"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Yarbay Mehmet’e açık mektup

SEVGİLİ Yarbay Mehmet Bey.

Sen ay-yıldızlı bayrağa sarılmış kardeşinin tabutuna “Ali’m, Ali’m” diye sarılırken...
Yaşadığını acıyı ta içimde hissettim.


*


Aslan gibi kardeşini kaybetmiş olmanın acısıyla isyan ediyordun.
İnsana yarbaylığı, üniformayı, hiyerarşiyi, emir-komutayı, garnizonları, komutanları falan unutturan bir acının isyanıydı bu.


*


Sen yürekten haykırırken...
“Ak trol” denilen besleme ahlaksızlar, hemen harekete geçtiler.
Ve ağızlarına ne geliyorsa söylediler:
“Yarbay Alevi” dediler.
“Yarbay siyaset yapıyor” dediler.
“Yarbay paralelci” dediler.
“Yarbay terörist” bile dediler.


*


Sevgili Yarbay.
Bunları iyi tanı.
Bunlar siyaset adına yalan söylemekten, iftira atmaktan, gözünü kırpmadan her türlü ahlaksızlığı yapmaktan zerre kadar çekinmeyen mahluklardır.
Siyaset ve iktidar, bu mahlukların gözünü o kadar karartmıştır ki... Aslan gibi kardeşini kurban vermiş olan bir abinin, ay-yıldıza sarılmış kardeş tabutu karşısında siyaset yapabileceğini zannederler.
Bunlar iktidar şehvetinin o denli kurbanı olmuş durumdalar ki... Bir abinin, şehit düşmüş kardeşinin tabutuna sinsice bakıp, “Dur, ben şimdi bu fırsattan istifade AK Parti’nin ve Tayyip Erdoğan’ın işine gelmeyecek bir çıkış yapayım” diye düşünebileceğini zannederler.
Bu derece çukurlaşmış, bu derece pespayeleşmiştir bunlar.


*


Sevgili Yarbay.
Bunları iyi tanı.
Bunlar kardeş acısını bile anlamayacak, kardeş acısını bile bilmeyecek hale gelmiş yaratıklardır.
“Siyaset” denilen olgu, bunları insanlıktan çıkarmıştır.
Siyaset bunları cenazeye saygısız, ölüme saygısız, acıya saygısız, isyana saygısız birer canavara dönüştürmüştür.


*


Sevgili Yarbay.
Karşındakiler düşman ordusunun askerleri olsa...
Seni anlarlardı.
Senin isyanına sonsuz bir kredi tanırlardı.
Büyük bir anlayışla karşılarlardı isyanını.
Ama bu paralı troller, düşman ordusunun askerlerinden bile beter hale gelmiş durumdalar.
İktidarın delirttiği, siyasetin insanlıktan çıkardığı zavallılardır bunlar.


*


Sevgili Yarbay.
Sakın tasalanma.
Üzülme.
Umutsuzluğa kapılma.
Bu ülkede seni, cami avlusunda kardeşinin tabutuna sarılıp isyan ederken görünce, “Bu Yarbay’ın isyanı acaba hangi partinin işine yarar, hangi partinin işine yaramaz” meselesini akıllarından geçirmeyen milyonlar var.
Bil ki onlar, sana baktıklarında...
Siyaseti, partileri, Tayyip Erdoğan’ı, anketleri, liderleri, iktidarları, devleti falan değil, sadece ve sadece kardeşini kurban vermenin acısıyla isyan eden bir abiyi görüyorlar.
Bir insanı görüyorlar yani.


*


Sevgili Yarbay.
Siyasetin ve iktidarın zıvanadan çıkardığı yaratıklar, sakın seni mahzun kılmasın.
Yalnız değilsin.
Hak seninledir.
Allah seninledir.
Vicdanlarını ve insanlıklarını siyasete ve iktidara satmamış her partiden, her çevreden, her görüşten milyonlar seninledir.


Baykal: Bir teklif gelmeden konuşmam

DENİZ Baykal’a yekten sordum.
Dedim ki:
“Deniz Bey, Ahmet Davutoğlu kapınızı çalsa ve ‘Gel bizim kurduğumuz seçim hükümetinde bakan ol’ dese... Ne cevap verirsiniz?”


*


Baykal’ın verdiği yanıtı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:
“Bir teklif yapılır ise elbette bir cevap verilir. Ama henüz yapılmamış bir teklife cevap vererek siyaset yapmayı, kendi siyaset anlayışıma da, siyasi nezaket kurallarına da uygun görmüyorum.”


*


Ben sordum.
Baykal bu yanıtı verdi.
Takdir kamuoyunundur.


Şaftı kaymış bir iktidar


EĞER bir iktidar...
Şehit yakınlarına kulp takmaya başlamışsa...
“Adam yakınını kaybetmiş, yüreği yanıyor” diyemiyorsa...
“Vatandaşımın tepkisinin başımın üstünde yeri var” diyemiyorsa...
Şehit yakınlarını “PKK’cı, DHPK-C’ci” falan diye yaftalıyorsa...
“Onlar bu ülkeye evlatlarını, kardeşlerini, yeğenlerini, yakınlarını verdiler, onların her şeye hakkı vardır” diyemiyorsa...
Şehit babasıyla, şehit abisiyle, şehit yakınıyla mücadele etmeye başlamışsa...
O iktidarın şaftı kaymış demektir.


Beni en AK Partili yargıç yargılasın

ETHEM, beni satmayan ve okunmayan gazetesi aracılığıyla tehdit ediyor.
Diyor ki:
“Ahmet Hakan teröre destek veriyor. Savcılar harekete geçsin.”


*


Ethem’e sesleniyorum:
Ben en AK Partili savcı ve yargıç tarafından yargılanmaya hazırım.
Ama sen...
En AK Partili savcı ve yargıç tarafından yargılanmaktan bile korkarsın.
Aramızdaki fark bu.


*


Hadi şimdi uza.


Sağduyulu bir yüzde 70 hep var


BU ülkede...
Başörtüsü yasağına karşı çıkan bir yüzde 70...
Irak tezkeresine karşı çıkan bir yüzde 70...
AB’ye destek veren bir yüzde 70...
Suriye savaşına bulaşılmaması gerektiğine inanan bir yüzde 70...
Ordunun yıpratılmamasını savunan bir yüzde 70...
Çözüm sürecine destek veren bir yüzde 70...
Hep vardı ve hep var oldu.


*


Enseyi karartmayın.
Bu toplumun en az yüzde 70’i her zaman sağduyulu olmuştur ve olmaya devam edecektir.


Sencar Hoca, seçim araştırmasıyla Çarşamba Sohbetleri’nde

HANGİ parti oyunu arttırdı, hangi parti düşürdü?
Tek başına iktidar geliyor mu?
HDP oyları ne oldu?
İki aylık süreçte nasıl bir tablo ortaya çıkar?
Hepsi ve daha fazlası...
Yarın Metropoll’den Prof. Özer Sencar’la Çarşamba Sohbetleri’nde.
Sakın kaçmasın.

X