Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Evet tabii ya kurtuluş koalisyonlarda

HANİ ne diyordu o eski koalisyonlu günlerimizi özlemle ananlar; ‘koalisyonlardan korkmamak lazım, gerçek demokrasi bir koalisyonlar rejimidir...’

Onlara müjdeler olsun, proje Anayasa Mahkemesi’nin önünde. Türkiye’yi güçlü tek parti iktidarlarından kurtarıp kör-topal koalisyon hükümetlerine mahkûm edecek bir yol varsa o da, seçim barajını sıfırlamaktır çünkü.


* * *


Baraj, yönetimde istikrara yarar. Fakat Türkiye, daha ne kadar istikar uğruna demokrasiden fedakârlık yapacak, değil mi arkadaş?
Alın işte, hasretini çektiğiniz gerçek bir demokrasi İtalya. Sandık, güçlü iktidarlar çıkaramıyor orada. Her tepeye bir iflas bayrağı dike dike demokrasinin nirvanasına doğru yükseliyorlar.
Siyaset, yönetmekten aciz. Partiler paramparça, günbegün eriyor. Meclis bölük pörçük, iktidarlar cılızlaştıkça cılızlaşıyor...
Yapboz tahtası gibi, senede birden fazla hükümet kurup yıkmayı alışkanlık haline getirdiler...
Memleketin kaderi, teknik ve bürokratik kadrolara emanet...
Çalışan nüfusun yarıya yakını, yarın korkusuyla yaşıyor, işini her an kaybetme korkusuyla...
Hükümetler paraya sıkıştıkça salma salmış; yatırımcısı, tüccarı, esnafıyla iş dünyası, vergilerin ağırlığı altında ezim ezim eziliyor...
Kim kaçmaz bu ekonomik rejimden? Girişimcilerin gözü komşu pazarlarda, sermaye fellik fellik sığınacak limanlar bakıyor...
Göç başlamış; para göçü, beyin göçü, beyaz yakalı göçü...
Sicilya mafyasına güven, yargıdan daha yüksek...
Dünün refah ve sanayi ülkesi İtalya, onbinlerce işletmenin patır patır kepenk kapattığı bir makine ve işgücü çöplüğüne dönmüş...
Toplumu ve demokrasiyi ayakta tutan sosyo-ekonomik tabaka, orta sınıftır. Orta direkleri artık ortasından çatırdamıyor, çökmüş...
Siyaset kaos döngüsünde, ekonomi batık, toplum çalkantıdan çalkantıya sürükleniyor...
Yarınından emin değil İtalya halkı, önünü göremiyor.
Tek umutları, Floransa belediye başkanlığından seçimsiz ve sandıksız bir yolla başbakanlığa zıplayan Matteo Renzi. Kestirmeden iktidar olduğu yetmezmiş gibi, istikrarı sağlamak için 2018’e kadar ülkeyi seçimsiz yönetmeyi de şart koşuyor.


* * *


İtalyan demokrasisi istikrar için seçimden bile vazgeçmiş, yarım yamalak bir istikrar uğruna seçim barajını yüzde 10’a çıkarmaya gözü kapalı ‘evet’ demezler mi hiç? Diyorlar ama çok geç...
Bizim harikalar harikası eski Türkiyemize benziyor. Ne güzel sorun çözmeye güç yetiremeyen iktidarsız iktidarlarımız, ‘iş göremez’ raporlu siyasetçilerimiz ve işlemeyen nefis bir demokrasimiz vardı.
90’lı yıllarımız yok mu, ah o koalisyonlu altın yıllarımız...
İktidar ortakları arasında patlak veren günlük buhranları, bunalımlarıyla başımızı duvardan duvara vurduğumuz muhteşem yıllar...
Y kuşağı hayal meyal belki hatırlar, Z kuşağı ise hepten kaçırdı ne hasretle anılası yıllar olduğunu...
Koalisyon hükümetleri, bizimki gibi bir ülkenin başına gelebilecek en şahane şeydir. Yakın tarihimize, çok değil 10 küsur sene öncemize bakınız, göreceksiniz ki tecrübe ile sabit bu gerçek.


* * *


Başbakan Davutoğlu, partisinin Kırklareli kongresinde şöyle dedi:
“Perde gerisinde bir takım koalisyon çabalarından bahsediliyor. CHP ile HDP arasında alttan alta görüşmeler... 2015 seçimlerine doğru, istikrarı tehlikeye sokacak şekilde siyaseti yeniden dizayn oyunlarına girebilirler...”
Seçim barajı projesiyle birleştirince daha bir anlam kazanıyor.
Barajın sıfırlanması, çok parçalı bir Meclis istemek demektir. Girişim başarıya ulaşır ya da ulaşmaz ayrı, fakat amaç budur. Bir partinin tek başına iktidar çoğunluğu yakalamasını zorlaştırmaya dönük bir siyasi mühendislik projesi...
Hadi iyisiniz gene, çatı projesi tutmadı ama bakarsınız bu tutar, yamalı bohçalarınıza, pardon yani çok özlediğiniz o eski koalisyonlarınıza geri dönersiniz.

X