"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

Fethullah Bey’in parasına yazık

Dün İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’ne çağrıldım. 2009’dan itibaren sahte isimle telefonlarım dinlenmiş.

Yasadışı dinlemeleri soruşturan Ankara’daki savcının talebiyle mağdur olarak ifademi aldılar, şikâyetçi olup olmadığımı sordular...

* * *

Yasadışı dinlendiğim iddiası daha önce de haber olmuş, 29 Mayıs’ta bu köşeden isyan etmiştim. Yeni Şafak’ın patlattığı ‘paralel kulak’ skandalı, savcılık soruşturmasıyla resmen doğrulanıyor şimdi.
Kaderin cilvesine bakın, “Ben terörist miyim hocam” başlıklı o yazımdan dolayı Fethullah Gülen de tazminat davası açmış, benden 20 bin lira istiyor.
Kolay kazanılmıyor para. Dava açmak da beleşe değil, masraflı iş. İstenilen tazminat miktarına göre harç yatırılacak vesaire.
Yüzlerce davadan söz ediliyor, 20 ila 100 bin lira arasında değişen manevi tazminat talebinden... Buna milyoncuklar dayanmaz...
Bu tür gider kalemleri, himmet havuzunda toplanan yardım paralarından karşılanıyor olamayacağına göre Fethullah Bey’in şahsi birikiminden yeniyor. Hazıra dağ mı dayanır?...
Hal böyleyken Fethullah Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak, olur olmaz davalar için mütevazı bir servet harcıyor. Yazık değil mi?

* * *

Bu davaya yatırılan harç parası neden çarçur edilip sokağa atılmıştır, biliyor musunuz?
Çünkü yazımda ne Fethullah’ın F’si, ne Gülen’in G’si geçiyor.
Yasadışı dinlemelerden ve ‘Paralel Yapı’ denilen karanlık şebekenin akla ziyan icraatlarından yakınıyorum.
Avukatı ise çıkıp ‘Paralel Yapı’nın cürümleriyle ilgili tüm şüpheleri doğrudan Gülen’in üstüne alıyor ve yalanlama telaşına giriyor.
Fethullah Bey’in kişilik haklarına hem ağır, hem de açık bir saldırıymış yazdıklarım... Adını bile anmadan üstelik...
Nereden tutturacak, harbi meraktayım.
Acaba ‘Paralel Yapı’yı ve yasadışı dinlemelerini mi sahiplenecek mahkemede? Hadi canım...
Değilse, yazıdaki ‘hocam’ hitabını mı üstlerine alacak?
Öyleyse şu sorulardaki ‘hocam’ seslenişine cami hocaları, mektep hocaları, sürücü kursu hocaları niye alınmıyor peki:
- İran ajanı mıyım ben hocam?
- İsrail’in çıkarlarına mı ters düştüm, Amerikan düzenine mi karşı geldim? Ne yaptım ne ettim de ucu zülfüyare dokundu?
- Ben terörist miyim hocam?
- Hem madem onca yıl dinlediniz, bazı bulgulara ulaşmış olmalısınız. Terörist veya ajan olduğuma dair elinizde tuttuğunuz delilleri bugün ne diye kamuoyuna açıklamıyorsunuz?
- Yoksa ben de ‘silah kaçakçısı’ mıyım hocam, yok yahut da ‘uyuşturucu taciri’ miyim?
- Hayır olamaz, ben de mi ‘kadın ticareti’nden teknik takibe takıldım, demeyin hocam...
Günahım neydi, beni niye sinsice kayda aldılar?

* * *

‘Hocam’ diyerek karanlıktaki muhataplara sesleniyorum ben.
“Yazıda geçen tüm iddialar gerçek dışı ve iftiradır” diye cevap geliyor avukatın dava dilekçesinden...
Telekulak skandallarından, masum insanların türlü düzmece isnatlarla süründürülmesine kadar sorduğum her soru, tek tek gerçek dışı ve iftira olarak zikrediliyor.
Benim yasadışı kaydedilmiş, hiçbir suç içermeyen telefon konuşmam yayınlandı YouTube’da. Sesimi şu kulaklarımla duydum.
Fethullah Bey’in avukatına göre böyle bir olay da hiç yaşanmamış oluyor. Üstüne bir bardak soğuk su içip unutacakmışım yani...

* * *

Organize suç örgütü üyeliğinden, başka isme çıkarılmış bir mahkeme kararıyla dinlendiğim için şikâyetçi olup olmadığımı sordular Terörle Mücadele Şubesi’nde.
“Asıl beni yasadışı dinleyenler örgütlü suç işlemiştir, hepsinden şikâyetçiyim” dedim.
Ama Fethullah Bey’in avukatına kalırsa, teröristliğimi kabul edip sineye çekmekten başka çarem yok...
Param da sokağa saçacak kadar çok değil işin fenası.
Bakalım benim kıymetli 20 bin lirama mı yazık olacak; Fethullah Bey’in, gözünün yaşına bakmadan kıydığı harç parasına mı?

X