"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Yeter artık

NİSPETEN kısa sayılacak gazetecilik hayatımda...

1990... Tünel faciasına tanık oldum: 1462 hacı adayı öldü.
1994... Şeytan taşlama faciasının haberini yaptım: 270 hacı adayı öldü.
1997... Çadır yangının haberini verdim: 343 hacı adayı öldü.
1998... Şeytan taşlama faciasının ağıtlarını haberleştirdim: 119 hacı adayı öldü.
2001... Şeytan taşlama faciasının haberini TV’de verdim: 35 hacı adayı öldü.
2003... Şeytan taşlama faciasının haberini TV’de verdim: 14 hacı adayı öldü.
2004... Şeytan taşlama faciasına isyan yazısı yazdım: 244 hacı adayı öldü.
2015... Kâbe’de vinç kazasının isyan yazısını yazdım: 207 hacı adayı öldü.


*


Ve 2015...
Ve yine şeytan taşlamada sıkışma...
Bu kez ölü sayısı: 753.


*


Müslümanlar olarak şu beceriksiz, şu vurdumduymaz ve şu insan hayatına zerre ehemmiyet vermeyen Suudi yönetimine karşı...
Ayağa kalkmanın...
“Dur” demenin...
“Artık yeter” demenin...
“Sen bu işi yapamıyorsun” demenin...
“Bırak bu işi” demenin...
Artık tam zamanıdır.

Bu çağda şeytan taşlama mı olur

UÇAĞA doğru gidiyorum.
Bir hanımefendi geldi yanıma.
“Şu kadar insan ezilerek öldü, bu çağda şeytan taşlama mı olur Ahmet Bey” dedi.


*


“Olur hanımefendi olur” dedim.
Ardından da ekledim:
“Eğer Müslümanlar, organizasyon yeteneği gelişmiş, ileri bir toplumun çocukları olsaydı... Bu ritüeli öyle bir yaparlardı ki... Hepiniz ‘ay ne güzel, ne hoş bir seremoni’ diye gıpta ederdiniz. Sorun ritüelde değil, ritüeli yapanların düzeyinde”.


*


Anlamlı bir şekilde başını salladı ama bir yorum yapmadı.
Umarım ikna olmuştur.


İşte böyle olur ekabir Müslüman’ın şeytan taşlaması

Yeter artık


SIKIŞMA riski sıfır.
Can tehlikesi yok.
Rahatlık had safhada.
Sıfır riskle taşını sallıyor şeytana ekabir.
“Hain şeytan al sana taş” der gibi.
Arkalarında da korumaları var.


*


Kısacası...
Sıradan Müslüman’a “şeytan taşlarken sıkışıp ezilirsen şehit olursun” diyen Suudi ekabir, söz konusu kendi canı olunca sıkışıp şehit olmamak için elinden geleni yapıyor.


*


Bunları iyi tanıyın:
Şehadet şerbetini içmeyi kendisine değil de sıradan Müslüman’a müstahak gören münafıklardır bunlar.

‘Bismillah’ demeyi yasaklayan yasayı niye değiştirmediniz?


AK Parti, “Hadi bismillah” diye bir slogan buldu.


*


CHP’li bir milletvekili, Yüksek Seçim Kurulu’na başvurup bu sloganın yasaklanmasını sağladı.


*


AK Parti feryat figan haykırıyor:
İşte CHP bu...
Besmele’yi yasaklattılar.
Bunlar Besmele düşmanı...


*


Demagoji dedikleri şey işte böyle bir şeydir.


*


Ben CHP’nin yerinde olsam...
Bu demagojiye şöye bir demagojiyle cevap veririm:
Yasalarda partilerin seçimlerde dini ibare kullanması yasak değil mi?
Siz 13 yıllık iktidarda değil misiniz?
Neden bu yasayı değiştirmek için kılınızı kıpırdatmadınız?
Yoksa siz partilerin seçimlerde “Bismillah” demesine bile karşı mısınız?
Besmele düşmanı mısınız siz?


*


Böylece...
Demagoji konusunda AK Parti ve CHP arasında eşitlik sağlanmış olur.


Demek Esad geçici olarak kalabilir ha


EĞER Esad geçici olarak kalabilecek idiyse...
Bunca kan niye döküldü?
Bunca kişi niye katledildi?
Bunca insan niye yerinden yurdundan edildi?
Bunca çocuk cesetleri kıyıya neden vurdu?

Bak Cemaatçi kardeşim

Köşe yazarlarınızın hapse tıkılmasına...
Kreşlerinizin basılmasına...
Televizyon yöneticinizin tutuklu kalmasına...
Sizi seven işadamlarına zulmedilmesine...
Gönüllülerinizin şeytanlaştırılmasına...
Şiddetle karşıyım.


*


Ama aynı zamanda...
Devlet içinde sizin Cemaat’e bağlı savcı, sizin Cemaat’e bağlı hâkim, sizin Cemaat’e bağlı polis olmasına da şiddetle karşıyım.


*


“Paralel Yapı, Türkiye’nin en büyük sorunu” derken kastettiğim budur.


*


Bu söylediğim ister AK Parti’ye yarasın, ister PAK Parti’ye...
Umurumda bile değil.
Ben ancak hak bildiğimi söylerim.
Ölüm tehdidi, protesto, kampanya falan...
Vız gelir, tırıs gider.

Yeter artık

Hürriyet okurları 78 milyona dahil değil mi?


BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, bayramın birinci günü bütün gazetelerin en arka sayfasına “78 MİLYON OMUZ OMUZA” diye bir ilan vermiş.
Hürriyet, milyonlara erişen bir gazete...
Başbakan’a soruyorum:
Bu gazetenin okurları, 78 milyona dahil mi değil mi?
Eğer 78 milyonun içine Hürriyet’in eriştiği milyonlar girmiyorsa...
Keşke ilanı “78 milyon eksi Hürriyet okurları” diye ilan verseydiniz.
Çok daha gerçekçi bir ilan olurdu.

X