"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Vahimdir, tehlikelidir, hukuksuzdur, yanlıştır

-VAHİMDİR: Gazete ve televizyonlar basılarak... Gazeteciler ve televizyoncular gözaltına alınarak, derdest edilerek... Demokrasiye ve ifade özgürlüğüne büyük darbe vurulmuş olur. Ekrem Dumanlı ve arkadaşlarının gözaltına alınması bu açıdan vahimdir.


*


-TEHLİKELİDİR: “Hükümet/Cemaat çatışması”, söz söyleme ve ifade etme özgürlüğüne kurban edilemez. Bu çatışmaya yaslanarak gazetelere ve gazetecilere vurulan darbe, aslında tüm toplumun özgürlüğüne vurulmuş bir darbedir. Ekrem Dumanlı ve arkadaşlarının gözaltına alınması bu açıdan tehlikelidir.


*


-HUKUKSUZDUR: “Devletin egemenliğini ele geçirmek” şeklinde somut hiçbir suçlamayı ihtiva etmeyen, soyutun soyutu bir suçlamayla gazeteler basılamaz, gazeteciler suçlanamaz. Ekrem Dumanlı ve arkadaşlarının gözaltına alınması bu açıdan hukuksuzdur.


*


-YANLIŞTIR:
Yargı, karşıtlara karşı kullanılacak bir silah olarak kullanılamaz. Yargı, hükümet karşıtlarını köşeye sıkıştırma aracı haline getirilemez. Yargı, muhaliflere operasyon çekme aracı yapılamaz. Ekrem Dumanlı ve arkadaşlarının gözaltına alınması bu açıdan yanlıştır.


Ecdada böyle mi sahip çıkacaksınız?

İLBER Hoca feryat etmişti.
Demişti ki:
-Osmanlı arşivlerini Kağıthane’deki binaya taşımak cinayet olur.
-Arşivi yerinden kımıldatmamak gerekir.
-Kağıthane’deki yer, Osmanlı arşivleri için uygun değildir.


*


Dinlemediler.
Taşıdılar Osmanlı arşivlerini Kağıthane’de TOKİ’nin yaptığı binaya.


*


Ne oldu?
İlber Hoca’nın söylediği oldu.
Cinayet oldu yani.
Dün Milliyet’te çıkan habere göre...
-Osmanlı arşivlerinin taşındığı binada tesisat ve altyapı sorunları nedeniyle tavan su akıtıyor.
-Rutubet yüzünden duvarlar sürekli boyanıyor.
-Yoğun yağışlarda binanın giriş katına su doluyor.
Sonuç?
Sonuç şu:
Osmanlıdan kalma kıymetli belgelerdeki mürekkepler silinmeye yüz tutmuş durumda.


*


“Ecdat... Ecdat...”
diye inliyorlar ve sonuç bu oluyor.
Ecdat düşmanı olsalardı...
Acaba sonuç ne olurdu?


Eser Karakaş’ın harika saptaması


MİLLİ Eğitim Şûrası’nda alınan kararlardan biri de şuydu:
“Turizm meslek liselerinde kokteyl (alkollü) hazırlama derslerinin kaldırılması.”


*


Star yazarı Eser Karakaş, dünkü yazısında bu konuda harika bir saptama yapmış.
Şöyle diyor:
“Böyle bir karar, mesela futbol okullarında topun yasaklanması istikametinde bir tavsiye kararı üretmek gibi bir şey.”
Ardından da ekliyor:
“Futbol okulunda topu yasaklamak ne kadar komik ise bu turizm meslek liseleri kararı da öyle.”
“Like” yaptık bu saptamaya.
Sağ olasın Eser Hoca.


Mevlânâ’nın yolundan gidene bir bakın hele

ADI: Tuğrul İnançer.
Hani şu “Hamile kadınlar sokaklarda dolaşmasın” diyerek, “Türkiye’de köpekleşme yaşandı” diyerek tepki alan isim.


*


Tuğrul İnançer, Mevlevi dergâhının postnişini.
Mevlânâ’nın yolundan gidiyor yani.


*


Habertürk’e verdiği röportajda kullandığı kelime ve tabirlere bir bakalım:
-Hadi ya...
-Herif.
-Tükürürüm.
-O....u.
Tertemiz bir dil, tertemiz bir üslup, tertemiz bir yaklaşım isteyen bir davanın öncüsünün diline, üslubuna ve yaklaşımına bakar mısınız?


*


Tuğrul Hoca!
Söylediklerinizi işittikçe...
Mevlânâ Hazretleri mezarında ters dönüyor, haberiniz olsun.

Bravo Ahmet Şık

AHMET Şık tutuklanırken...
Ekrem Dumanlı şöyle yazmıştı:
“Paniğe ve öfkeye gerek yok. Hukuki süreç işliyor.”


*


Dün Ekrem Dumanlı gözaltına alınırken...
Ahmet Şık şöyle yazdı:
“Birkaç yıl önceki faşizm döneminin kudretli sahiplerinden Cemaat’in bugün yaşadığının adı da faşizmdir. Faşizme karşı çıkmak erdemdir.”


*


Yaşa Ahmet Şık!
Erdemin ve faziletin nerede olduğunu gösterdiğin için.

Korkutarak destek aramak

“EĞER susarsanız...
Bugün bizim başımıza gelenler, yarın da sizin başınıza gelecek”
diyorlar.
Yani korkutmaya çalışıyorlar.
Yani korkutarak destek almaya çalışıyorlar.
Yani korkutarak konuşmamızı teşvik etmeye gayret ediyorlar.


*


Oysa benim açımdan durum nettir:
Bugün onların başına gelenlerin, yarın benim başıma gelmeyeceğinin garanti belgesini verseler bile...
Yapılan haksızlığa yine ses çıkarırım.


*


“Bugün sesimi çıkarayım, yoksa yarın benim de kapıma dayanırlar”
motivasyonuyla tepki vermek yazmaz bizim kitapta.


*


Bizim kitapta şöyle yazar: Yarın senin kapına dayanmayacaklarının garantisini almış olsan da...
Sen doğru bildiğini söylemekten, hakkı haykırmaktan vazgeçme.


Gözler Bülent Arınç’ta

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç şöyle demişti:
-Konuyu bilmiyorum.
-İddialar var.
-İddialar doğruysa durum vahim.


*


Bülent Arınç şu iki konuda yeni bir şey söylemelidir:
-BİR: Bu ülkede Başbakan Yardımcısı’nın bilmediğini
Fuat Avni denilen sosyal medya fenomeni mi bilmektedir?
-İKİ: İddia doğru çıkmıştır.
Bu durumda soruyoruz: Bülent Arınç, hâlâ “vahim” demeye
devam etmekte midir?

X