Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Esad’ı bile satar YPG’yi satmazlar gibi

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın Oval Ofis’teki karar görüşmesi,  bir skandalın gölgesinde başladı.

 Amerikan medyası dün sansasyonel bir  haberle çalkalanıyordu.

Meğer Trump, geçen haftaki kabulünde Rusya Dışişleri Bakan’ı Lavrov’a müthiş bir kıyak geçmiş.

Bir müttefik ülkeden gelen ‘aşırı hassas’  istihbaratı, önünü arkasını düşünmeden Lavrov’la paylaşmış.

‘Çok gizli’ kodlu bu istihbarat, sivil uçuşlara yönelik bir IŞİD tehdidi hakkındaymış. Ve fazla dağılmaması için üzerinde kısıtlama varmış.

Gerçi adamları, dikkatli kelime oyunlarıyla yalanladı. Ama kimse ikna olmadı.

Trump da sonunda Twitter’dan doğrulamaya mecbur kaldı, yalanlayanları yalancı çıkardı.

TUZ, BİBER EKTİ

Hani Trump, Erdoğan’ı beklemeden oldubittiye getirmiş, YPG’yi ağır silahlarla donatma emrini imzalamıştı ya...

Hani Putin de‘Başkası veriyor zaten, bizden almaya ihtiyaçları yok’ demişti de... Silah vermediklerini ama YPG’yle birlikte çalışmayı sürdüreceklerini bildirmişti ya...

Habersiz olmadıkları, koordineli hareket ettikleri anlaşılıyor.

Çünkü Rus tarafı, Trump’ın Lavrov’la, YPG’ye silah sevkıyatı konusunu da ele aldığını açıklamıştı.

PARÇALARI BİRLEŞTİRİN

Şu çıkıyor...

Trump’ın ABD’siyle, Putin’in Rusya’sı arasından su sızmıyor. Yedikleri, içtikleri ayrı gitmeyecek kadar ‘al-ver’deler.

Türkiye’ye emrivaki gibi görünen olay, Ruslar için sürpriz değil. Paslaşıyor, ortak çalışıyor, birbirlerini tamamlıyorlar.

TRUMP SIKIŞMAYINCA PUTİN YETİŞMEZ

Hızır gibi birbirlerinin imdadına yetişiyorlar ama... Rusya’yla ‘özel’ ilişkileri, Trump’ın başını ağrıtmaya devam ediyor.

Başkan’ın, sır tutulması gereken bir bilgiyi Ruslarla paylaştığı inkâr edilemiyor.

 En fazla, kaynak ülkeyi ele verdiği ve toplanma yöntemini ifşa ettiği gibi detaylar reddediliyor.

Ama gazeteler, o kadarını da Rus istihbarat analizcilerinin bulmakta zorlanmayacağını yazıyorlar.

Trump, hem ABD ulusal güvenliğini hem de dost bir ülkeyle ‘güven’ ilişkisini riske atmakla suçlanıyor.

BAŞI ZATEN BELADAYDI

Ekibinin, Putin yönetimiyle şaibeli ilişkileri halen soruşturma konusu.

İdlib’deki kimyasal saldırı sonrası Şayrat  Üssü’nü vurması, bu havayı dağıtmaya dönük bir ‘danışıklı dövüş’ olarak görülüyordu.

Suriye’de Putin’le çatışmaktan çekinmediğini göstermiş, Esad’ın kimyasal üssünü ‘haberli’ vurmuştu...

Sıkıştığına göre, yeni bir gaz alma ve göz boyama şovuna neden başvurmasın?

RUSLAR O YOLU TEKRAR VERDİ

Şayrat saldırısı sonrası, aralarındaki askeri koordinasyon hattını ‘göstermelik bir kapris’le kesmişti Ruslar.

Çok geçmeden tekrar açtılar. ABD ile Suriye konusunda anlaştıklarını da duyurdular.

Yetmedi, S-400 savunma füzelerini yalnızca Rus kuvvetlerini korumak için kullanacaklarını ilan ettiler.

Yani Trump, Esad hedeflerine birkaç füze daha ateşleme ihtiyacı duyarsa S-400’ler yine havalanmayacak.

Üstelik, önden haber almak için irtibatı da yeniden kurmuş durumdalar.

Tedbir tertibatı tamam, altyapı hazırsa... Sıradaki gösteri vuruşunun eli kulağında bile olabilir.

İYİ POLİSLE KÖTÜ POLİSİ OYNUYORLAR

Önceki gün, Esad’ın toplu katliamları örtbas için krematoryum kurduğunu, kurbanların cesetlerini burada yaktığını gündeme getirdi ABD’liler.

Putin’i de Esad’a karşı kendi yanlarında yer almaya davet ettiler.

Tomahawk’ların altı ısınıyor demektir.

Aklanmak için, bir kez daha Putin’le kapışmayı göze aldığı numarası çekebilir Trump.

Putin de karşısına dikilmeden dikiliyormuş gibi yapar.

Sonra, hiçbir şey olmamış gibi kaldıkları yerden iş tutmaya devam ederler, planları tıkır tıkır işler.

Esad şamar oğlanı, onu bile gözden çıkarır, YPG’yi satmazlar gibi görünüyor.

Bakalım Türkiye’ye ‘başının çaresine bakmak’ dışında bir seçenek tanıyacaklar mı?

X