"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Yeni başlayanlar için darbe nedir, nasıl yapılır

DARBE yapmak için şu beş şey olmazsa olmazdır:

- BİR: Zor kullanmayı göze almak.
- İKİ: Top, tank, bomba... Zor kullanmaya yetecek miktar ve çapta silah.
- ÜÇ: Tankı, topu, bombayı, silahı elinde tutan bir silahlı kuvvet...
- DÖRT: Silahlı kuvvete verilen anayasal koruma ve kollama görevi...
- BEŞ: Zor ve zorbalık karşısında korkup ürken bir ahali...

*

Bu durumda soralım:
17 Aralık ve 25 Aralık nasıl oluyor da darbe girişimi olabiliyor?

*

Diyelim ki...
Zekeriya, Celal, Ali Fuat isimli şahıslar, kafayı kırıp darbe yapmaya karar verdiler.
Neyle ve nasıl yapacaklar bu darbeyi?
- Bunların topu, tüfeği, tankı mı var?
- Bunların silahlı kuvvetleri mi var?
- Bunların memleket yönetimine el koymalarının yasal dayanağı mı var?
- Bunların karşısında korkup ürkecek ve bunlara boynunu uzatacak bir ahali mi var?

*

17 Aralık’a “darbe girişimi” diyenlere soruyorum:
- Bir tayin emriyle Bolu’ya postalanan ve kuzu gibi bu emre itaat etmek dışında elinden bir şey gelemeyen zavallı Zekeriya mı darbe yapacaktı?
- Daha başlattığı operasyonun ikinci adımını bile doğru dürüst atamayan ve anında dosyalardan el çektirilen Celal mi darbe yapacaktı?
- Hükümetten aldığı güçle etrafa korku salan, ancak hükümetten aldığı gücü kaybettiği anda kendisini Silivri Cezaevi’nde bulan Ali Fuat mı darbe yapacaktı?

*

Zekeriya, Celal, Ali Fuat ve diğerleri...
17 Aralık ve 25 Aralık’ta bir şey yapmaya çalıştılar.
Yapmaya çalıştıkları şeye...
- “Hükümeti yolsuzluk dosyalarıyla yıpratma çabası” denir.
- “Bakanları yolsuzluk operasyonuyla rezil etme gayreti” denir.
- “Cemaat lehine, hükümet aleyhine bir girişim” denir.
- “Yolsuzluk dosyalarını Cemaat lehine bir silah gibi kullanma hareketi” denir.
- “Anormal bir şey” denir.
Sadece ve sadece...
“Darbe girişimi” denemez.

Gerçek İslam bu değil

- KELLE kesenler ortaya çıkıyor... Müslüman koro haykırıyor: Gerçek İslam bu değil.
- Pazarda çocuk yaşta kızlar satılığa çıkarılıyor... Müminler anında tepki koyuyor: Gerçek İslam bu değil.
- Kız çocuklarının okumasına engel olmak için terör eylemleri yapılıyor... Müslümanlardan ses geliyor: Gerçek İslam bu değil.
- Üç bin yıllık anıtlar bombayla yıkılıyor... Mümin yürekler ses veriyor: Gerçek İslam bu değil.
- IŞİD zulüm üstüne zulüm yapıyor... Müslümanlar mahcupça tepki veriyor: Gerçek İslam bu değil.
- İntihar bombacıları çoluk çocuk demeden halkın arasında patlatıyor bombayı... Ulemadan cılız bir ses geliyor: Gerçek İslam bu değil.

*

Fransa’da mizah dergisi basıldı, 12 kişi katledildi.
İslam dünyasının tepkisi şimdiden belli:
Gerçek İslam bu değil.

*

“Bu kısır döngüyü kim kıracak?” sorusuna “inşallah” temennisiyle şu cevabı veriyorum:
“Gerçek İslam bu değil” sözünden sıkılan, bunalan ve bu sözün artık hiçbir etkisinin kalmadığını gören Müslümanlar kıracak.

Güvenilecek mi, güvenilmeyecek mi

BAKANLARIN Yüce Divan’a gitmesi gerektiğinde...
“Biz Anayasa Mahkemesi’ne güvenmiyoruz” deniliyordu.

*

Anayasa Mahkemesi seçim barajıyla ilgili “yetkimiz yok” kararı verdiğinde...
“Yüce Mahkeme çok güzel bir karar verdi” deniliyor.

*

Kısacası...
Elde bir adet “güvenmiyoruz” var, bir adet de “güveniyoruz” var.

*

Parti yüksek komiserliğinden bir açıklama istiyorum:
Son durum nedir?
Şimdi biz bu Anayasa Mahkemesi’ne güveniyor muyuz, güvenmiyor muyuz?

Karikatürist katliamının 7 olası sonucu olacak

- BİR: Batı’da İslamofobi yükselişe geçecek.

*

- İKİ: Almanya’daki ırkçı hareket “Haklılığımız kanıtlandı” diyecek.

*

- ÜÇ: Irkçı hareketlere karşı çıkan Avrupalıların işi zorlaşacak.

*

- DÖRT: Avrupa Müslümanlar açısından çekilmez bir yer olacak.

*

- BEŞ: Fransa, Ortadoğu politikasını gözden geçirecek.

*

- ALTI: Batı’da İslam nefreti, İslam coğrafyasında Batı nefreti artacak.

*

- YEDİ: IŞİD’e karşı ödünsüz bir işbirliği söz konusu olacak.

Külliye

CUMHURBAŞKANI Erdoğan “kampus” yerine “külliye” denmesi gerektiğini söyledi.

*

Bunun üzerine sosyal medyada hem “Gündemi değiştirmeye çalışıyor, bu topa girmeyelim” diyen, hem de “külliye” meselesiyle kafa bulmaya çalışan o kadar çok mesaja rastladım ki...
Gülümsedim tabii...

X