operasyonunun planlayıcısı ve yürütücüsü kim?
Gerçekten anlamaksa niyetiniz, şu sorulara dürüstçe cevap vermeyi deneyin:
-HDP yüzde 13 alınca silahlı mücadelenin anlamsızlaşmasından korkup paniğe kapılan sizce kimdir?
-‘Emanet oy yoktur’ diye HDP’nin oylarına el koymaya kalkışan, allem kallem yüzde 13’ün üstüne yatmaya yeltenen kim?
-Demirtaş’ın başarısını çekemeyen, bir lider olarak sivrilmesini hazmedemeyen, yıldızının parlamasını kendi ağalık düzenlerine tehdit gibi hisseden, inisiyatifin silahtan siyasete kaymasından endişelenen, halının altlarından çekilmesinden huylananlar kimlerdir?
-Sivil siyaset güçlendikçe eli zayıflayacak olanlar kim?
-HDP üzerindeki vesayetini kaybetmek istemeyen örgüt şefleri kimdir?
-Çözüm sürecini kötüye kullanarak çadır mahkemeleri kuran, vergi adı altında haraç toplayan, yol kesip adam kaçıran, yapmadık eşkıyalık bırakmayanlar kimlerdir?
-Militanlarına şehirlerde hendek kazdırırken devletin yol ve baraj inşaatlarını bahane edip çatışmasızlığı bitiren, ‘Bitmiştir’ diye Suruç katliamından çok önce tellallığa çıkan savaş çığırtkanları kim?
-Boynuzun kulağı geçmesinden rahatsız olup hazımsızlık çekecek kimdir?
Silahsız kanadın fazla palazlanıp dağdakileri takmamaya başlaması, örgütten bağımsızlaşacak kadar özgüven kazanması ihtimalinden ürkecek silahlı kanat kimse... HDP’yi barajın altına itmek için bu kirli tezgâhı kuran da işte odur.

ŞU ‘ÇATIŞAN TARAFLAR’ TERANESİ

ÇAĞRILAR hep bu kalıpla yapılıyor, çatışan taraflara seslenilerek.
Ateşi karşılıklı kesmeleri, çatışmalara karşılıklı son vermeleri, aynı anda silah bırakmaları isteniyor. İtidal ve sükûnete yine birlikte davet ediliyorlar. Eşzamanlı atılacak adımlarla...
Kim peki bu çatışan eşit güçler?
Birinin adı açık açık veriliyor; kâh ‘AKP iktidarı’, kâh ‘Erdoğan yönetimi’, kâh ‘TC devleti’ şeklinde kodlanan taraf...
Ortalığı kan gölüne çevirmekle, katillikle, canilikle, teröristlikle suçlanan da, lanet yağdırılıp kınanan da, adı alenen zikredilen de bu taraf. ‘Çatışan taraflar’ diye hitap edilen taraflardan ikincisinin ise adı meçhul. Çağrılarda adıyla anılamıyor. Eylemleri biliniyor, yerine göre tek tek sıralanıyor ama hepsi faili meçhul.
Uykusunda ensesinden vurulan polisler...
Sofrada çocuklarının gözü önünde kurşunlanan sakallı sivil vatandaşlar...
Çoluk çocuğuyla birlikte maaile çapraz ateşe alınan subaylar, astsubaylar... Kalleşçe, alçakça, haince katledildikleri inkâr edilmiyor. Ama faili meçhul cinayet kurbanları olarak geçiyorlar çağrılarda. Katillerinin bahsi zinhar geçmiyor.


* * *


Kan duracaksa, barış olacaksa, daha fazla insan ölmeyecek, analar daha fazla ağlamayacaksa iki tarafı eşitlemeye ben de varım. Güçlerini de, meşruiyetlerini de eşitleyelim...
PKK’nın elindeki silahlarla askerin, polisin silahları bir tutulsun. Ama bir bile tutulmuyorlar. Devletin güvenlik tedbirleri illegal güç kullanımı, terör ve şiddet eylemi, savaşçılık, bozgunculuk ve kan dökücülük sayılıyor.
PKK’nın terör saldırıları ise nefsi müdafaa, öz savunma, halkı korumaya dönük meşru kolluk faaliyeti, düzen ve asayiş sağlayıcı legal müdahale oluyor.


* * *


Demirtaş’ın dünkü çağrısı şöyleydi:
Tezgâh bu kadar açık. Türkiye toplumu bunun karşısında tavır koyamazsa kirli oyun sürecek. Ama hep birlikte ‘Biz savaş istemiyoruz, biz sana savaş yaptırmayacağız’ dersek... ‘Karşılıklı çatışmasızlık pozisyonuna derhal geçilmeli’ dersek bu biter, durur bu...”
Katılacağım yine katılmasına da... Hadi suçlarken tek tarafı suçluyorsunuz, lanetlerken tek tarafı lanetliyorsunuz... Arkadaş ‘çatışmasızlık’ çağrısına da mı tekini ismen muhatap edeceksiniz!...
Bari eşitlemek için dahi olsa, bir güne bir gün cesaretinizi toplayıp Kandil’deki ağalara da seslenemeyecek misiniz; ‘Biz sana savaş yaptırmayacağız, biz sana adam öldürtmeyeceğiz, biz sana cinayet işlettirmeyeceğiz, biz sana daha fazla kan döktürtmeyeceğiz’ diye?

X