"Ahmet Karabıyık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Karabıyık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Karabıyık

İki yıl yeterliyken, 30 yıl nasıl yeterli görülmedi?

DİLE kolay, 30 yıldan fazla bir süre geçmiş... Vatandaş, bir anonim şirkette uzun yıllardır ortak olarak kalmış. Gün gelmiş ve 1986 yılında kurulmuş şirketteki ortaklık paylarını satmak istemiş... Belli ki iyi bir fiyata müşterisi de çıkmış...

Normalde bu payları devrettiği zaman ortağın vergi ödemesi gerekmiyor. Hisse senetlerinin, alış tarihinin (ediniminden) üzerinden iki tam yıl geçtikten sonra satıldığında, kazanç üzerinden vergi ödenmiyor. Ne kadar kazanç elde edilmiş olursa olsun ‘vergi ödenmiyor’ üstelik. (Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 80.nci Maddesi)

Ama; değil iki yıl, 30 yıldır şirket ortağı olmasına rağmen bu vatandaşa ‘satarsan, kazancından vergisini de ödersin’ denilmiş. (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 28.2.2017 Tarih ve 63676 sayılı özelge)                 

Neden mi? Çünkü 30 yıllık ortaklığı gösteren paylar kâğıda basılmamış. Yani şirket; ortaklık paylarını gösterir hisse senetlerini bastırıp ortaklarına teslim etmemiş. Aslında; sonradan gecikerek hisse senetleri kâğıda da bastırılmış, ancak basım tarihinin üzerinden henüz iki yıl geçmediğinden vergisiz satış mümkün görülmemiş. İki yıllık süre, hisse senedinin edinim tarihinden itibaren başlıyor. Gerçekte 30 yıl resmen ortak olarak kalınmış olunsa da bunun bir önemi yok, ortak olunma tarihinden itibaren değil, hisse senetini edinme tarihinin üzerinden iki tam yıl geçmesi gerekiyor.

Evet kural; basit bir şekil şartı içeriyor ama bu ‘kağıda basılı olarak pay sahibi kalma kuralı’ yerine getirilmemişse ortağın, kazanç üzerinden vergi ödemesi gerekiyor. 

Şirketin pay defterinde de, yevmiye-kebir gibi diğer defterlerinde de ortak isimleri ve pay tutarları otuz yıldır yazıyor olabilir... Bu kayıtlar yeterli görülmüyor vergi avantajından yararlanmak için... Hisse senetinin basılmış olması gerekiyor... Hisse seneti yerine aynı içerik de geçici ilmühaber basılmış olması da vergi avantajından yararlanmak için kabul ediliyor.

Dolayısıyla şirket ortaklarının ister hisselerini satmaya niyeti olsun, isterse şu an böyle bir düşünceleri olmasın, her zaman için payları gösteren hisse seneti veya ilmühaberleri basılı olarak kasalarında tutmalarında büyük yarar var. Hisse senetlerinin bastırılmış olması ne şirkete ne de ortaklara bir külfet getirmezken diğer yandan –hisse devri durumunda ise- hiç vergi ödememek gibi bir avantaj sağlıyor.

LİMİTED PAY DEVRİ

Limited şirket paylarını devreden ortaklarda durum farklı... Ortaklar; hissesini 2 yıl sonra da, 10 yıl sonra satsa da fark etmiyor, her durumda ortaklık paylarını devredip kazanç elde ettiğinde vergi ödüyor. Kazancın büyüklüğüne göre yüzde 15’den başlayıp, yüzde 35’e kadar çıkıyor verginin oranı…

Limited şirketi tür değiştirip anonim şirket haline geldikten sonra hisse satış işlemi yapıldığında, iki yıllık sürenin belirlenmesinde limited şirketteki pay sahipliği süresi de dikkate alınabiliyor. Bu yönde Maliye’nin özelgeleri de mevcut. (Ankara Vergi D. Bşk.,11 Kasım 2011 tarih ve 983 sayılı özelgesi.) Ancak geçen yıl verilen bir özelgede yer alan açıklamalar tür değiştirerek vergisiz hisse devri yapmayı riskli hale getirdi. Maliye; limited şirket anonim şirkete dönüştükten sonra hisse senetini hemen bastırmayıp sonraki bir tarihte bastıran patrona özet olarak şunu söyledi: “Vergisiz hisse satışı için dikkate alınacak iki yıllık süre, ‘hisse senetinin basım tarihinden sonra’ başlar” dedi. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14 Şubat 2018 tarih ve 154561 sayılı özelgesi)

Limited şirketini anonim şirkete dönüştürüp hisse satışı yapmayı düşünenlerin Maliye’nin verdiği bu özelgeyi de dikkate alarak kendi durumlarını gözden geçirmelerinde yarar var.

 BİST’TE HİSSE DEVRİ

Borsada işlem gören hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar için beyanname verme zorunluluğu yok. Dolayısıyla, vergi ödenmesi de gerekmiyor. Normalde stopaja tabi olmasına rağmen stopaj oranı sıfır olarak belirlendiğinden kesinti yoluyla da vergi ödenmesi gerekmiyor.

 

X