"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Reis’in sözünün üstüne söz söylenmez mi?

“REİS” demiş ki:

- Suudi Arabistan çok çalışıyor ölüm falan olmasın diye...
- Bayağı hizmet yaptılar.
- Ama yine de oluyor böyle şey.
- Suudi Arabistan’a yüklenmeyi doğru bulmuyorum.
- İhmal falan denemez.

*

Kısacası Cumhurbaşkanı Erdoğan, “şeytan taşlamanın fıtratında var sıkışarak ölmek” demeye getiriyor.

*

Olabilir.
Bir görüştür.
Bir yaklaşım.
Bir değerlendirme ve yorumlama biçimi...

*

O öyle düşünür, sen başka türlü düşünürsün.
- O “ihmal yok” der, sen “ihmal var” dersin.
- O “Suudi’ye laf çakmayalım” der, sen “Suudi’ye laf çakalım” dersin.
- O “Suudi çok hizmet etti” der, sen “Suudi insan hayatını hiç önemsemedi” dersin.

*

Dünyanın en normal olayıdır:
İki fani kişi arasında görüş ayrılığı olması...

*

Fakat bizde olay o hale gelmiş durumda ki...
Daha önce Suudi’yi eleştirenler, “Reis”in görüşünü duyar duymaz, hemen görüşlerini değiştiriveriyorlar.

*

Kişiliksizlik her devirde vardı.
Ama hiç bu kadar çılgın hale gelmemişti.

GENCO ERKAL’IN NEYE HAKKI YOK

- Kurban kesme biçimini eleştirmeye...
- Kurban keserken titizlik gösterilmemesine laf etmeye...
- Sokak ortasında acemi kasaplar eliyle hayvan boğazlanmasına itiraz etmeye...
- Bütün bunlardan hiç hoşlanmadığını haykırmaya...
Sonuna kadar hakkı var.

*

Bir tek şuna hakkı yok:
Kutsala saygısızlık yapmaya....

ŞİİR OKUYAN ÇOCUĞU DÖVEN SOLCULAR

RECEP Tayyip Erdoğan, şiir okuduğu için hapse atılıp mağdur olmuştu ya...
Ahmet Davutoğlu da kişisel tarihinden bir “şiir okuduğu için mağdur olma” öyküsü çıkarmış.

*

Ahmet Davutoğlu’nun anlattığı öykü, aşağı yukarı şöyle bir şey:
- Davutoğlu 14-15 yaşlarında imiş...
- O yaşta solcuların bitmek tükenmek bilmeyen beyin yıkama toplantılarından birinin içine düşmüş.
- Konuşmuş solcular. Konuşmuşlar, konuşmuşlar, konuşmuşlar.
- Ve buna daha fazla dayanamayan Ahmet Davutoğlu, kalkmış, Mehmet Âkif’in “Çanakkale Şehitlerine” şiirini okumuş... Ezberden ve bağırarak.
- Solcular, okunması en az 10 dakika süren bu uzun şiiri sabırla ve inatla dinlemişler. Sonuna kadar yani.
- Fakat en sonunda tutmuşlar, bizim Ahmet Davutoğlu’nu bir güzel pataklamışlar.

*

Kıssadan hisse:

- “Reis”in şiir mağduriyeti varsa...
- Artık “Hoca”nın da şiir mağduriyeti var...

EY YEŞİL SARIKLI ULU HOCALAR

SORUYORUM size:

*

Mekke ve Medine’nin otonom bir yapıya kavuşmasını istemek... Suç mudur, günah mıdır?

*

Mekke ve Medine’nin Suudi yönetiminden çıkmasını, Suudi toprağı olmamasını istemek... Suç mudur, günah mıdır?

*

Yıllardır hacı adaylarının ezilerek ölmesini engellemeyen Suudi’ye iki çift laf etmek... Suç mudur, günah mıdır?

