Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çavuşoğlu Mars’tan Mogherini Venüs’ten mi?

LÜTFEN 5 dakikanızı ayırın ve aşağıdaki diyaloğu sonuna kadar okuyun.

AB dışişleri bakanlarının Malta zirvesi müjdelerle sonuçlandı, sevindirici haberlere konu oldu.

Krizin çözüldüğü, derslerini aldıkları, artık akıllandıkları, imana geldikleri ve barışmak istedikleri, Türkiye’ye zeytin dalı uzattıkları filan gibi hoş başlıklara maruz kaldınız.

Ama yarın öbür gün ‘bu da nereden çıktı, hani restleşmeler bitmiş, hani uzlaşma sağlanmıştı’ dedirtecek hayal kırıklıkları yaşamak istemiyorsanız... Hep başlıkların boş tarafına değil, biraz da altlarındaki dolu taraflara bakın.

VAR SANKİ BİR TERSLİK

Rahatlatıcı haberler, AB Komiseri Mogherini ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun beyanatlarına dayanıyor.

İkili görüşmelerinden sonra ayrı ayrı konuştular.

Karşılaştırmalı okumanız için açıklamaları diyalog şeklinde düzenledim.

Bakın bakalım, birbirlerini doğru anlamışlar mı? Yansıtılan iyimserlik havası gerçekçi mi? Sarf ettikleri o tatlı sözlerden siz de aynı sonucu çıkarıyor musunuz? Yoksa görünür bir iletişim kazası bariz bariz yaklaşıyor mu?

KAZA GELİYORUM DİYOR

MOGHERİNİ: Türkiye dahil, her egemen ülkenin kendi yönetim sistemini belirleme hakkını tanıyoruz. İtirazların farkında olmakla birlikte referandum sonuçlarına saygı duyuyoruz... Türkiye’nin uymasını beklediğimiz ilkeler var. Özellikle de insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, medya özgürlüğü ve idam cezasıyla ilgili. Bu konuda Avrupa Konseyi ile çok yakın çalışma konusunda kararlıyız.

ÇAVUŞOĞLU: AKPM’de alınan kararın sorumlusu Türkiye değil. Gözlemci diye gönderilen raportörler hayır kampanyalarına katıldı. Bazıları da PKK’ya destek verdi. Yazdıkları raporların bir geçerliliği yok. Muhataplarıma ifade ettim.

‘HER ŞEY UYGULAMAYA BAĞLI’

MOGHERİNİ: Değişikliğin uygulanmasıyla ilgili değerlendirmeyi, Venedik Komisyonu’nun tavsiyeleriyle AGİT gözlemcilerinin son raporuna göre yapmayı bekliyoruz... İstikrarlı, güçlü, başarılı ve demokratik bir Türkiye, AB’nin yararına. Niyetimiz hiçbir zaman Türkiye’ye ve Türk halkına zarar vermek değil, olmayacak da. Tam tersine, yapıcı işbirliği arayışındayız.

ÇAVUŞOĞLU: Geçen haftadan sonra olumsuz hava değişti. Ben bu olumlu havayı gördüm, hatalarını anladıklarını da gördüm, eğer samimilerse... Ama samimi olmazlarsa hava yarın yine hemen dağılabilir.

O ONA ATIYOR, TOP KİMDE?

MOGHERİNİ: Katılım müzakereleri sürüyor. Askıya alınmadı, sona ermedi. Fakat herhangi bir faslı açma çalışmamız yok. Üyelik kriterleri son derece açık ve Türkiye bunları gayet iyi biliyor. Eğer Türkiye, Çavuşoğlu’nun aktardığı ve Erdoğan’ın dile getirdiği gibi müzakerelere ilgi duyuyorsa bunun gereklerini gayet iyi biliyor.

ÇAVUŞOĞLU: AB artık hatalarını anlamaya başladı. Zirveden diyalog ve işbirliği kararı çıktı. Bugüne kadarki yanlış yaklaşımlarından da ders almış gibi gördüm. Ama inşallah samimidirler. Bizimle işbirliği yapacaksanız, diyalog içinde olacaksanız, bize karşı çifte standarttan uzak durun. Bizimle samimi olun ve açık olun.

‘KARAR TÜRKİYE’NİN’ MESAJI

MOGHERİNİ: Kriterler son derece açık ve artık Türkiye’nin devam etmekte, Avrupa ailesine katılmakta istekli olup olmadığını açıklama zamanı geldi. Kulübün kuralları açık. Girmek istiyorlarsa ne yapacaklarını biliyorlar. Aramızda görmekten memnun oluruz ancak onların tarafında bir netleştirmeye ihtiyaç var. Biz nerede durduğumuz konusunda gayet açığız.

ÇAVUŞOĞLU: Hatalarını anladılar. Türkiye ile ilişkileri nasıl düzelteceğiz diye soruyorlar. Hangi adımları atmamız lazım diyorlar. Kendilerinin de kabul etmeye başladıkları hatalarını yüzlerine samimi bir şekilde söyledim. Her faslı açmaya hazırız. Müzakerelere devam kararı lafta kalmasın, uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz.

Tıkanıklık aşılmış mı dersiniz?

Şimdi söyleyin, ne anladınız, aynı dili konuşuyor gibi geldiler mi?

İlişkiler toparlanıyor, aramız düzelecek, normalleşme kapıda gibi görünüyor mu size de?

X