"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Tanzim satış olayının iyi tarafı/kötü tarafı

İYİ TARAFI: Vatandaşa “Bütün suç aracıda, kabzımalda... Bakın! İstenildiğinde nasıl da ucuza satılabiliyormuş” dedirtir.

KÖTÜ TARAFI: Siyasi açıdan pek kızdırılmaması gereken kesim olan pazarcıyı, esnafı fena kızdırır.

İYİ TARAFI: Vatandaşın bir kısmına “Hepten de sahipsiz değilmişiz. Helal olsun Erdoğan’a” dedirtir.

KÖTÜ TARAFI: Sebze-meyvenin uzun kuyruklara girilerek alınması, imajı fena halde örselemiş olur.

İYİ TARAFI: Vergisiz, kârsız satış olması nedeniyle piyasaya ucuz meyve, ucuz sebze arzına yol açar.

KÖTÜ TARAFI: Vatandaş bir süre sonra “benzin tanzim satış”, “araba tanzim satış”, “elektrik tanzim satış” falan isteyebilir.

İYİ TARAFI: Manavın, marketin, pazarcının kendine çekidüzen verip fiyatları biraz düşürmesine yol açabilir.

KÖTÜ TARAFI: “İki kilodan fazla almak yasak” türü kotalar akla İsmet Paşa dönemini getirebilir.

İYİ TARAFI: Kuyruğa girip satın alabilen, yani erişebilen vatandaş sevinir, memnun olur.

KÖTÜ TARAFI: Tanzim satış noktalarına ulaşamayan, erişemeyen vatandaş ise besbeter öfkelenir.

Tanzim satış olayının  iyi tarafı/kötü tarafı
Tanzim satış olayının  iyi tarafı/kötü tarafı

İKİ KUYRUK ARASINDA ŞÖYLE BİR FARK VAR

1970’lerin tüpgaz, benzin, yağ kuyruğu şöyle bir şeydi:

Mal yoktu mal! Paran olsa da alamıyordun. Kuyruk tek çareydi. Başka yol yoktu. Alternatifsizdi.

2019’un sebze meyve kuyruğu ise şöyle bir şey:

Piyasada var olan ürünü nispeten daha ucuza alıyorsun. Kuyruk tek çare değil yani. Alternatif var.

Kuyruğa laf söyleme demiyorum, söyle ama hakkaniyeti de elden bırakma.

BAŞBUĞ ‘KOZMİK ODA’YI AÇMIYORUM’ DESEYDİ...

“Uğur Mumcu’yu öldürdüler, kanıtları saklıyorlar” diye bas bas bağırırlardı gazetelerinin manşetlerinden...

Dönemin Adalet Bakanı, “Hiçbir güç yargı kararlarına uymuyorum diyemez... Burası çadır devleti değil” diye demeç verirdi.

“Paşa! Paşa! Devletin savcısına yasak olmaz! Burası muz cumhuriyeti değil” diye hava üstüne hava basarlardı.

Genç ve sivil bir grup zat, “Yıkılsın askeri vesayet! Girilsin Kozmik Oda’ya” falan diye İstiklal Caddesi’nde yürüyüş yapardı.

Bülent Arınç, “Kozmik Oda açılmadan bağırsak temizliği tam ve kâmil manada gerçekleşemez” diye açıklama yapardı. 

KURNAZ, HIRSLI, ÜRKEK

ABDULLAH Gül’e “Ürkek... Kurnaz... Hırslı...” dedim ya... Bazı Abdullah Gül’cüler de bana “Sen de ürkeksin... Sen de kurnazsın... Sen de hırslısın...” diye laf sokuşturmaya çalıştılar.

Ey laf sokucu Abdullah Gül’cüler!

Şunu unutmayın ki... Sırasının gelmesini beklerken sıfır risk taşıyan siyasi saptamalar yaparak durumu idare etmeye çalışan lider adayının hırsının, kurnazlığının ve ürkekliğinin yanında...

Benim ürkekliğim, benim kurnazlığım ve benim hırsım acınacak derecede zavallı kalır.

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR PARTİSİ

EMEKLİLİKTE yaşa takılanlar, içinde bulundukları bütün olumsuz koşullara rağmen...

Ana muhalefet partisi CHP’den...

Daha etkili... Daha örgütlü... Daha dikkat çekici... Daha eylemci... Daha gündemi belirleyici... Daha ses getirici...

Parti kursalar, CHP’yi geçebilirler. O derece yani!

SADECE ÖCALAN İÇİN

HDP milletvekilleri... Hayat pahalılığını, adaletteki sorunları, yıkılan binayı, işsizlik oranındaki artışı falan bir tarafa bırakıp sadece ve sadece Öcalan’ın tecridi için yürümeye kalkıştıkça...

HDP, bir parti olma vasfına sahip olamayacaktır.

OKUNMASI CEZA OLABİLECEK ÜÇ KİTAP

BİR: Nilgün Bodur’un “Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim” adlı nadide eseri.

İKİ: Ebru Şallı’nın kaleminden çıkan “Ebru Şallı ile Pilates” adlı hacimli eser.

ÜÇ: Metin Hara’nın “İyiliğin Bilim Hali” adlı faydasızlık şampiyonu eseri.

SAYIKLAMALARIM

Bu yıl Oscar filmlerinin tümü çöp...

Lodos beni aşırı karamsar yapıyor.

Beren Saat ile Hazal Kaya aradaki buzları eritse ya...

Diziye başlamak cesaret, sürdürmek sabır işi...

Tanzim satış olayının  iyi tarafı/kötü tarafı

AK PARTİ NİYE KAZANIYOR CHP NİYE KAYBEDİYOR?

DÜN AK Parti’den gelen fotoğraf şuydu:

İstanbul’daki seçimde görevli tüm sandık başkanlarıyla buluşmanın fotoğrafı bu... Cumhurbaşkanı Erdoğan da katıldı bu toplantıya... Yüzlerce sandık başkanı şiirlerle, şarkılarla ve ellerindeki ışıklarla coştular. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bağlılık töreniyle yetinmedi ve sandık başkanlarına şöyle dedi: “Bir gece ansızın arayıp nerede görevli olduğunuzu sorabilirim, ona göre...”

Dün CHP’den gelen fotoğraf ise şuydu:

Partinin önemli isimlerinden Gürsel Tekin, partisinin aday belirleme sürecinde yapılan yanlışlara temas eden bir bildiri yayınladı. Adayların ilkeli, şeffaf ve adil bir şekilde belirlenmediğini söyleyen Tekin, “Liyakate önem verilmedi. Şahsi yakınlıklar öne çıkarıldı” dedi. Seçime az bir süre kala Gürsel Tekin’in verdiği şu mesaj, seçim sonrası hesaplaşması açısından önemliydi: “Hiçbir koltuk, başarısızlık üzerine kurulamaz.”

Başka sözüm yok. Tanık sizin!

X