*

Tüm İslam ülkelerinin Mekke ve Medine’nin yönetiminde söz sahibi olmasını istemek... Suç mudur, günah mıdır?

*

İslam âleminin gözbebeğinin 10 kişilik Suudi kral ve ailesinin hegemonyasından kurtulmasını istemek... Suç mudur, günah mıdır?

*

İslam dünyasının tüm birikimini seferber ederek iftihar edilecek bir organizasyon düzenlemesini talep etmek... Suç mudur, günah mıdır?

UTANDIM

KAFEDE yan masada hararetli bir tartışma var.
Konu: Şeytan taşlama sırasında yüzlerce kişinin ezilerek ölmesi.

*

Tartışanlardan biri yüksek sesle şöyle diyor:
“Vereceksin orayı Alman’ın eline... Bak nasıl tıkır tıkır işleyen, zerre aksamayan bir sistem kuruyor. Asansörler, yürüyen yollar falan...”

*

Utandım, kahroldum, ezildim vallaha.
Çünkü...
Adam haklıydı beyler!

MHP’Lİ SEMİH BEY’E İKİ ÇİFT SÖZÜM VAR

BAKIN Semih Yalçın Bey.
Siz siyasetçisiniz.
Ben gazeteciyim.

*

Gazeteci olarak...
- Sinan Oğan’la da röportaj yaparım, Devlet Bahçeli’yle de...
- Meral Akşener’le de röportaj yaparım, Celal Adan’la da...
- Mehmet Metiner’le de röportaj yaparım, Abdüllatif Şener’le de...
- Muharrem İnce ile de röportaj yaparım, Kemal Kılıçdaroğlu ile de...

*

Ben hiçbir röportajımı bir partinin içini karıştırmak maksadıyla yapmam.
Ama hiçbir zaman da bir partinin içi karışacak diye işimi yapmaktan geri durmam.

*

Gazetecilere gazetecilik dersi vermek, gazetecileri hasım görmek, gazetecilere niyet atfetmek, gazetecilere kiminle konuşup kiminle konuşmayacağını öğretmek yerine...
Varsa söyleyeceğiniz bir şey...
Gelin söyleyin.
Sinan Oğan’a olduğu gibi size de kapımız sonuna kadar açık.

*

Yeter ki...
Tehditkâr bir üslupla parmak sallamayın.

*

Lütfen anlayın artık.
Korkmuyoruz.
Korkutamazsanız.
Bu nafile çabadan vazgeçin.

*

Ölüm tehdidinde bulunan köşe yazarı bozuntularından korkmuyoruz, vandallık yapan kabadayı iktidar siyasetçilerinden korkmuyoruz, günde sekiz kere tehdit savuran iktidara sırtını dayamışlardan korkmuyoruz.
Sizden niye korkalım ki?

ALDIN MI CEVABI SIRRI

SIRRI Süreyya Önder bir ara sorup duruyordu...
“Ne etti la bu sol size, ne etti” diye...

*

Ahan da cevabı:
Bizim şiir okuyan 14 yaşındaki çocuğumuzu dövdü.
Hem sonuna kadar okuttu şiiri, hem de en sonunda bir temiz dövdü.
Ve o yaşta bir çocuğa acayip travmatik bir mağduriyet yaşattı.

*

Gerçi o dayak, bugün çok işe yaradı, çok kullanışlı bir malzeme oldu ama neyse...

BİR EMİSYON HACMİNE GİTTİ KOCA CEO

VOLKSWAGEN’in koca CEO’su istifa edip gitti.
Neymiş, ürettikleri otomobillerin emisyon hacminde sorun çıkmış.

*

Sen ne sersem bir CEO’sun birader!
- “Yanılmışım” desene...
- “Safmışım” desene...
- “Kandırıldım” desene...
- “İyi niyetimden göz yumdum” desene...

*

Böyle diye diye yıllardır koca bir ülke yönetiliyor.
Bir şirket niye yönetilmesin ki?

X