"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Seni özleyeceğim Bülent Arınç

-Bazen vicdan oldun, bazen “organ” dedin.
-Bazen “gönderme” yaptın, bazen açık konuştun.
-Bazen iki ileri, bazen bir geri adım attın.
-Bazen ayaklandın, bazen bastırıldı ayaklanman.
-Bazen küstün, bazen barıştın.
-Bazen aşırı kibar oldun, bazen şeyini şey ettin.
-Bazen alındın, bazen kalender meşrep oldun.
-Bazen bayrak açtın, bazen bayrak çektin.
-Bazen ayar verdin, bazen ayar yedin.
-Bazen hiçbir şeyi takmadın, bazen aşırı dikkat kesildin.
-Bazen öfkelenip “parsel parsel” dedin, bazen pişman oldun.
-Bazen genizden gelen bir söyleyişle “hanfendi” deyişinle dikkat çektin, bazen “bir kadın olarak sus” diye çıkışınla...
-Bazen ağladın, bazen güldün.

*

Kısacası...
Dikkatimin merkeziydin, günlük gündemimdin, köşemde konumdun, ekmeğimin parçasıydın.
Seni özleyeceğim
Bülent Bey.


Keşke iki adaylı bir kongre olsaydı

-Keşke AK Parti kongresi, iki adaylı olsaydı...
-Keşke Ahmet Davut-
oğlu ile Binali Yıldırım karşı karşıya gelseydi...
-Keşke listeler savaşı yaşansaydı...
Kazanan kesinlikle AK Parti olurdu.

*

Nasıl mı?
Şöyle:
-AK Parti üzerindeki ölü toprağını silkelerdi.
-Partiye sahici bir dinamizm gelirdi.
-Demokratik yarış ve tartışma ile parti şenlenirdi.
-Bütün gözler AK Parti’ye çevrilir ve bir umut arayışı baş gösterirdi.
-“Tek adam, tek buyruk, tek liste, tek karar, tek ekip” anlayışı örselenirdi.
-Özeleştiriler ortalığı kaplar, dersler çıkarılırdı.
-“Nerede hata yaptık” sorusu sorulur, doğru dürüst bir politik çizginin egemen olmasına imkân sağlanırdı.
-“Neden bu kadar çok nefret edenimiz var” sorusu büyük bir cesaretle sorulurdu.

*

Tek aday üzerinde anlaşarak...
Tarihi bir fırsatı kaçırdı AK Parti...

Asfaltlara mayınlar döşenirken

KOSKOCA adamlar resmen ve alenen diyorlar ki:
-PKK’lılar, asfaltlara mayın döşüyorlardı.
-Devlet bunu görüyordu.
-“Çözüm Süreci” var diye, ses çıkarmıyordu.

*

Yuh!
Yuh ki yuh!

*

PKK, asfaltların altına mayın yerleştiriyor.
Polis bunun farkında, asker bunun farkında, vali bunun farkında, komiser bunun farkında, bakan bunun farkında, devlet bunun farkında.
Ve fakat...
-“Çözüm Süreci var, bırakalım da mayınlasınlar arkadaşlarımız” denilerek...
-“Asfalta bomba yerleştirmelerini mesele edersek bu terörist kardeşlerimiz bize küsebilirler” denilerek...
-“Süreç zarar görebilir, en iyisi ıslık çalarak geçelim” denilerek...
Hiçbir devlet yetkilisi müdahale etmiyor.

*

Millete anlattıkları
hikâye bu.

*

Adamın biri, asfaltın birinin altına mayın döşüyorsa...
Yeryüzünün en sersem ve en alık devleti bile...
“Hop hemşerim” der ve bu apaçık katliam girişimine “Dur” der.

*

Beş yaşındaki çocuk bile şunu akıl eder:
Mayın yerleştirene “Hop” denir.
İsterse Çözüm Süreci yerle yeksan olsun.

*

Ben ki...
“Çözüm Süreci”ne sonsuz destek vermiş, sonsuz inanmış, başına bir şey gelmesin diye üzerine titremiş bir adamım.
Buna rağmen...
Çözüm Süreci’nin tam göbeğinde bir PKK’lının asfalta mayın yerleştirdiğini görsem...
Alır o mayını, o PKK’lının yüzüne tükürür gibi fırlatırdım.

*

Mayın döşenirken görmezden gelen adamlara, bırakın devleti, leblebici dükkânı bile emanet edilemez.

Sizi gidi taklitçiler sizi

-Osmanlı Ocakları varmış...
-Bunlar Ülkü Ocakları’nı taklit ediyormuş.
-Ama hayır!
-Paralelciler varmış...
-Bunlar da Osmanlı Ocakları’nı taklit ediyormuş.

PKK’dan daha tehlikeli

-Kürt düşmanlığı yapanlar...
-Kürt ile teröristi ayırt etmeyenler...
-Vurulsun, taransın, kırılsın, yok edilsin diye nara atanlar...
-Kürtlerin işyerlerine saldıranlar...
-“Atatürk olsa haritadan silerdi” diyenler...
-Galeyana gelip en pespayesinden ırkçılık yapanlar...
PKK’dan daha tehlikelidir.

Kâbe: 30 yıllık bir şantiye


İLK gittiğimde Kâbe, tam bir inşaat alanıydı.
İyi niyetli müminler, “bitince çok güzel olacak” diyorlardı.

*

İkinci gittiğimde Kâbe’nin çevresindeki inşaat alanı çok daha genişlemişti.
İyi niyetli müminler, “hele bir bitsin, çok rahatlayacak buralar” diyorlardı.

*

Üçüncü gittiğimde resmen İstanbul gibiydi Kâbe... Boş bulunan her alanda büyük inşaat...
İyi niyetli müminler bile “ne olacak bu işin sonu” demeye başlamışlardı.

*

Sonunda ne oldu?
Yanına bir kilometre yaklaşılması bile tehlikeli olan kocaman bir vinç, binlerce kişinin tavaf yaptığı Kâbe’nin iç avlusuna düştü. Onlarca kişi can verdi.

*

Ölüm Allah’ın emri ama keşke şu Suudi’nin insan canını hiçe sayan merhametsiz kayıtsızlığı olmasa...

X