Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

Her sabah gittiğim kafeyle evimin arası yürüyerek beş dakika.

Haberin Devamı

Dün sabah kafeden çıkıp eve doğru yürümeye başladım. Bir vatandaş, yolumu kesti ve teklifsizce konuya girdi:

“Ne olur seçim?”

*

Yüzüme çok bilmiş bir eda kondurarak, “Önce bir adayı görelim. Ben ancak ondan sonra ne olacağını söylerim” dedim.

Cevabımı işittiği anda vatandaşın yüzünde bir küçümseme ifadesi belirdi. “Aday belli olduktan sonra ne olacağını ben de söylerim” demek ister gibiydi. Baktım olay çirkinleşecek, hızla uzaklaştım oradan.

*

Azıcık daha yürüdükten sonra arkamdan bir ses yükseldi:

“Ahmet Abi!”

Döndüm baktım: Başka bir vatandaş.

O da hemen mevzuya daldı:

“Kılıçdaroğlu aday olacak mı?”

*

Çok şey bilen adamlar muazzam kafa karışıklıkları yaşarlar ya... Kendime o türden bir hava verdim. Hafifçe öksürdüm, sesime biraz tereddüt kattım ve şöyle dedim:

Haberin Devamı

“Olacak galiba. Yüzde 80 olacak gibi.”

*

Vatandaşın yüzünde belli belirsiz bir hayal kırıklığı oluştuğunu görünce, “Ama İmamoğlu seçeneği hâlâ masada. Yüzde 20 İmamoğlu olabilir” diye bir teselli ikramiyesi verdim.

Vatandaşın karamsarlığını zerre kadar dağıtmadı benim ikramiye.

SEÇİMİN ANA TEMASI MENDERES OLURSA


- Erdoğan, siyasi hayatı boyunca o kadar çok Menderes vurgusu yaptı ki... Artık Menderes dendiğinde neredeyse akla Erdoğan geliyor.

*

Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

- Demokrat Parti’nin Altılı Masa’da olması tabii ki kafaları karıştırabilir. Ama Gültekin Bey, maalesef çok meşhur değil.

*

- “Yeter, Söz Milletindir” sloganı, tabii ki bir muhalefet sloganı. Ama Erdoğan, bu sloganı iktidardayken de kullanılabilir bir slogan haline getirdi.

*

- Genç kuşakların Menderes’in dramını iyi bilip bilmediklerinden emin değilim. Bu açıdan Menderes etkisinin çok büyük olup olmayacağı bir muamma.

*

- Menderes üzerinden yürütülen bir kampanya karşısında en sıkıntılı parti CHP. Ya esaslı bir özeleştiri verecekler ya da sessizce geçiştirecekler.

EKREM İMAMOĞLU’NUN ANADOLU’YU TURLAMASI NE ANLAMA GELİYOR

- “Sabredeyim de bir sonraki seçimi alayım” demediği anlamına geliyor.

*

- Masa’ya “Hey! Ben yarıştan kopmadım” mesajı sarkıttığı anlamına geliyor.

Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

*

Haberin Devamı

- Gövde gösterisiyle bir kamusal baskı oluşturmaya çalıştığı anlamına geliyor.

*

- CHP yönetiminin duruma ses çıkaramadığı anlamına geliyor.

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM ŞEYLER

- Şu hayatta başkanı belirlemeden asla ortaklık kurmayacaksın.

- Daha başarmadan başardım havasına girmeyeceksin.

- Davutoğlu, Babacan... Yola çıkarken kırk kere düşüneceksin.

- Rakibini, muhatabını asla hafife almayacaksın.

- Bir şeyi çok istediğini belli etmeyeceksin.

- İstanbul sokaklarında Google Maps’e asla güvenmeyeceksin.

- İyi başlayan bir filmin her zaman iyi bitmeyeceğini bileceksin.

RECEP İVEDİK ÖZELEŞTİRİSİ

İLK Recep İvedik filmini sinemada izlemiştim. 10 dakika bile dayanamayıp sinema salonunu terk etmiştim. Sonra da saydırmış da saydırmıştım. Bir daha da dönüp yüzüne bile bakmamıştım.

Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

*

Haberin Devamı

Geçen gün tüm seriyi baştan sona izledim. Kahkahalar atarak. Acayip benimseyerek. Başından hiç kalkmayarak. Önyargılı davrandığım için kendime kızarak.

*

Tamam, bazen gerçekten de mide bulandırıcı olabilen bir mizah bu. Orasını görmezden geldiğinizde muhteşem bir Güngören mizahı ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Bir zamanlar burun kıvırdığım bu mizahın hastası oldum ben.

Recep İvedik’in en gariban ortama da en janjanlı ortama da pervasız bir şekilde dalması, burnundan kıl aldırmayan tipleri anında madara edebilmesi, bize kullanmak için delirdiğimiz replikler armağan etmesi... Hepsi şahane.

*

En çok Recep İvedik 3’ü beğendiğimi, Recep İvedik 7’nin serinin en zayıf halkası olduğunu belirterek özeleştirimi tamamlamış olayım.

Haberin Devamı

KEDİM SEKTER BENİ NASIL ALGILIYOR

Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

GEREKTİĞİNDE kendisinden yararlanılabilecek bir tip olarak algılıyor / Gel dediğinde gelecek, git dediğinde gidecek biri gibi algılıyor / “Beni birazcık sev, sonra da uza” denilebilecek biri gibi algılıyor / Ödül maması verene kadar kendisine “dayı” denilebilecek biri gibi algılıyor.

HAVALARIN SOĞUMAMASIYLA PUTİN’İN TALİHSİZLİĞİ ARASINDA NASIL BİR BAĞLANTI VAR

VANAYI kesmiş bekliyordu Putin.

*

Avrupa soğuktan donacaktı. Battaniye falan kâr etmeyecekti.

Sokağın sorularına verdiğim cevaplar

Koca kıta taş devrine dönecekti. Soba kuracaklar, kaz tüyü montları sobaya yapışıp heder olacaktı.

“Ne olur Putin, vanayı aç, biz ettik sen etme” diye yalvaracaklardı.

Haberin Devamı

Putin de Erol Taş kahkahasıyla “Açmıyorum ulen” diyecekti.

*

Bakın şu Putin’in talihsizliğine:

*

Soğuk yok. Kar yok. Battaniyeye bile ihtiyaç yok.

Neredeyse montlar, kışlıklar kaldırılacak.

Avrupa’da sıcaktan buz patenleri bile erime noktasında.

Kombiler en düşük noktada çalıştırılıyor, o da “Ocak ayındayız, ayıp olmasın” falan diye.

Yazarın Tüm Yazıları