"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Özlem Çerçioğlu’na yapılan ayıba dair

Binali Yıldırım, Aydın’ı ziyaret ediyor.

Olay da o sırada cereyan ediyor.

*

Görüntü aynen şöyle:

Özlem Çerçioğlu’na yapılan ayıba dair

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Binali Yıldırım’la yan yana yürüyor. Bir adım geride ise AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş var. Mustafa Savaş, Binali Bey’in yanında kendisine alan açmaya çalışarak ilerlerken... Özlem Çerçioğlu, ani bir refleksle yana doğru çekiliyor.

*

Bir omuz ya da dirsek darbesi var mı, yok mu?

Görüntülerden tam olarak anlaşılmıyor.

*

Eğer bir omuz ya da dirsek darbesi söz konusuysa...

Konu, “kadına yönelik şiddet” kapsamında ele alınmalıdır.

Ve Mustafa Savaş’ın yatacak yeri olmamalıdır.

*

Eğer bir omuz ya da dirsek darbesi söz konusu değilse...

O zaman da...

Mustafa Savaş’ın muazzam bir adap ihlali yaptığını söylemek gerekir.

Çünkü...

Kadınlar söz konuysa bırak öne çıkma çabasını, en az üç adım geriye çekilmek adaptandır.

*

Bu arada Mustafa Savaş, geçen yerel seçimde Aydın’da Özlem Çerçioğlu’na rakip olmuş ve sandıkta yenilmiş.

Bu bilginin ışığında olaya yaklaşacak olursak...

Mustafa Savaş’taki hatırı sayılır tahammülsüzlük, küt diye önümüze çıkmış oluyor.

*

Kısacası...

Mustafa Savaş...

Omuz ya da dirsek attıysa... Kadına yönelik şiddetten...

Omuz ya da dirsek atmadıysa... Kadına yönelik adap ihlalinden...

Sorumludur.

*

Şu saatten sonra Mustafa Savaş’a düşen...

Bir buket çiçekle Özlem Çerçioğlu’nun kapısına gitmek ve kabul edilmek için de araya hatırı sayılır kişileri sokmaktır.

MEKTUP DA MEKTUP! MEKTUP DA MEKTUP!

TRUMP’ın rezil mektubuyla ilgili olarak...

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki:

“Kasımın 13’ünde Trump’la görüşmeye gideceğim. Mektubu da yanımda götüreceğim”.

*

 “İyi ki Trump’ın mektubu var, yoksa bize argüman kalmayacaktı” edasıyla mektup da mektup diye tutturanlar...

Erdoğan’ın bu açıklamasının üzerine atlayıp...

“E hani mektubu çöpe atmıştın? Ne iş?” falan diye kafa buluyorlar.

*

Azıcık izanı, azıcık insafı, azıcık objektivitesi olan...

“Mektup çöpe atıldı” cümlesinin, “Mektup, Barış Pınarı’yla çöpe atılmış oldu” olgusuna işaret ettiğini kabul eder.

*

Mektup da mektup diye tutturabilirsin... “Yanında götüreceksin de ne olacak” diye laf çakabilirsin... “Mektuba etkili bir cevap veremedin” diye muhalefet yapabilirsin...

Hepsi olur.

Yeter ki...

“Hani çöpe atmıştın” sığlığına düşme.

GIPTA ETTİĞİM İNSANLAR

Hayatın hiç de karmaşık olmadığını düşünüp kafası rahat olanlar.

İzledikleri her dizinin fanatiği olanlar.

Yaşadıkları her hatıranın fena halde ilginç olduğunu sananlar.

Ellerinde hep bir su şişesiyle gezenler.

Her an seyahate çıkmaya hazır olanlar.

“Joker” gibi sıkıcı olanlar dahil gittikleri her filme bayılanlar.

Cep telefonlarına her zaman gözü gibi bakanlar.

Kendilerini bir grubun, bir tarikatın, bir cemaatin içinde eritenler.

Aslan burcuna mensup tüm kadınlar ve tüm erkekler.

AND THE NOBEL GOES TO ASLI ERDOĞAN

HAPSE düştüğünde çok üzülmüş, hapisten çıktığında da çok sevinmiştim.

Yazar Aslı Erdoğan’dan söz ediyorum.

*

O artık “cezaevinde yatmış yazar” kategorisinde ya...

Avrupa’da bayağı prim yapmaya başlamış.

*

Avrupa’nın ilgisinin bizim yazarlar üzerinde denge bozucu bir etkisi vardır ya... O etkinin izdüşümünü Aslı Erdoğan’da da görüyoruz.

İşte bakın!

Bir Belçika gazetesine verdiği röportajda “Biz Türkler, okula girişten itibaren Kürtlerden nefret etmeye koşullandırıldık” deyivermiş Aslı Erdoğan.

*

Tam da “Türkler, Kürtleri katlediyor” yalanının dünya medyasında goygoylandığı bir anda “Biz Türkler, Kürtlerden nefret etmeye koşullandırıldık” diye demeç patlatmak...

Çok akıllıca bir iş!

*

Nobel olmasa bile bir Nobel adaylığı falan...

Niye olmasın değil mi Aslı Erdoğan?

Özlem Çerçioğlu’na yapılan ayıba dair

MAZLUM’U GETİRİN BANA MAZLUM’U

“GENERAL Mazlum” denilince...
Benim aklıma...

Kemal Sunal’ın filmlerinden birinde geçen “Mazlum’u getirin bana Mazlum’u” repliği geliyor.

Filmde her türlü bunalımını, can sıkıntısını, baş ağrısını Mazlum’a dayak atarak atlatan bir adam vardı.

Bugünlerde ABD ve Rusya, General Mazlum’u pişpişliyor ama bir süre sonra...

“Mazlum’u getirin bize Mazlum’u” demeyeceklerinin hiçbir garantisi yok.

X