"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

Devlete toz kondurulmaz mı?

TERÖRE laga lugasız tavır alırsanız, terörle mücadeledeki eksikleri, gedikleri, hataları sorgulamaya da hakkınız olur.

Kimse terör örgütünün ağzıyla konuştuğunuzu, PKK propagandası yaptığınızı söyleyemez.


Kimse ‘terör destekçisi’ yaftasını yapıştıramaz size.

Sırf orantısız güç kullandığında devleti kınadınız, hukuk dışına çıktıklarında devlet görevlilerini payladınız diye size bunu yakıştıracak insafsız peydahlanmaz mı?

Yine peydahlanır ama üstünüze yapışmaz.

‘1100 akademisyen’ olayında durum bu mu peki?

Değil.


* * *


Devletin terörle mücadele operasyonlarını eleştirmiyor yayımladıkları bildiri. Doğruca vatandaşına şiddet uygulamakla, halkına karşı katliam yürütmekle suçluyor.

Devletin katliam yaptığı iddiası, yenilir yutulur bir itham değil ki sadece sırılsıklam devlet muhiplerine dokunsun.

Cabası da var; yayımladıkları sözüm ona barış bildirisinde terör örgütünün adı bile ağza alınmıyor, cinayetlerinin lafı dahi edilmiyor.

Ortada hendek zorbalıkları, özyönetim dayatmaları, PKK vesair yokmuş, o bir kuyruklu yalanmış gibi; ucundan bucağından dahi bahsi geçmiyor.


* * *


PKK oldu-bitti’ler peşinde değilmiş, ülkenin bir bölümünü ‘TC’ devletinden koparıp silah zoruyla kendisi yönetmeye çalışmıyormuş, Sur’da, Cizre’de halkın canı pahasına fantezilerini prova etmiyormuş gibi düşünürseniz... Devletin, vatandaşlarından gelen masumane demokratik hak taleplerini tankla, topla, tüfekle bastırmaya kalkıştığını, despotluk ettiğini filan yazan bildiriyi haydi haydi imzalarsınız.

Sanki terör örgütünün orada denediği ‘özyönetim’ emrivakilerinden, halkın yönetimi kastediliyor.

Sanki halka ‘Kantonda yaşamak istiyor  musunuz’ diye fikri sorulmuş da onayı alınmış.

Sanki halkın yüzde 80’lerle belediye başkanı seçtiği yerlerde kamu otoritesi tanınıyor, halkın demokratik seçimi yok sayılmıyor, iradesine darbe vurulmuyor, rızası gasp edilmiyor.

PKK’nın orada tatbikata koyduğu ‘devrimci halk savaşı’na halk katılıyor sanki.


* * *


Giriştikleri eylemlerle o eylemlere koydukları isimler arasında ters orantı yok zannedersiniz.

Ne diyorlarsa tersini yapmakla meşgul değiller...

Dillerinden barış lafı eksik olmuyorsa kesin savaş tezgâhlamıyorlardır...

Demokratik toplum diye diye geziniyorlarsa mutlaka altında antidemokratik bir bityeniği yoktur, muhakkak örgüt tahakkümüne dayalı bir iş karıştırmıyorlardır...

Sanırsınız ki en büyük aldatmacaları, isim kamuflajı değil.

Adına ‘halk savaşı’ deyince bunu artık halka mal ettiklerini, barış ve demokrasi deyince gerçek amaçlarını çok güzel sakladıklarını, kimsenin hilelerini ve altlarındaki faşizan emelleri çakmadığını vehmediyor olmalılar.

İsimlerini değiştirerek şeylerin aslını, içyüzünü, görünümlerini değiştirebilen, sihirli güçlere sahip bir simyacılar sanki.


* * *


Başka adlar vererek savaşı barış, kanunsuzluğu hak hukuk mücadelesi, terörü özgürlük savaşı, ceberutluğu insan hakları havariliği, kalleşliği yiğitlik, alçakça canilikleri kahramanlık, cinayet şebekeliğini yardımseverlik cemiyeti, silah fetişizmini hümanizm, militarizmi demokratiklikmiş gibi yutturabilir misiniz?

Sur ve Cizre’deki sokağa çıkma yasaklarını, hak ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürmüşlerdi. AYM, bireysel başvuruları incelemiş ve mağduriyet şikâyetlerini ‘orada yaşamamak, bebeğin aşıları yapılmış çıkmak, üstelik kendi bebeği çıkmamak’ ve benzeri nedenlerle doğrulayamamıştı.

Yasağı tedbiren kaldırma talebini AYM haksız bulunca, AİHM’ye götürdüler. O da AYM’nin kararına hak verdi. Bildiricilere uymadı, AYM’ye uydu, ‘Devlet katliam yapıyor’ demedi, asayişi sağlayacak zorunlu güvenlik operasyonları olarak baktı.

İsimlendirmeler yanıltıcı yani, kapılarına astıkları tabelalara bakarak PKK’nın faaliyetleri hakkında hüküm verirseniz çuvallamanız kaçınılmaz.


* * *


Devletin kutsandığı, tek laf ettirilmediği, zinhar toz kondurulmadığı, hasılı devletin eleştirilemediği yerde eleştiri hakkını kim, ne yapsın?

Toz da kondurur, üstten tozunu da alır, hırpalaya hırpalaya silkelersiniz de.

Ama terörle mücadele biçimine ağız dolusu söylenecekseniz ortada terör yokmuş, bomba tuzaklı hendeklerin faili meçhulmüş gibi hokus pokus PKK’yı görünmezlik zırhına gizlemeyeceksiniz.

Devlete laf etme hakkına kavuşmak için numaradan, yasak savmak üzere, göstermelik bile olsa PKK’ya da söyleyecek en az bir çift lanetleme sözünüz olacak.

Yoksa haklı eleştirileri de yakarsınız.

X