Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Efruz Bey de cinayet kurbanı

‘UTANMAZ Adam nasıl unutulur arkadaş’ diye sormuş, yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar’a haksızlık yapıldığından dem vurmuştum.

Hayranlığını bildiğim için sitemle andığım Selim İleri’den zarif bir yanıt geldi.

Özetle diyor ki; “Hüseyin Rahmi benim için de eşsiz bir romancımızdır. Ortak saygımız bana sevinç ve mutluluk getirdi. Dostlukla...”

*

İncelik gösterip ‘Utanmaz Adam’ romanına ayırdığı sayfaları da hatırlatıyor. “Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu”nun 229. sayfası...

Hüseyin Rahmi’ye vefası bununla da sınırlı değil. Aynı çalışmasında başka eserlerini de övgüyle sunduğunu yazımda belirtmiştim.

Dolayısıyla sitemim aslında Selim İleri üzerinden Hürriyet Pazar jürisineydi.

AFFEDİLMEZ BİR KARAKTER SUİKASTI

Nasıl olmuştu da edebiyatımızın gelmiş geçmiş en iyi 100 romanı arasına Gürpınar’dan tek eser almamışlardı?

Ayrıca ‘Utanmaz Adam’ unutkanlığa gelecek, dalgınlıkla atlanacak roman mıydı?

Hakkının yendiğini söylemek bile hafifletmek olur.

‘İhmal değil, düpedüz edebiyat cinayeti’ olarak açıklanmasına, eminim Selim İleri de katılacaktır.

Bir “Utanmaz Adam” da değil ki edebiyatımızda karakter suikastına kurban giden karaktersiz roman karakteri.

Ya ‘millici edebiyat’ın pirlerinden Ömer Seyfettin’in ‘Efruz Bey’ine ne demeli?

Onun  kişiliksizliği kişilik edinmiş kişiliğinin de karşılığı yok muydu, nasıl ıskalanır?

Büyük usta Selim İleri yine kadrini bilmiş, romanlar kılavuzunda hakkını teslim ediyor. Ama Hürriyet Pazar’ın seçkisine girenler arasında adı, sanı geçmiyor.

Oysa Efruz Bey de ölümsüz. Her devrin olduğu gibi, zamanımızın da yaşayan bir kahramanı.

TAM BUGÜNLÜK BİR BENCİLLİK UCUBESİ

1908 Meşrutiyeti’nde hürriyet kahramanı olarak ortaya çıkıyor.

Sonra hangi fikir, hangi dünya görüşü modaysa onun kahramanı. Kariyerinde kapaklanmadığı siyasi cereyan, felsefi akım ve düşünce yok.

Çünkü o, enaniyetinden başka davası olmayan bir sahte kahraman tiplemesi.

Kâh asilzadeler kulübünün vitrininde boy gösteriyor, kâh milliyetçiliğin ideologluğuna oynarken görüyoruz.

Hep bayrak taşıyıcısı, yeter ki elinde tuttuğu bayrak onu iktidarın burçlarına taşısın.

Selim İleri’nin tarifiyle gerçekte iktidar tutkunu bir düşsever, eyyamcı aylağın teki. Sabah akşam yalanlarla yaşayan bir riyakâr.

Bununla birlikte halkın gözünü boyamakta usta. Hürriyet kahramanı olarak adı dillerde...

Şan, şöhret budalası, benmerkezcilik abidesi, egosantrik bir maceraperest. Tipik bir ‘ene’ taciri, sürekli kendini pazarlayıp satma peşinde.

Bukalemun gibi devamlı kılıktan kılığa girdiği için kendisi olamamış, aslında kim olduğunu bile unutmuş bir şarlatan.

Bir ara foyası çıkıp sahtekârlığı anlaşılınca hapsi de boyluyor.

Gel gör ki takdir edilmediği tek mahkeme, bizim edebiyat jürisi. İyi mi?

ADI: ZAZACA İÇİN SÖYLE

GEÇEN bayramın sürprizi, YouTube’da dolaşan bir memleket klibini keşfetmem oldu.

Amacı, UNESCO tarafından ‘yok olmaya yüz tutmuş diller’ arasında gösterilen Zazacayı yaşatmak.

Bingöl Belediyesi yaptırmış ama ne yapım... Muazzam, bayıldım.

*

Çekimleri bir yıl sürmüş. 15 bin km yol kat edilmiş. 62 noktada 82 kişinin gönüllü katkısıyla tamamlanmış.

Bingöl’ün dört bir tarafında Dılo Dılo şarkısını çalıp söylüyorlar.

Görseli, müziği, geçişlerindeki akışı, genel kurgusu, detaylarındaki ince işçiliğiyle dört dörtlük, yüz akı...

Yapana, yönetene, çalanlara, söyleyenlere ne dense az. Kolektif heyecanlarını, profesyonel duyarlılıklarını kutluyorum.

*

Memleketim diye söylemiyorum; Bingöl’ün harikulade doğası, muhteşem kültürel dokusu, turistik güzellikleri, dokunaklı ezgileri, Zazacanın müzikal tınısı, tekmili birden bu klipte.

Bir ara bakın derim. Şikâyetlerinizi bana bildirirsiniz, memnuniyetlerinizi Başkan Yücel Barakazi’yle emeği geçen tüm sanatçı hemşerilerime...

 

X