Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Davutoğlu bir Demirtaş iki

7 Haziran’dan bu yana, liderleri performanslarına göre sıralıyorum. Listemin güncellenmiş son şekli şöyle:
Davutoğlu, üçüncü sıradan birinciliğe yükseldi.
Kılıçdaroğlu, liste başından üçüncülüğe düştü.
Demirtaş, en sondan ikinciliğe atladı.
Bahçeli ise ikinci sıradan listenin en sonuna geriledi.


* * *


Kıstaslarıma gelince...
Bence bir lideri lider yapan özelliklerin başında, öngörme becerisi ve şaşırtma kapasitesi gelir.
Çıkardıkları işi, bu iki kritere göre tartıyorum.
Sondan başa gidelim...
Bahçeli, 7 Haziran gecesinden itibaren olayların nasıl gelişeceğini en iyi kestiren lider oldu. Ne istediğini bilen ve önden pozisyon alabilen biri.
Üstüne de her an büyük bir sürpriz yapacakmış, terse yatıracakmış gibi koalisyon arayışlarının kilit aktörü olmaya oynadı. MHP’yi düğümü çözecek tartışmasız tek parti haline getirdi. Listemin ikinci sırasına da oturdu...
Fakat son kareyi önceden göremedi. Herkes fireyi, kontrolsüz denilen CHP grubundan beklerken disipliniyle meşhur kendi partisi fire verdi.
Kılıçdaroğlu, hizip kavgalarıyla kaynayan CHP’de çatlak sesleri bastırmış, 20 yılın genel başkanı Baykal’ı bile zapt edebilmişken...
MHP üzerinde mutlak hâkimiyet sağladığı düşünülen Bahçeli, Tuğrul Türkeş’i zapt edemedi. Grubunda kaçak olabileceğini kestiremedi, kestirdiyse de önleyemedi.
Seçim hükümetine girip girmemeyi gözünde çok büyüttü. Sadece HDP’nin bakan verdiği bir kabineyle seçime gitmenin AK Parti’ye oy kaybettireceği varsayımını fazlasıyla ciddiye aldı. Ülkeyi hükümetsiz bırakmama sözü ortada dururken anayasal bir seçim hükümetinden bile kaçınmanın maliyetini hesaba katmadı.
Bir de olaylar beklediği şekilde gelişmesine rağmen Bahçeli’den hiçbir sürpriz gelmedi. Kapıları bütün seçeneklere kilitli tutmaya devam etti, final sahnesinde de, her şey bittikten sonra da...
Şaşırtmaya eli en müsait, sürpriz hareket çekmeye en yakın liderken şaşırtıcı hiçbir şey sadır olmadı. Ondan sonuncu...


* * *


Kılıçdaroğlu, AK Parti’yle koalisyon görüşmelerinde umulmayacak kadar sorumlu, ayağı yere basan, yapıcı, uyumlu ve uzlaşmacı bir liderlik sergiledi.
Aksilik çıkarmadı, bozan taraf olmadı. Hırçınlığa, huysuzluğa prim vermedi. Kendi tabanından ve teşkilatlarından esen rövanşist duygu fırtınalarına teslim olmadı.
Alışılmadık ölçüde akılcı ve gerçekçi götürerek şaşırtmayı başardı.
Kötü senaryoyu da öngördü, ona da hazırlıklıydı.
Bu da onu listemin en tepesine kadar taşıdı. İlk sıraya...
Fakat Bahçeli gibi seçim hükümetinin etkisini abartması, durumu değiştirdi. Sonucu belirleyecek bir şey sanıp, AK Parti’yi HDP’yle yalnız bırakmak uğruna profilini bozdu. Hem yanlış kestirimde bulundu hem de final sürprizini yapamadı. Birincilikten oldu.


* * *


Demirtaş, bir süre üçlü blok hayaliyle yatıp kalktı, MHP ile HDP’nin yan yana geldiği senaryolara inandı, bunu mümkün sandı. Tek gerçekçi koalisyonun ancak AK Partili bir seçenek olacağını tahmin edemedi.
İhtimal hesapları, PKK’nın izleyeceği yol konusunda da tutmadı...
Kandil, beklentilerin aksine teröre tekrar sarıldığında da Demirtaş, şaşırtıcı bir tutum takınamadı. Bocaladı. Yüzde 13 oy almış bir HDP varken silahsız ne yapılamıyor da silahla yapılacak diye Kandil’e çıkışamadı.
O yüzden listemin sonundaydı...
Fakat seçim hükümetine girmeye gereğinden fazla önem atfetmeyerek, isim seçimini dahi mesele yapmayarak öngörülü davrandı.
KCK’nın tabiriyle ‘bir-iki HDP’linin iki aylığına geçici bakan olması’nın dengeleri değiştirmeyeceğini saptadı. Hakkı neyse o kadar ehemmiyet verdi. HDP’yi ne abat ne de berbat edecek bir şey diye baktı.
PKK’ya amasız silah bırakma çağrısı da geç kalmış olmakla birlikte, kendi çapında bir sürpriz sayılır.
Onun için bugün ikinci sırada.


* * *


Davutoğlu, başlarda sürprizsizdi. Ne yapacağı az çok ortadaydı. Dışına da çıkmadı.
Kılıçdaroğlu’nun müzakere masasından kalkan taraf olmayacağını, Bahçeli’ninse seçim hükümetine bile yanaşmayacağını öngördüğü söylenemezdi. Üçüncü sırada geliyordu yani...
Fakat HDP’yle seçim hükümetinin sonuca çok da etki etmeyeceğini gördü. Öyle anlaşılıyor ki MHP’nin fire vereceğini de...
Sonuçta; HDP’den teklif götürdüğü isimler ve Tuğrul Türkeş hareketiyle şapkadan tavşan çıkarma maharetini gösterdi.
Birincilik bedavaya değil vesselam.

X