Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Demirtaş’ı kim ‘yemek’ istiyor?

BİR türlü anlam veremiyordum; sokak çağrısından dili yanmış bir siyasetçiyken Demirtaş, nasıl oluyor da sokağa çıkma lafını bir daha ağzına alabiliyordu?

Galiba çözdüm; HDP yönetimi ortak açıklamayla “Demirtaş’ın arkasındayız” dediğine, Sırrı Süreyya Önder de “Demirtaş’ı yedirmeyiz” diye bas bas bağırdığına göre demek ki Demirtaş’ın bir ‘yenilme’ sorunu var. Ve kolay lokma olmamak için kendine arka bulması gerekiyor. O da sırtını sokağa verdi. Tabiri caizse kendini sokağın sinesine emanet etti.


* * *


Ankara’nın kurtlar sofrasında siyasi entrikalarla boğuşurken başı sıkışan siyasilerin başvurduğu yoldur; yem olmaktan kurtulmak için sine-i millete dönerler...
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da kendini daha emniyette hissettiği sine-i sokağa dönüyor. Birçokları için tekin olmayan sokaklar, böyle sıkıntılı zamanlarda onun en güvenli sığınağı demek.
Yine de çözülmesi gereken son bir düğüm kalıyor geriye. Yaklaşan tehlikeye karşı sırtını sokağa dayaması çok akıllıca da, Demirtaş’ı ham yapmak isteyen kim?
Sırrı Süreyya Önder, “Hükümet bize (HDP’ye) nizamat veremez” diyor.
Ne anlarsınız?
Yani Demirtaş’ı yakaladığı yerde ham yapacak olan hükümettir.
Fakat buna nasıl güç yetirecek?
Zaten Sırrı Süreyya da bunun farkında ki meydan okuyor. Linç ettirmeyeceklerini, izin vermeyeceklerini, iktidarın buna gücünün yetmeyeceğini filan takır takır sıralıyor.
Ayrıca HDP’ye nizamat vermeye kimin muktedir olduğu da sır değil. Sultanahmet’te gezinen 3 günlük turiste sorsanız bilir. O kudret, önce Öcalan, sonra da Kandil’e aittir.
Öcalan’a ve Kandil’e rağmen, hangi iktidar sahibi, onları dizayn etmeye, siyasi mimarilerine biçim vermeye, iç hiyerarşilerini kendine göre şekillendirmeye girişebilir?
Hele Demirtaş’ı partinin başından uzaklaştırmak, ikili kararname olmadan mümkün mü?
Öyleyse Demirtaş’ın hükümetten yana korkusu olamaz.
Meclis’teki iç güvenlik düzenlemesi üzerinden iktidar sözcüleriyle çata çat zıtlaştığına bakmayın. Öcalan’a karşı sokağa sığınacak değildi ya, tabii ki hükümeti üstüne çekip “Beni bunlar ham yapacak” görüntüsü verecekti.
Böylece koltuğunun tek bir kılına halel gelse Demirtaş’ın sokağı bunu hükümetten bilecek, ona göre de canla başla sahiplenecek. Daha güçlü korunma bulabilir miydi kendine?
Başına gelecekler Öcalan’dan bilinse, ‘önderlik’ makamının mutlak iradesine kim karşı çıkacaktı? Arkasına aldığı sokak mı? Sırrı Süreyya Önder mi? Hangi çılgın, o sokakta kimin borusunun öttüğünü bilmezmiş gibi ‘Yedirmeyiz sana’ diye çıkışacaktı Öcalan’a?
Fazla sivrilenler, İmralı ve Kandil’de sevilmiyor neticede; Demirtaş da sergilediği liderlik başarısının kurbanı...


* * *


Kanlı 6-7 Ekim provokasyonundan sonra, tövbe etmiştir sanıyordum. 9 Ekim’de Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyip boncuk boncuk ter dökerek yaptığı özeleştirimsi muhasebe hafızalarda hâlâ taze...
Siyasi partiler miting organize eder, iktidarlara kafa tutar, didişir, kitlesel protestolar tertipler ama Meclis’te görüşülen bir yasal düzenlemeyi sorumluluğunu direkt üstlenmediği sokak eylemleriyle engellemeye kalkışmaz, bunu aklından bile geçirmez.
Kitleleri sokakta ‘alan tutma’ya çağırmak, yüzü maskeli sokak fedailerine ucu açık davetiye çıkarmaktır, hukuken ve ahlaken ağır bir vebal...
Başbakan Davutoğlu ve hükümet sözcüleri, buna tepki gösteriyor.
Fakat Demirtaş’ın ekmeğine yağ sürdüklerinden haberleri yok. Yeri, her zamankinden daha sağlamlaştı. Kim dokunur bundan sonra Demirtaş’a, arkasında sokak olduktan sonra...
Bence yerinin sağlamlaşması kötü de olmadı. Ondan iyisini nereden bulacak HDP.
Cumhurbaşkanı adayıyken ortaya koyduğu profili beğenmiş ve geliştirdiği yeni söylemi Kürt’üyle Türk’üyle tüm Türkiye’nin hayrına yormuştum. O günkü Demirtaş’ı arayan biri olarak söylüyorum:
Kendini emniyete aldığına göre artık Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki ayarlarına geri dönebilir.

X