Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP iktidara gelsin diyedir

ANAMUHALEFET, 7 Haziran’da iktidar gitsin diye oy istemişti seçmenden. Kendisi gelsin diye değil.
Galiba bu seçimde CHP gelsin diye oy istemeyi deneyecekler. En azından bu yönde kimi alametler belirmeye başladı.
Alametlerin en büyüğü, ‘Gelin oy verin gitsinler’ sloganını bulan reklamcı Ali Taran’ın CHP’den gitmesi...
Dediklerine bakılırsa rakamda anlaşamamışlar. Aslında anlaşacaklarmış ama 1 Kasım için partiler hazineden seçim yardımı almayacaklar. O yüzden Ali Taran’ın tarifesi tuzlu gelmiş. Dünyalığa zaafından olacak, Ali Bey’in eli de kıyıp paradan indirim yapmaya, eski müşterisini tutacak bir esnaflığa gitmemiş. Partinin kasasında en pahalı reklamcının masraflarını karşılayacak bakiye olmayınca da bilmecburiye yolları ayırmışlar.
Daha mütevazı bütçeli bir kampanya yürüteceklermiş. Tokgözlü bir ekip bulmuşlar, tenzilatlı fiyat çeken bir ekip. Ön sunumlarını da yapmışlar, strateji teklifleri beğenilmiş, aralarında bir sıcaklık peyda olmuş, el sıkışmışlar bile.

*

Şer görünen şeylerde bazen hayır vardır. Bu şerde de CHP için büyük hayırlar olabilir.
Geçen kampanya döneminde birkaç kez yazmıştım, CHP ‘Gelin oy verin gitsinler’ reklamlarına döktüğü parayı çöpe atmamış, kendi parasıyla resmen HDP’ye oy toplamıştı. Çarçur etse, havaya savursa, sokağa saçsa daha iyiydi.
Daha görür görmez, bu reklam filmleri HDP’ye çalışır demiştim. Nitekim öyle de oldu.
AK Parti gitsin diye oy verecek seçmen, CHP yerine HDP’ye yöneldi. Çünkü AK Parti’yi tek başına iktidardan edecek, Erdoğan’ın başkanlık planlarını bozacak yegâne şey, HDP’nin barajı geçmesiydi. CHP’nin daha fazla oy alması değil.
CHP desteğini ne kadar arttırırsa arttırsın aynı sonucu vermeyecekti. Karşıtlık motivasyonuyla oy kullanan seçmen de bu bilinçle rasyonel davrandı, istediği sonucu doğuracak biricik seçeneğe vurdu mührü.
Netice itibariyle; parayı CHP verdi, reklamı Ali Taran çekti, meyvelerini ise HDP yedi.

*


Çok paranın alamayacağı şeyi, doğru stratejiyle çok daha az para harcayarak elde etmek mümkün. Özellikle siyasi kampanyalarda bunun ne kadar geçerli olduğu, 7 Haziran’daki basit bir hesap hatasının sonuçlarıyla kanıtlandı.
Ali Taran para, CHP ise tecrübe kazandı geçen sefer. Bu kez ucuz ama akıllı kampanyanın bereketinden yararlanmayı deneyecekler.
Bundan karşıtlık duygularını kamçılamayacaklarını, taraftarlık güdülerini harekete geçirecek bir kampanya icra edeceklerini anlıyorum.
İktidarı yıkmayı değil iktidar yapmayı vaat edecekler yani.
Tepki oylarına değil uzlaşma oylarına talip olacaklar.
Erdoğan’a karşı kabaran nefret oylarına hitap etmeyecekler. O oyların adresinin hâlâ HDP olduğunu görerek kendilerini konumlandıracaklar.
Öfke ve nefreti değil uzlaşmayı körükleyecekler.
Seçmeni sandıkta devr-i sabık yaratmaya, hesaplaşmaya, rövanş almaya, intikam hislerini tatmin etmeye, içini rahatlatmaya çağırmayacaklar.
AK Parti gitsin de Türkiye’ye ne olursa olsun, ondan sonrası varsın tufan olsun demeyecekler.
Gerçekçi davranacaklar. Gelecek için sorumluluk almaya, hep birlikte taşın altına el sokmaya davet edecekler.
AK Parti gitse bile CHP’nin tek başına gelemediğini bilerek slogan üretecekler. İktidara ortak olmaya oynayacaklar. Türkiye’yi iktidarsız bırakmaya değil.
Seçmeni koalisyona ikna etmeye çalışacaklar, AK Parti düşmanlığına değil.

*

Şayet bu tarz haberler doğruysa, mesele sadece para darlığıyla izah edilemez. Zaten sırf eli sıkışık olduğu için Ali Taran’dan vazgeçmezdi CHP. Ne yapar ne eder, borç harç o parayı denkleştirir, gönlünü alır, aynı reklamcıyla yola devam ederdi.
Baykal’ın vaktiyle dediğine geldiği için reklamcısını değiştirmiştir CHP. Kızılay gibi bir hayır hasenat kurumu olmadığını, hatıra binaen başkalarına ikram edecek fazladan tek bir oyunun bile bulunmadığını fark ettiği için...
Savuracak parayı isterse temin edebilirdi ama oy savurmak gibi bir lüksü olmadığını nihayet anladı demektir. Uğurlu olsun.

X